İbadetin insan ve toplum hayatına etkisini açıklar mısınız?

Tarih: 02.05.2020 - 14:28 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İbadetler Toplum Hayatının Saadetine Vesiledir

Allah’ın emir ve yasaklarını yerine getirmek için kuvvetli bir imana ihtiyaç vardır. Böyle bir imanın muhafazası ve devamlılığı da ancak ibadetlerin devam ve tekrarıyla mümkündür.

Kulun Allah’a yönelmesi, O’na ibadet etmesini ve emirlerine uymasını gerektirir. Allah’ın emirlerine uyma, kulu mükemmel bir nizama sokar.

Cemiyetin mükemmelleşmesi ve ilerlemesi için o cemiyetin fertleri arasında sarsılmaz bir uhuvvete ve hakiki bir muhabbete ihtiyaç vardır. Müminler günde beş defa namazla, birbirlerine yaptıkları dualarla, ciddi ve programlı bir şekilde aralarındaki uhuvvet ve muhabbeti tazelemekte ve kuvvetlendirmektedirler. İşte bunu sağlayan da ancak ibadetlerdir ( Nursi, B. S. İşârâtü’l İ’caz. s. 406.).

İbadetler Şahsın Mükemmelleşmesine Sebeptir

İbadet, insanın ruhunu, kalbini, gönlünü huzur ve sevinçle doldurur, ferahlatır. Mesela, namaz ibadetinde; aklın, ruhun ve kalbin büyük bir rahatı vardır. İnsan ruhuna tohumlar hükmünde ekilmiş olan kabiliyetlerin ortaya çıkmasına, ilerlemesine, gelişmesine ibadet sebep olur. Mesela oruç ve zekât gibi ibadetler, insan ruhunda mevcut olan; sabır, yardımlaşma, cömertlik, merhamet ve nefse hâkimiyet gibi duyguları geliştirir.

İbadetle insan, iyiyi kötüden ayırır, kusurlardan uzaklaşır, günahlardan temizlenir. Mesela insan ibadet sayesinde gıybet, dedikodu, su-i zan gibi kusurlardan uzak kalır. Mesela beş vakit namaz, insanı iki namaz arasındaki küçük günahlardan temizler.

İnsana geniş ve engin görüş kazandıran ve fikirlerini belli bir tertibe, düzene ve nizama koyan ibadettir. İnsana verilen akıl nimeti, ibadet sayesinde hakkı hak ve batılı batıl olarak görür ve değerlendirir. İnsanı gaflete düşmekten muhafaza eden doğru düşünce ibadetle kazanılır.

İnsanın, iç ve dış duygularıyla kazandığı her türlü günahların manevî kirlerinden ve paslarından, yani gözünü, kulağını haramdan, aklını şüphe ve inkârdan temizleyen ibadettir (Nursi, B.S. İşârâtü’l İ’caz. s. 408.).

İnsanın Vazifesi, İbadetle İstidatlarını Geliştirmektir

İnsanın bu dünyada en mühim işi, en kıymetli malı olan kabiliyetlerini geliştirmektir. Bu kabiliyetler topraktaki tohumlar gibidir. Faydalı ve zararlı yönde gelişmeye müsaittir. İnsanın vazifesi, faydalı olanlarını ibadetle yeşertmek ve geliştirmektir. Mesela, hırs, inat, istikbal endişesi, muhabbet, merak gibi duygular insan ruhunda vardır. Bu kabiliyetler, sadece dünya hayatını, dünyanın geçici makamlarını ve servetlerini, şöhretlerini kazanmada kullanılabileceği gibi, ibadetle bunların yüzü; yüksek ve ebedî olan iman hakikatlerini ve İslam esaslarını ve ahiretteki ebedî saadeti kazandırıcı hizmetlerde de kullanılabilir. İbadet, kulun Allah’a olan bağlılığını arttırır.

Sonuç olarak, ibadetler, kulun Allah’a olan sadakat ve hürmetinin derecesini gösteren alametlerdir. Demek ki, kul Allah’ın emirlerine ve yasaklarına ne kadar fazla itaat ederse, o derecede Allah yanındaki makbuliyeti artacak ve sevilen bir kul olacaktır. İnsan için en yüksek makam, Cenab-ı Hakk’ın muhabbetine mazhar olmaktır.

Allah’ı sevmenin ölçüsü ise, Allah’ın sevdiği tarzı yapmaktır. Allah’ın sevdiği tarz ise, insanlığa rehber olarak gönderdiği peygamberi ile bildirdiği ibadetlerdir. Bu ibadetlerin şekil ve tarzı ise sünnetlerdir. Sünnet ise; Peygamberin sözleri, hareketleri ve davranışlarının tamamıdır.

İbadetin ruhu, ihlâstır. İhlâs ise, yapılan ibadetin yalnız Allah’ın emri olduğu için yapılmasıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 22
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun