Hz. Zekeriya’nın üç gün konuşamaması nasıl ayet, mucize ve delil olur?

Tarih: 17.09.2013 - 12:14 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Üç gün boyunca konuşmamak Âl-i İmran suresi 41. ayet ve Meryem suresi 10. ayetlerde bahsi geçen ayet (delil) ve festecabellah "üç gün boyunca konuşmamak" konusunu biraz açar mısınız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- İlgili ayetlerin mealleri şöyledir:

“O / Zekeriya: 'Ya Rabbî, bana oğlum olacağına dair bir alâmet bildirir misin?' deyince, Allah: 'Senin işaretin / delilin şudur: Üç gün müddetle halkla işaretleşme dışında konuşmayacaksın! Rabbini çok zikret, sabah akşam onu tesbih ve tenzih et!' buyurdu.” (Âl-i İmran, 3/41)

“(Zekeriya): ‘Bana bir alâmet göster ya Rabbî!’ dedi. Allah buyurdu: Senin alâmetin, (sağlığın yerinde olmasına rağmen) üç gece (üç gün) insanlarla konuşamamandır.” (Meryem,19/10)

- Bu her iki ayette de Hz. Zekeriya’ya bir çocuğunun olacağına dair verilen müjde sebebiyle onun, bu konuda bir alamet istediğine dair bilgiye yer verilmiş ve bu alametin, işaretin ve göstergenin de hasta olmadığı halde, konuşmadan kesilmiş olacağına yer verilmiştir.

Âl-i İmran suresinde “üç gün”; Meryem suresinde ise, “üç gece" ifadesine yer verilmiştir. Bundan anlaşılıyor ki, üç gün, üç gece boyunca onun dili tutulmuştur.

- Hz. Zekeriya, çok yaşlı olduğundan, hanımı zaten kısır bulunduğundan dolayı bu ilahî müjdeyi şaşkınlıkla karşılamış ve belki de aşırı sevincinden ötürü bir an önce eşinin gebe kalmasını ve bunun için de kendisine bir alametin gösterilmesini istemiştir. Allah da ilahî hikmetiyle bu alameti, üç gün boyunca dilinin tutulması olarak ön görmüştür.

Hz. Zekeriya’nın dilinin Allah tarafından konuşmaktan kesilmesinin iki faydası vardır: Birincisi: Hanımın gebe kaldığına dair bir alamet olmasıdır.

İkincisi: Bu büyük nimete karşı Rabbini tesbih etmesi için dünya işleri ve insanlarla alakasının kesilmesidir. Âl-i İmran suresindeki ilgili ayetin ifadesinde bu tesbih işi açıkça ifade edilmiştir.

Razî’nin ifade ettiği gibi, bu olay bir kaç yönden mucizedir:

a) Hz. Zekeriya’nın insanlarla konuşacak durumunun olmamasına rağmen, Allah’ı rahatlıkla zikr ve tesbih etmesidir.

b) Sağlığı yerinde olmasına rağmen, belli üç gün-üç gecede birden dilinin tutulup konuşmaktan kesilmesi, ayrıca Allah’ın bir mucizesi olduğunu gösterir.

c) Hz. Zekeriya, eşine ve yakınlarına dilinin tutulması durumunda hanımın gebe kalacağını söylemesi ve bu dediklerinin olduğu gibi tahakkuk etmesi, ayrıca bir mucizedir. (bk. Razi, ilgili ayetlerin tefsiri)

d) Üç günden sonra dilinin tekrar çözülmesi de bir mucizedir.  

Demek ki, çocuğun olacağına dair verilen müjde bir mucize olduğu gibi, bununla ilgili meydana gelen olaylar zinciri de birer mucize parıltısı olmuştur.

- Ebu Müslim’e göre, bu ayetlerde söz konusu olan “üç gün konuşmama” meselesi, zorunlu bir dil tutulması değil, Allah’ın emriyle yapılan bir harekettir. Buna göre, Allah; Hz. Zekeriya’ya şöyle demiştir:

“Ben ne zaman sana: ‘Artık dilinle konuşmayı bırak, işaret diliyle konuş; dünya işleriyle / insanlarla uğraşmayı bırak, zikir ve tesbihlerle meşgul ol!’ diye emrettiğimde, sen artık hanımının gebe kalacağını bil; bu senin içi bir alamettir.”

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun