Hz. Peygamber zamanında eşcinsel evliler olduğu ve bunun normal karşılandığı doğru mu?

Tarih: 24.05.2020 - 19:02 | Güncelleme:

Soru Detayı

Sosyal medyada dolaşan bu iddia doğru mu, değilse doğrusu nedir?
İddia şöyle:
“Bizim hadis kitaplarımızın kenarında kıyısında duran bir tane Hünsa (transseksüel) var. Hünsa olduğu söylenen bir adam. Bir adam Peygamberimize “bu adamı öldürsene" demiş. Peygamberimiz de ona “Ben La ilahe illallah diyen bir adamı öldüremem" demiş. Ben bu adamın kim olduğunu sorguladım. Karşıma şöyle bir manzara çıktı: Vakıdi'nin siyerinde şöyle geçiyor "Mati ve Hit adında iki eşcinsel müslüman köle vardı. Bunlar evlilik hayatı yaşıyordu. Ve kimse bunlara zarar vermiyordu". Ki bir siyer kitabı hadis kitabından önce gelir. Çünkü biz Siyer'de Hazret-i Peygamber'i tanırız. Sonra döner hadis kitaplarında “Hazret-i Peygamber ne söylemiş?” diye bakarız. Kur'an'da da ben bu konuya bir dayanak bulabiliyorum. Bu tefsiri burada uzun uzun aktarmayacağım…”

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu sözlerin içinde hem yanlışlar hem de –hadi yalan demeyelim- gerçeğe aykırı sözler var.

1. “Transseksüel” hünsa değil, muhannestir. “Hunsa” kelimesi, “her iki cinse ait organları bir arada bulunduran veya her ikisi de olmayıp yalnızca idrar yapmaya yarayan bir deliği bulunan kimse” için kullanılır. Bunlara erkek mi, kadın mı muamelesi yapılacağı konusunda çeşitli teşhis görüşleri vardır.

“Muhannes” ise yumuşaklık, söz, bakış, davranış gibi konularda kadına benzeyen erkek demektir.

Muhannesler de Fıkıh'ta iki gruba ayrılır:

Doğumundan itibaren böyle olanlar, böyle yaratılmış sayılanlar; bunlara -işi fuhuş ve zina boyutuna götürmedikçe- bir suç ve günah isnad edilemez.

İkinci grup ise sonradan bozularak ve kendi iradeleriyle kadınlara benzemeye özenenlerdir ki, bunlar hadislerde lanetlenmişlerdir.

2. Muhannes ile ilgili hadis, kitapların kenarında kıyısında değil, yeri geldiğinde ortasında rivayet edilmiştir.

3. Ebu Davud'un rivayetinde Peygamberimizin ifadesi şudur: “…Namaz kılanları öldürmek bana yasaklandı.” (Ebu Davud, Edeb 61/4928)

4. Vakidi'nin el-Meğazi isimli eserinin J.M.B.Jones'in tahkiki ile yayımlanan üçüncü baskısında (1984) yazılan ile hadis kitaplarında yazlan arasında fark yok. Ama vahim olan şudur ki, bizim modernist Vâkıdî'ye, söylemediği bir sözü izafe ediyor; Vakıdî bu iki muhannesin evli olduklarını söylemiyor, onun dediği özetle şundan ibaret (s.933-934):

Peygamberimizin akrabasından Hz. Fahite'nin iki azatlı ve muhannes kölesi vardı: Hît ve Mâti'. Peygamberimiz bu iki muhannesin cinsellikle ilgilerinin olmadığı kanaatinde iken ailesi ile görüşmelerine ve haneden beslenmelerine izin veriyordu. Bir gün konuşmalarına kulak misafiri oldu, bir kadının cinsel cazibesi olan yerlerinden söz ettiklerini duyunca eve alınmalarını yasakladı, ayrıca Medîne'den de uzağa sürgün etti. Burada aç kalıp ölecekleri söylenince Cuma günleri gelip gıda alarak dönmelerine izin verdi. Bu iki muhannes Hz. Ömer'in hilafetinin sonuna kadar sürgünde kaldılar ve sonra Medine'ye dönebildiler (halkın arasına karışmalarına izin verildi).

5. Kuran-ı Kerim'den eşcinselliğe müsamaha ve “saygı duyulması ve özgürlük alanlarına müdahale edilmemesi lazım” cümlesine bir dayanak bulmak mümkün değildir, ama Kuran'ı bir beşer kitabı gibi okuyanlar istediklerini bulurlar, bulamadıklarını da kendileri uydurup yazarlar.

6. Ebu Davud'un kitabına aldığı hadis şöyledir:

Hz. Peygambere, ellerine ve ayaklarına kına yakmış olan bir muhannes getirildi; Peygamberimiz (asm), “Buna ne olmuş” dedi, “Kadınlara benzemeye çalışıyor” dediler. Nakî' denilen bir yere sürülmesini emretti.

“Onu öldürelim mi” diye sordular, “Namaz kılanları öldürmek bana yasaklandı” buyurdular. (Ebu Davud, Edeb 61/4928)

Bu hadiste şu hususlar dikkat çekiyor:

Hz. Peygamber (asm) eşcinselliğe izin vermek veya müsamaha etmek şöyle dursun “kadınsı davranan, ellerine ve ayaklarına kına yakan birinin” bu davranışını bile hoş görmüyor, kötü örnek olmasın diye topluluktan uzak bir yere gönderiyor (tecrid ediyor).

Hz. Peygamber dönemi toplumu yalnızca “kadınsı davranan” bir kimsenin bile öldürülebileceğini düşünüyorlar, ama Peygamberimiz “onun inanmış ve ibadet eden bir mümin” olduğunu ve öldürülmesinin caiz olmadığını söylüyor.

Bir diğer hadis ise şu mealdedir:

Hz. Peygamber'in hanelerine bir muhannes girip çıkardı (hizmet eder, yardım alırdı), Hz. Peygamber'in eşleri onu, “kadınlara ilgi duymayan (gayr-i uli'l-irbe) sayarlardı. (bk. Nur Suresi, 24/31)

Bir gün bu muhannes, Hz. Peygamberin hanımlarının yanındayken, Hz. Peygamber Efendimiz yanlarına gelir. (Bu kadın tabiatlı erkek, Hz. Üm­mü Seleme'nin) erkek kardeşi Abdullah'a bir kadını anlatıyor ve “Önden dört büklüm, arkadan sekiz büklüm ile sallanarak yürüyor” diyordu. Peygamberimiz “Görüyorum ki bu kişi, bunlara kadarını biliyor, bundan sonra yanınıza girmesin” dedi, eşleri de onu evlerine girmekten menettiler. (Müslim. Selam 32-33; Ebu Davud, Libas 32)

Hadisin bir başka rivayetinde şu ek de yer almaktadır:

Muhannes Beyda denilen bir yere gönderilmişti, (Peygamberimizin eşleri) bu takdirde o açlıktan ölür” dediler, Peygamberimiz de her haftada iki kere eve girmesine, ihtiyaçlarını alıp yerine dönmesine izin verdi. (Ebu Davud, Libas 32,)

Bu hadis de “kadınların cinsel objelerini algılayan” bir kimsenin “erkek sayılacağını ve kadınların ona karşı erkek gibi davranmaları" gerektiğini ifade ediyor. Ayrıca böyleleri işi, hangi cinsle olursa olsun zina boyutuna götürmedikçe onlara iyi davranılması, ihtiyaçlarının karşılanması, fakat topluluk içinde kötü örnek olmaması ve kötülüğe sebep olmaması için uzak tutulması gerektiğini de anlatmış oluyor.

Sonuç olarak Kuran'da olduğu gibi hadislerde de İslam'da eşcinselliğin normal karşılandığına dair bir delil bulmak mümkün değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun