Tefvizname - İbrahim Hakkı Erzurumî

Hak şerleri hayr eyler

Zannetme ki gayr eyler

Ârif anı seyr eyler

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

حق شرلری خير ايلر
ظن ايتمه که غير ايلر
عارف آن
ی سير ايلر
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

 1. “Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara Sûresi, 216) Arif olanlar, yani Allah’ı bilme sırrına erenler, hastalıkların günahlara kefaret olması gibi, görünürde şer olan olayların arkasındaki hayırları görür ve“Mevlâ görelim neyler. Neylerse güzel eyler.” derler.

 

Sen Hakk’a tevekkül kıl

Tefvîz id ü râhat bul

Sabreyle ve râzı ol

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

سن حقّه توکّل قيل
تفويض ايد و راحت بول
صبر ايله و راضی اول
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

2. Tevekkül, insanın cüzi iradesine bırakılan işlerde, gerekli sebeplere tam teşebbüs etikten sonra sonucu Allah’tan beklemektir. Tefviz ise tevekkülün daha ileri derecesidir; “iradesini İlahi iradede fani kılmak” şeklinde tarif edilir.  Bu bir manevi makamdır. Allah’ın kendilerini ilham yoluyla bizzat sevk ve idare ettiği zatların makamıdır. Bu noktaya gelemeyen kişideki tevekkül ve tefviz onu tembelliğe götürür.

            “İbadet Allahın razı olduğunu yapmak, ubudiyet ise Allah’ın yaptığına razı olmaktır.”

  “Mülk sahibi mülkünde dilediği gibi tasarruf eder.” hakikatini kendilerine rehber edinenler “rıza” makamına ulaşırlar ve kendilerinde icra edilen bütün İlahi fiilleri rıza ile karşılayarak, “Mevlâ görelim neyler. Neylerse güzel eyler.” derler. (Elmalılı Hamdi Yazır)

 

Deme şu niçin şöyle

Yerindedir ol öyle

Bak sonuna seyreyle

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

ديمه شو نيچون شويله
ييرنده در اول اويله
باق صوکينه سير ايله

مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

3. Bizi düşen görev de, Hz. Musa gibi bir büyük peygamberin bile anlamaktan aciz kaldığı ilahi sırlar hakkında, neden ve niçin yollu soruları terk ederek, “Mevlâ görelim neyler. Neylerse güzel eyler.”demektir.3- Hz. Musa, “ilm-i ledün” denilen, “İlahi esrara vakıf olma”  dersini almak üzere Hz. Hızırla arkadaşlık eder. Şahit olduğu üç ayrı olayda da “şu niçin şöyle”  yollu sorular sorduğunda arkadaşlıkları son bulur. Ve Hz. Hızır kendisine “bindikleri gemiyi yaralamasının, bir çocuğu öldürmesinin ve misafir edilmedikleri bir beldede yıkılmak üzere olan bir duvarı onarmasının hikmetlerini anlatır.

 

Hep işleri fâyıkdır

Birbirine lâyıkdır

Neylerse muvâfıkdır

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

هپ ايشلری فايقدر
بربرينه لايقدر

نيلرسه موافقدر
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

4. Allah’ın bütün işleri insan idrakinin kavrayamayacağı kadar ileri bir mükemmelliktedir. İcraatları arasında yakın ilgi ve uygunluk vardır. Ve Mevlâ bunların nasıl eylemişse güzel eylemiştir.

 

Sen adli zulüm sanma

Teslim ol od’a yanma

Sabreyle sen usanma

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

سن عدلی ظلم صانمه
تسليم اول اوده يانمه
صبر ايله سن اوصانمه
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

5. İnsanın sınırlı ilmi Allah’ın sonsuz adaletini kavramaktan çok uzak olduğundan, insan bazı işleri ve hadiseleri, kendince, zulüm olarak görür. Sabır etmeyip itiraz yoluna girdiğinde ise kendini ateşe atmış olur. İlahi adaleti, ilahi rahmet ve hikmetle birlikte nazara almak gerekir. Yani, sonsuz rahmet ve hikmet sahibi olan Allah’ın bazı icraatlarındaki sırlı güzellikleri aklım almasa da bunun adalete zıt düşmeyeceği kesindir. Sabırlı olup acele karar vermemek gerekir. Zira Mevlâ, “Neylerse güzel eyler.”

 

Dilden gamı dûr eyle

Cânınla huzûr eyle

Tefvîz-i umûr eyle

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

دلدن غمى دور ايله
جانکله حضور ايله
تفويض امور ايله

مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

6.   Gönlünden kederlerin uzaklaşmasını, ruhunun huzur bulmasını istiyorsan işlerinde tefviz yolunu tut. İradeni hayra yönlendirmenin ötesinde bir güce sahip olmadığını bilirsen, sana güç ve kuvvet veren Rabbinin takdirine güvenir, kudretine dayanır, her şeyi Allah’ın yarattığını ve terbiye ettiğini düşünerek, iradeni aşan konularda gönlüne keder çektirmezsin, kalbinin huzurunu kaçırmazsın. “Mevlâ görelim neyler. Neylerse güzel eyler.” der kederden ve elemden kurtulursun.

 

Hakk’ın olacak işler

Boşdur gam ü teşvişler

Ol hikmetini işler

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

حقك اوليجق ايشلر
بوشدر غم و تشويشلر
اول حکمتنی ايشلر
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

7. Her şeyi Allah yarattığı gibi, yine her şey O’na rücu edecek, O’na dönecektir. Bunu bilen kimse bu geçici dünyanın fani işleri için gam çekip, rahatsız olmaz. Allah’ın yaptığı işlerin hepsi hikmetlidir ve O neylemise her şeyi güzel eylemiştir.

 

Bil kâdı-i hâcâtı

Kıl ana münâcâtı

Terk eyle murâdâtı

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

بيل قاضئ حاجاتی
قيل آکه مناجاتی
ترک ايله مراداتی
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

8. Bütün varlıkların her türlü ihtiyaçlarını yerine getiren Allah’ı tanı ve O’na iman et. Arzularının yerine gelmesini ancak O’ndan dile ve O’na yalvar. Sebeplere teşebbüs ettikten sonra muradının yerine gelip gelmemesi üzerinde fazla durma. Yersiz merakı terk et ve de ki:“Mevlâ görelim neyler. Neylerse güzel eyler.”

 

Bir işi murâd etme

Olduysa ‘inâd etme

Hakk’dandır o reddetme

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

بر ايشی مراد ايتمه
اولديسه عناد ايتمه
حقدندر او رد ايتمه
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

9. Mahlûkat âleminden hiçbir şey senin için murad olmasın; kalbini dolduran tek arzu Hakk’ın rızası olsun. Sen Hakk’a gönül bağlamışken, dünya nimetlerine de nail olursan bunu İlâhî bir ihsan bil. Kabul etmemekte direnme, “Mevlâ görelim neyler. Neylerse güzel eyler.” de; inat etme ve o ikramı reddetme.

 

Sen halk ile yorulma

Bu nefs ile hem kalma

Kalbinden ırak olma

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

سن خلق ايله يورلمه
بو نفس ايله هم قالمه
قلبکدن ايراغ اولمه
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

10. Mahlûkat âlemiyle sürekli meşgul olarak kendini yorma. Onların tümü nefsin istekleridir. Sen sadece o istekleri yerine getirmekle kalma. Kalbin istekleri olan iman, marifet, muhabbet gibi ulvi ihtiyaçlarından uzak durma. Senin asıl gayen bunlar olursa nefsinin meşru isteklerine de kavuşursun.  Allah’a tevekkül et.  “Mevlâ görelim neyler. Neylerse güzel eyler.” de.

 

Hîç kimseye hor bakma

İncitme gönül yıkma

Sen kendine yan çıkma

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

هيچ کيمسه يه خور باقمه
اينجتمه گوکل يقمه
سن کندکه يان چقمه
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

11. İnsan kendi nefsine yan çıktığı takdirde, bu hatalı tutum onu başkalarına hor bakma ve onların gönüllerini acımasızca kırma gibi iki büyük hataya götürür. Sen böyle yapma. Mevlânın neylerse güzel eyleyeceğini düşün.

Mü’min işi reng olmaz

Âkil huyu ceng olmaz

Ârif dili teng olmaz

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

مؤمن ايشی رنگ اولماز
عاقل خويی جنگ اولماز

عارف دلی تنگ اولماز
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

12. Mümin,  Allah’a ve hesap gününe inandığı için hilebaz olmaktan çok uzaktır. Yine mümin akıllı bir insan olduğu için, “Dünya öyle bir meta değil ki bir nizaa değsin” (Sadi-i Şirazî) diyerek bu kısa dünya hayatının  tüm menfaatlerini bir çekişmeye değmeyecek kadar önemsiz görür. Marifetullahta ileri giden bir mümin dünyanın hiçbir meselesi için gönlünde bir sıkıntı, bir darlık hissetmez. “Mevlâ görelim neyler. Neylerse güzel eyler.” diyerek kalbini ve ruhunu yersiz kederlerden uzak tutar.

 

Gönlün Hakk’a berg eyle

Tedbîrini terk eyle

Takdîrini derk eyle

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

گوکلک حقه برگ ايله
تدبيرنی ترک ايله

تقديرنی درک ايله
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

13. Gönlünü tam olarak Hakk’a bağla. O’nun takdir ettiği her şeyin güzel ve hayırlı olduğunu idrak ederek, kendi cüz’i ilmini ve cüz’i iradeni terk et;  Allah’ın sonsuz hikmetine ve rahmetine teslim ol.

Tefviz makamına eren kişiyi Cenab-ı Hak ilham yoluyla sevk ve idare ettiği için, onun tedbiri terk etmesi, İlâhi iradeye tabi olması demektir.  Aynı şeyi biz yapmaya kalkışırsak, sonumuz zarar ve hüsran olabilir.  Zira, bu hikmet aleminde ekmeyen biçemez, sebepleri terk eden neticeden mahrum kalır. Onun için tohum ekip Mevlanın neler eyleyeceğini, neylerse güzel eyleyeceğini beklemek gerekir.

 

Hôş sabr-ı cemîlimdir

Takdîr kefîlimdir

Allâh ki vekîlimdir

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

خوش صبر جميلمدر
تقدير کفيلمدر
الله که وکيلمدر
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

14. Allah’a tam tevekkül ettiğim için kaderin hakkımdaki her türlü hükmünü bir kefalet telakki ederim, kendimi büyük bir emniyet içinde bulurum. Allah vekilim olduğu için de O “neylerse güzel eyler.” derim. Merak, endişe ve sabırsızlıkla ruhuma ıstırap çektirmem.  

 

Hallâk-ı Rahîm oldur

Rezzâk-ı Kerîm oldur

Fa‘‘âl-i Hakîm oldur

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

خلاق رحيم اولدر
رزاق کريم اولدر
فعال حکيم اولدر
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

15. O, her şeyi en mükemmel şekilde yaratandır ve insana bu rahmetini ebedî âlemde de devam ettirecektir.  Bütün canlıları en mükemmel şekilde rızıklandırması ve her işinde sonsuz hikmetler bulunması da gösteriyor ki, O “Neylerse güzel eyler."

 

Geh mu‘tî ü geh mâni‘

Geh dârr ü gehî nâfi‘

Geh dâfi‘ ü geh râfi‘

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

گه معطی و گه مانع
گه ضار و گهی نافع
گه دافع و گه رافع
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

16.  Nimetlerini bolca verse veya bize ulaşmasını beklediğimiz nimetlere maniler koysa da;   bizi zarar verecek şeylerle imtihan etse yahut fayda göreceğimiz işler nasip etse de;  bize gelecekleri def etse yahut bizleri yükseltse de bütün bunlar esmanın farklı tecellileri olduğu için hep güzeldirler. Bütün İlahi isimler güzel oldukları gibi, onların bütün tecellileri de güzeldir. Bu şuura eren ve bu makama varan bir ruh,  büyük bir rahat ve huzur ile  “Mevlâ görelim neyler. Neylerse güzel eyler.” der.

 

Her kuluna her anda

Geh kahr ü geh ihsânda

Her anda o bir şânda

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

هر قولينه هر آنده
گه قهر و گه احسانده
هر آنده او بر شانده
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

17. Cenab-ı Hak her kulunu bazen kahrına yani “celal” tecellilerine uğratır, bazen ihsanına yani cemal tecellilerine mazhar kılar.   Canlıların geceden ve gündüzden ayrı faydalar edinmeleri gibi, bir kul da celal tecellileriyle aczini, fakrını bilir kalbinde Allah’a isyandan sakınma duygusu gelişir. Cemal tecellileriyle de ruhunda ümit ve muhabbet inkişaf eder. Böylece basiret gözüyle O’nun neylerse güzel eylediğini görür.

 

Geh bây eder ü miskîn

Geh hurrem ü geh gam-gîn

Geh şûh ü gehî sengîn

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

گه بای ايدر و مسکين
گه خرم و گه غمگين
گه شوخ و گهی سنگين
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

18. Celal ve cemal tecellileriyle kulunu bazen zengin eder bazen fakir, bazen neşeli kılar bazen hüzünlü, bazen sevinçle coşturur bazen sakin kılar. Bunların her birinde kendisi için ayrı bir rahmet olduğunu düşünen  kişi, “Mevlâ görelim neyler. Neylerse güzel eyler.” demekle rahat bulur.

 

Geh kulun eder ‘ârif

Geh eymen ü geh hâif

Her kalbi O’dur sârif

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

گه قولك ايدر عارف
گه ايمن و گه خائف
هر قلبی اودر صارف
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

19. Hikmeti gereği kulunu bazen marifet iklimlerinde dolaştırır, bazen talihli ve sevinçli, bazen de korkak ve endişeli kılar. Bu hallerin hepsi O’nun kulun kalbindeki ayrı tasarrufları ve icratlarıdır. Ve bunların hepsi güzeldir. O eylediği için de güzel eylemiştir.

 

Geh kalbini boş eyler

Geh hulkunu hôş eyler

Geh ‘aşkına dûş eyler

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

گه قلبنی بوش ايلر
گه خلقنی خوش ايلر
گه عشقنه دوش ايلر
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

20. Cenab-ı Hakk kulun kalbini bazen, sanki bir boşlukta bırakır. Bir hoş eder. Bazen ahlâkını güzelleştirir. Bazen aşkına müptela eder. Evirir çevirir “Neylerse güzel eyler.”

 

Her dilde anın adı

Her cânda anın yâdı

Her kuladır imdâdı

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

هر دلده آنك آدی
هر جانده آنك يادی
هر قوله در امدادی
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

21. Her gönül O’nun adını anmakla, her can onu zikir ve yâd etmekle tatmin olur, huzura kavuşur. O her kuluna rahmet ve inayet eder. Ve O, inayetiyle her şeyi güzel eyler.

 

Nâçâr olacak yerde

Nâgâh açar ol perde

Dermân eder ol derde

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

ناچار اوله جق يرده
ناگاه آچار اول پرده
درمان ايدر اول درده
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

22.  Kul çaresiz bir hale düştüğünde, İlahi rahmetten kendisine bir perde açılır ve derdine derman yetiştirilir. Çünkü O, neylerse dermanı da güzel eyler.

 

Az ye az uyu az iç

Ten mezbelesinden geç

Dil gülşenine gel göç

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

آز يی آز اويو آز ايچ
تن مزبله سندن گچ
دل گلشننه گل گوچ
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

23. Ten, beden demektir, dil ise gönül. İnsanda esas olan ruhtur, beden onun hizmetçisidir. İnsan sadece yemeyi, içmeyi ve uyumayı hedef alırsa hizmetçisine hizmet etmiş ve beden çöplüğünde ömür geçirmiş olur. Bunun sonucu olarak,  gönül gülşeninden,  kalp bahçesinden mahrum kalır. Görelim ki, kalp bahçesinin çiçekleri marifet ve muhabbettir. Ve görelim ki neylemiş ise güzel eylemiştir.

 

Geçmişle geri kalma

Müstakbele hem dalma

Hâl ile dahi olma

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

گچمشله گری قالمه
مستقبله هم طالمه
حال ايله دخی اولمه
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

24. Ne geçmişle uğraşıp dur, ne gelecek için uzun emeller hayaller kur, ne de bulunduğun ana ait işlerde kendi iraden ve kuvvetine güven.

Bütün zaman ve mekânların sahibi olan Allah’a tevekkül et ve “Mevlâ görelim neyler. Neylerse güzel eyler.” de.

 

Her dem anı fikr eyle

Zîrekliği koy şöyle

Hayranlığı bul söyle

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

هردم آنی فکر ايله
زيرکلگی قوی شويله
حيرانلغی بول سويله
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

25. O’nun mahluku olarak O’nun mülkünde yaşadığını ve mucize eserleriyle kuşatılmış olduğunu her an düşün.

Varlıkları ve hadiseleri sadece kendi aklına dayanarak değerlendirmeyi bir yana koy.

O’nun kudret eserleri ve rahmet delilleri karşısında hayranlık duy ve şöyle söyle: “Mevlâ görelim neyler. Neylerse güzel eyler.”

 

Gel hayrete dal bir yol

Kendin unut anı bul

Koy gafleti hâzır ol

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

گل حيرته طال بر يول
کندك اونود آنی بول
قوی غفلتی حاضر اول
مولی گوره لم نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

26. Manaya dalan kimsenin yazıyı unutması gibi, sen de sana ihsan edilen mucize organları ve harika duyguları Allah namına tefekkür ederek hayrete dal ve kendi varlığından geçerek benliğini unut. Böylece gafletten kurtularak huzur makamına er ve de ki: “Mevlâ görelim neyler. Neylerse güzel eyler.”

 

Her sözde nasîhat var

Her şeyde ne zînet var

Her işde ganîmet var

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

هر سوزده نصيحت وار
هر شيده نه زينت وار
هر ايشده غنيمت وار
مولی گوره لم نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

27. Kur’anın her bir ayeti, alimlerin ve ariflerin her bir kelamı sana hitap ettiği gibi, kâinattaki bütün varlıklar da hal diliyle seninle konuşuyor ve sana nasihat ediyorlar. Her şeydeki bütün güzellikleri ve rahmet tecellilerini nazara al ve şöyle söyle: “Mevlâ görelim neyler. Neylerse güzel eyler.”

 

Hep remz ü işâretdir

Hep gamz ü beşâretdir

Hep ‘ayn-ı ‘inâyetdir

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

هپ رمز و اشارتدر
هپ غمز و بشارتدر
هپ عين عنايتدر
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

28. Her varlık ve her hadise O’ndan haber veren gizli birer söz ve haritadaki noktaların şehirlerden haber vermeleri nev’inden birer işârettirler; O’nun varlığını, birliğini, sıfat ve isimlerini haber verirler.

Her biri, ağzını kapamış vaziyette kaş ve göz işaretleriyle sana bir şeyler anlatmak ister gibidir ve sana bazı müjdeler vermek isterler.

Bütün bunlar sadece ve sadece Allah’ın inayetidir, ihsanıdır ve ikramıdır. Bunu böyle bilerek, “Mevlâ görelim neyler. Neylerse güzel eyler.”de.

 

Her söyleyeni dinle

Ol söyledeni anla

Hem eyle kabûl cânla

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

هر سويلينی دکله
اول سويلدنی آکله
هم ايله قبول جانله
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

29. Remizlerle, işaretlerle sana O’ndan haber veren bütün bu varlıkları ve hadiseleri iyi dinle, doğru değerlendir. O sözlerin arkasında bir söyleten olduğunu anla. O’nun her sözünü can u gönülden kabul eyle ve de ki: “Mevlâ görelim neyler. Neylerse güzel eyler.”

 

Bil elsine-i halkı

Aklâm-ı Hakk ey Hakkî

Öğren edeb ü hulkı

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler

 

بيل  السنة خلقی
اقلام حق ای حقی
اوگرن ادب و خلقی
مولی گوره لم  نيلر
نيلرسه گوزل ايلر

30. Bu varlıklar, bir yönüyle, “dillerinden Hakk’ı zikir ve tespihlerin döküldüğü birer lisan”, bir başka yönüyle de “uçlarından kudret kelimeleri akan birer kalem” gibidirler. Ey Hakkı! Bunu böyle bil de Mevlâna karşı edep üzere olmayı ve Kur’an ahlakıyla donanmayı öğren. Sonra gör Mevlâ neyler. Gör ve neylerse güzel eyler de.

 

Vallâhi güzel etmiş

Billâhi güzel etmiş

Tallâhi güzel etmiş

Allâh görelim netmiş

Netmişse güzel etmiş

 

والله گوزل ايتمش
بالله گوزل ايتمش
تالله گوزل ايتمش
مولی گوره لم  نتمش
نتمشسه گوزل ايتمش

Kategori:
75 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun