"Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah'ın ve Resûlü'nün haram kıldığını haram saymayan ve hak din İslâm'ı din edinmeyen kimselerle cizyeyi verinceye kadar savaşın." (Tövbe, 9/29) Bu ayeti açıklar mısınız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

"Kendilerine kitap verilenlerden Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah’ın ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak din İslâm’ı din edinmeyen kimselerle, küçülerek (boyun eğerek) kendi elleriyle cizyeyi verinceye kadar savaşın."(Tövbe, 9/29)

Ehl-i Kitap'tan olanlar Allah'a ve âhiret gününe inanan kimseler olarak bilin­diği halde, âyette "Ehl-i Kitap'tan Allah'a ve âhiret gününe inanmayanlar" ifade­sinin kullanılmış olmasını, bazı müfessirler, Yahudilerin ve Hristiyanlan bir kısmında görülen itikadı bozukluklarla açıklamaya çalışmışlardır. Bu izahları şöyle özetlemek mümkündür: Bazı Yahudi ve Hristiyalar Allah inancına şirk unsurları katmışlar, âhiret inancını da âhiret hayatının özüne ters düşen kayıtlara bağlamışlardır; dolayısıyla gerçek mâ­nada Allah'a ve âhiret gününe inanmış sayamadıklarından böyle nitelendirilmiş­lerdir.(İbn Atiyye, III, 21; Zemahşerî, II, 147; Râzî, XVI, 28-29; İbn Âşûr, X, 163)

Âyetin nüzulü zamanında yaşayan Ehl-i kitap mensupları genellikle hak dinlerin aslında mevcut gerçek ve sahih bir Allah ve âhiret inancından, yine bu dinlerin getirdiği hayat ve ahlâk düzeninden uzaklaşmış bulunuyorlardı. Eldeki bilgi ve belgelerine dayanarak kendi dinlerinin aslına dönmeleri de mümkün değildi. Bu sebeple İs­lâm'a girmeleri teşvik edilmeli ve girmedikleri takdirde Müslümanlara zarar ver­memeleri için kontrol altına alınmaları gerekli idi. (Diyanet Tefsiri, Kuran Yolu, İlgili ayetin tefsiri)

İşte Allah'a inanmayan, ahireti hesaba katmayan, Allah ve Resulü'nün haram kıldığını haram tanımayan ve hak dinini din edinmeyenlere, yani kendilerine kitap verilmiş olanların bir kısmına, açıkçası şu üç sıfatla belirlenmiş olan imansız, saygısız ve haksız kimselere karşı savaşınız. Ta ki, kendi elleriyle getirip cizyeyi versinler, küçülmüş oldukları halde. Yani hak dini olan İslâm'ı kabul etmedikleri takdirde, kendilerine kitap verilmiş iken hakka karşı gelen, o haksız , saygısız ve saldırganların kuvvetleri tükenip İslâm eli, İslâm himayesi altına girmeyi ve buna karşılık cizye vermeyi kabul ve taahhüt edinceye, zimmetlerinde kesinleşmiş olan cizyeyi hazır elden, içinde bulundukları aşağı durumu unutmadan saygılı bir şekilde verecekleri hale gelinceye kadar savaşın. Ve böylece onlardan nüfus başına vergi alıp, Allah'a ve ahirete imandan ayrılmayarak ve harama el uzatmayarak, hakkı hukuku gözeterek, hak dinin emirlerini yerine getirin. Zira Allah'ı ve ahireti unutup onların yaptığını yapacak, haram ve helâl tanımayacak, Allah ve Resulü'nün haram kıldığı şeyleri haram saymayacak, kitap ve sünneti gözetmeyecek, hak dini ile amel etmeyecek olduktan sonra ne savaş yapmaya, ne de cizye almaya hakkınız olmadığı âşikârdır. Çünkü bu vasıflar cihad edenlerin değil, kendilerine karşı harb açılacak olanların özellikleridir. Cizye almanın değil, cizye vermenin sebepleridir. Böylelerinin hakkı zaten galibiyet değil, mağlubiyettir, cizye almak değil, cizye vermektir.(Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kuran Dili, İlgili ayetin tefsiri)  

Gerek Tevrat ve İncil'deki tahrifat ve asıllarının zamanla ortadan kay­bolmasıyla kafalarda ve kâğıtlar üzerinde kalanlarının birtakım ilâvelerle sonradan yazılması, gerekse din adamlarının kendi kişisel görüş ve anla­yışlarına göre din adına bazı hükümler ve prensipler koymaları, ilâhî ölçü ve hükümlerin aslını unutturmuş, özellikle haram ve helâl konularında de­ğişik hükümler ortaya çıkmıştır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR