Namazlar Hangi Vakitlerde Kılınır?


  1 -Sabah Namazının Vakti: Sabah namazının başlangıcını fecir teşkil eder. Güneşin doğmasıyla da namaz vakti sona ermiş olur. Fecir, tan yerinin ağarmasına, yani, şafak beyazlığına denir. İki kısım fecir vardır:Yalancı fecir (fecr-i kâzib), Gerçek fecir (fecr-i sâdık). Yalancı fecir, güneşin doğduğu yönde, ufukta dikey olarak beliren bir beyazlıktır. Arkasından karanlık gelir. Bu fecir, yalancı fecirdir. Sabah namazı vakti girmiş sayılmaz. Oruç tutmak istiyen kimseler yemek yemeye devam edebilirler. Gerçek fecir, yine güneşin doğduğu yerde, yanlara doğru açılan ve yayılan bir beyazlıktır. Bu fecir gerçek fecirdir ve bununla sabah namazı vakti başlamış olur. Gerçek fecir görüldüğü andan itibaren sahur yemeği yenilmez. Oruç başlamış sayılır.


 


  2 - Öğle Namazının Vakti: Öğle namazının vakti, güneşin zeval vaktinden itibaren başlar. Yani yeryüzündeki bir cismin gölgesinin güneşli bir havada doğuya doğru uzamaya başlama ânı, öğlenin başlangıç vaktidir. Yere dikilen bir sopanın üzerine doğan güneş, sabahleyin batıya doğru bir gölge bırakır. Ve bu gölge vakit ilerledikçe ve güneş yükseldikçe kısalmaya başlar. En sonunda gölgenin kısalması bir süre için durur. Buna istiva vakti denir. Bu esnada güneş, göğün tam ortasında bulunmaktadır. Daha sonra da gölge doğuya doğru uzamaya başlar. Gölgenin doğuya doğru uzamaya başlama ânı, zeval vaktidir. Zeval vakti ile birlikte, öğle vakti de girmiş olur. İstiva vaktinde iken herşey`in gölgesinin kısalmasının durduğunu, zeval vakti ile de doğuya doğru uzamaya başladığını söyledik. İşte cisimlerin zeval vaktinden önceki bu sabit gölgesine fey`i zeval tabir edilir. Öğle vaktinin bitiş zamanı hakkında iki rivayet vardır: İmam-ı A`zam`a göre, öğle vakti, zevalden itibaren herşey`in gölgesi, fey`-i zevale (zevalden önceki sâbit gölge uzunluğuna) ilâveten kendisinin iki misli oluncaya kadar devam eder. Bu vakte asr-ı sânî tâbir edilir. İmam-ı Muhammed ile İmam-ı Ebû Yûsuf`a ve diğer üç mezheb imamına göre ise, öğlenin vakti; cismin gölgesi fey`-i zeval üzerine kendisinin bir misli ilâve olunca sona erer. Buna da asr-ı avvel denir. İhtiyat olarak öğle namazları asr-ı sânîye kadar geciktirilmemeli, ikindi namazları da asr-ı sânîden önce kılınmamalıdır. Cuma namazının vakti, öğlenin vaktidir.


 


  3 - İkindi Namazının Vakti: İkindinin vakti, yukarıda geçen iki görüşe göre öğle vaktinin çıkmasından itibaren, güneşin batacağı zamana kadardır.


 


  4 - Akşam Namazının Vakti: Güneşin batışından itibaren ufukta beliren kızıllığın kaybolmasına kadar devam eden vakittir. (Bu, İmameyn`e göredir). Diğer bir görüşe göre de, güneşin batışından sonra ortaya çıkan kızıllığın gidip, onu tâkiben beliren beyazlığın kaybolması zamanına kadar devam eder. (İmam-ı A`zam`a göre...).


 


  5 - Yatsı Namazının Vakti: Yatsının vakti, akşam vakti sona erdikten itibaren gerçek fecrin doğuşuna kadar sürer.


 


  6 - Vitir Namazının Vakti: "Cenâb-ı Hak size bir namaz ziyade etmiştir ki o da vitirdir. Onu yatsı namazından sonra, fecir vaktine kadar kılınız" hadîs-i şerîfine göre, vitir namazının vakti yatsı vaktidir. Vitir namazı, İmam-ı A`zam`a göre vâcib, İmameyn`e göre ise, yatsının farzına tâbi bir sünnettir. Her iki görüş de vitr`in yatsıdan sonra kılınmasını zarurî kılar; önce kılınması câiz olmaz.


 


  7 - Terâvih Namazının Vakti: Yatsı namazını kıldıktan sonra, gerçek fecir doğuncaya kadar devam eder. Vitir namazından önce kılındığı gibi, sonra da kılınabilir. Yatsı namazından önce kılınması ise sahih değildir. Ramazan gecesi camiye teravih namazı kılınırken yetişen kimse önce yatsının farzını kılıp ondan sonra teravih için imama uymalıdır.


 


   8 - Bayram Namazının Vakti: Güneşin doğuşundan itibaren 45 - 50 dakika geçtikten sonra, yani kerahet vakti çıktıktan sonra başlar ve güneşin istiva vaktine kadar sürer. Vaktinde kılınmayan teravih ve bayram namazlarının kazası yoktur.

Kategori:
20239 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun