Hırsız malı telef ettiyse hem had cezası hem de tazmin gerekir mi?

Soru Detayı

​Hanefilere göre hırsız gasbettiği malı telef edince hırsıza ya had uygulanır ya da malı tazmin eder. Çünkü hanefilerde tazmin ve had birlikte hırsıza yükletilmez.
Peki hırsız malın bir kısmını helak etti bir kısmı baki kaldı ise bu durumda hırsıza had uygulanabilir mi? Yoksa sadece verdiği zarar mı tazmin etmesi istenir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hanefilere göre de bu durum had cezası uygulamaya engel olmaz. Had cezası gereken bir durum var ise, had cezası verilir, telef olan malın tazmini istenmez, ancak elde kalan mal sahibine iade edilir.

Hırsızlık, başkasının koruma altındaki malını gizlice almak, temyiz gücüne sahip, büluğ çağına gelmiş bir kimsenin, başkasının korunan ve bozulmayan şeylerden olan ve miktarı on dirhem gümüş para veya bunun değeri kadar bir malını gizlice çalmak anlamına gelir.

Hırsızlık; kitap, sünnet ve icmâ delilleriyle yasaklanmıştır.

Kuran'da şöyle buyurulur: "Hırsızlık yapan erkek ve kadının ellerini kesiniz." (en-Nisa, 4/41)

Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Sizden öncekiler şu sebeple helâk oldular, Onlar, şerefli bir kimse hırsızlık yaptığı zaman, hırsızı serbest bırakırlar. Güçsüz bir kimse hırsızlık yapınca da, ona ceza uygularlardı." (eş-Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, VII,131,136)

Hırsızlık sabit olunca, el kesme (had cezası) uygulanır. Had cezası gerekli olmayan durumlarda ise zararın tazmini yoluna gidilir.

Had cezası uygulandıktan sonra, çalınan mal elde bulunuyorsa, bu malın sahibine iade edilmesi gerektiğinde İslâm hukukçuları arasında görüş birliği vardır.

Ancak çalınan mal telef olmuşsa, tazmini gerekip gerekmediği ihtilaflıdır.

Hanefilere göre, çalınan mal helak olmuşsa, had cezası uygulandığı takdirde ayrıca malın tazmini gerekmez. Yani had cezası ile tazmin bir kişide toplanmaz. Eğer, malın sahibi, mahkemeye başvurmazdan önce çalınan malın tazminini talep etmişse, hırsıza el kesme cezası uygulanamaz. Eğer had' din uygulanmasını hâkimden istemişse, artık hırsızın, helâk olan malı tazmini gerekmez. Çünkü yukarıdaki ayetçe yalnız had cezasından söz edilmiş, ayrıca tazminata yer verilmemiştir. Diğer yandan Nebî (asm); "Hırsıza had cezası uygulandığı zaman, artık malı tazmin etmesi istenemez." (Zeylaî, Nasbu'r Râye, Mısır,1938, III, 375)

Malikilere göre, hırsız zenginse hem had, hem de telef olan malın tazmin cezası birlikte uygulanır. Yoksulsa yalnız had uygulanır.

Şafi ve Hanbelîlere göre ise, hırsız zengin olsun, yoksul bulunsun had ve tazmin cezası birlikte uygulanır. Çalınan mal misli ise, misliyle kıyemî ise kıymetiyle tazmin ettirilir. Çünkü had cezası Allah hakkı, tazmin cezası ise kul hakkı niteliğindedir. Diyet ve kefarette olduğu gibi, bunlardan birisi diğerine engel teşkil etmez. (İbn Rüşd, Bidâyetü'l-Müctehid, Mısır; ts., II, 408 vd.; İbn Kudâme, el-Muğnî, VIII, 270; eş-Şîrâzî, el-Mühezzeb, II, 284; ez-Zühaylî, el-Fıkhu'l-İslâmî ve Edilletüh, VI, 95, 96)

İlave bilgi için tıklayınız:

Hıırsızlık yapanın elinin kesilmesi, insan hakları açısından..

Had cezalarının uygulanma şartları nelerdir? İslam'da hırsızlık ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
261 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun