"Kim, görmediği hâlde rüya görme iddiasına kalkarsa (kıyamet günü) arpa daneciğine düğüm atması teklif edilir." hadisini açıklar mısınız?..

Tarih: 26.04.2011 - 06:30 | Güncelleme:

Soru Detayı
- Peygamber Efendimiz (asm), bu konuda neden bu kadar ciddi olmuştur?
Cevap

Değerli kardeşimiz,

Konuyla ilgili hadis rivayetleri şöyledir:

“Rüyasına yalan karıştıran veya görmediği hâlde görmüş gibi rüya anlatan kimseye, kıyamet günü bir arpa tanesini bağlamakla mükellef tutulacaktır.” (Dârimî, Rüya, 5, Rikak 3; İbn Mâce, Rü'ya 8)

“Yalandan rüya gördüğünü söyleyen kimse, kıyamet günü iki arpa tanesini birbirine bağlamakla mükellef olacak, fakat asla onları birbirine bağlayamayacaktır.” (bk. Buhârî, Ta’bir: 45)

Allah, yalan söylemeyi açıkça haram kılmıştır:

“Şu bir gerçektir ki Allah haddi aşan, yalancı kimseleri iflah etmez." (Mümin, 40/28)

Bir insanın yaptığı bir şey için "yapmadım" demesi ya da söylediği bir şey için "söylemedim" demesi nasıl yalan hükmündeyse, görmediği bir rüya için "gördüm" demesinin de yalan olduğunu Peygamber Efendimiz (asm) belirtmiştir. Hatta Peygamberimiz (asm) başka bir hadislerinde,

“Yalanların en büyüğü, kişinin görmediği rüyayı gördüm demesidir.” (Buhari, Tabir, 45; Müsned 2/96, 119)

buyurarak, bunu "yalanların en büyüğü" olarak belirtmiştir. Dolayısıyla insanın görmediği bir rüyayı görmüş gibi anlatmasının haram olduğuna dikkat çekerek, insanları bu günaha karşı uyarmıştır.

Görmediği bir rüyayı gördüğünü söyleyen bir kimse bilerek yalan söylemiş olur ve bu yalanını uydurma sözlerle anlatmaya çalışır. Nasıl iki, arpa tanesinin biriyle diğerinin ucunu düğümlemek mümkün değildir. Bu yalancı şahıs, birbiri ile irtibatı olmayan uyduruk sözler düzenlediği için birbiri ile irtibatı ve düğümlenmesi mümkün olmayan iki arpa tanesini düğümleyip düzenlemesi teklif edilecek, yâni cezası işlediği suçun türünden olacaktır. Teklif edilen bu işi yapamadığından dolayı da azaba uğrayacaktır. Nitekim bâzı rivayetlerde “ve adam iki arpayı biri birine düğümleyemeyecektir” ilâvesi bulunur.

Görmediği bir rüyayı gördüm diye yalan söyleyen bir kimsenin cezasının başka yalanlardan farklı olarak daha şiddetli olmasının nedeni şudur:

Doğru ve çoğunlukla hoşlanılan rüyaların peygamberlikten bir parça olduğunu bildiren hadislerden dolayıdır:

"Risalet ve nübüvvet bitti. Benden sonra ne bir nebî gelecektir, ne de rasul... Lâkin 'mübeşşirat' vardır. Sahabe "Mübeşşirat nedir Ya Resulallah?" diye sorar. Hz. Peygamber "Müslüman kişinin gördüğü rüya. O, nübüvvetin cüzlerinden bir cüzdür." der. (Tirmizi, Rüya, 2)

"Müminin rüyası, nübüvvetin kırk cüzünden bir cüzdür...” (bk. Ebu Davud, Edeb, 96; Tirmizî, Rüya, 6; İbn Mace, Rüya, 6)

"Ahir zamanda müminin rüyası yalan çıkmaz." (Buhari, Rüya, 26)

Peygamberlik ise bilindiği gibi vahye dayalıdır. Rüya konusunda yalan söyleyen bir kimse Allah'ın kendisine rüya hâlinde göstermediği bir şeyi gösterdiğini ve peygamberliğin bir parçası olan doğru rüyayı Allah kendisine vermediği hâlde verdiğini ileri sürmekle, Allah'a iftira etmiş olur. Gayet tabiidir ki Allah'a iftirada bulunmak, yaratıklara iftira etmekten daha büyük bir yalandır, cezası da daha elimdir. (bk. İbn Esîr, en-Nihâye, 1/443)

Özellikle içinde bulunduğumuz ahir zamanda diğer bütün günahlarda artış yaşandığı gibi, insanlar arasında görülmeyen rüyaların sanki görülmüş gibi birbirine anlatılması da oldukça yaygınlık kazanmıştır. Bu açıdan rüyalar olduğu gibi anlatılmalı, görülmeyen rüyalar anlatılmamalı ve rüyanın içine yalan karıştırılmamalıdır.

Böyle bir yalandan uzak durmak ve eğer bu hataya düşülmüşse tövbe ederek ahirete bırakmamak gerekir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 50.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun