Hayvanların iğrenç denilebilecek düzeyde yaptıklarını nereye koymalıyız?

Soru Detayı

- “Her fiili Allah yaratıyor” diyoruz. Bir de ek olarak arının bal yapmasına, “Allah’ın ilhamı” diyoruz.
- Hâlbuki bazı hayvanların yaptıkları şeyler çok iğrenç. Mesela bir inek idrarını yaparken diğer inek bunu içiyor.
- Bu fiilleri Allah’ın o an yaratmasının ya da hayvanlara böyle yapmaları için ilham ediyorsa, etmesinin hikmeti nedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Arının bal yapması da yılanın zehir akıtması da bülbülün ötmesi de gülün çiçek açması da senin düşünmen de hep Allah’ın emir ve iradesiyle olmaktadır. Kâinatta hiçbir şey O’nun emir ve iradesinin dışında değildir.

Allah’ın yarattığı her şey güzeldir. O çirkinlikler bizim kısır düşüncemizden, bencil davranışımızdan ve kâinata menfaatimiz açısından nazar etmemizden kaynaklanmaktadır.

Bir şey ya doğrudan güzeldir ya da neticesi itibariyle güzeldir.

Yağmurun yağması, güneşin gelmesi, kışın gitmesi doğrudan gelen güzelliklerdir.

Gübre görünüş itibariyle çirkindir; doğrudan güzelliği görünmemektedir. Ama o da neticesi itibariyle güzeldir. Gülün güzelliğinin arkasında, şeftali güzelliğinin gerisinde hep gübrenin güzelliği vardır.

Senin bağırsaklarında binlerce bakteri vardır ve onların rızıkları, senin nefret ettiğin necasetinin içerisinden verilmektedir.

Senin bedenindeki hücrelerin rızıkları ve dolayısıyla senin rızkın da o necasetten süzülmüyor mu?

O bakteriler olmasa yediğin besinleri nasıl parçalanıp sindirilecek? O bakterilerin vazifesi senin ölmenle de bitmiyor. Kabirde kokuşmuş olan senin bedenin de onların yiyecekleri arasındadır.

Böylece onlar senin vücudunun parçalanması ve ortadan kaldırılması görevini de yerine getirmektedirler.

Senin çirkin gördüğün olaylar meydana gelmese idi, bazı canlıların besini olan düşen ağaçlar, dökülen yapraklar, ölen hayvanlar, bozulan yiyecekler nasıl ortadan kalkacaktı?

O zaman kainat kokuşmuş ve bozulmuş cesetler ve atık maddelerle dolacak ve yaşanılmaz hale gelecekti.

Böyle kötü görünen cisimlerin rızık olarak tayin edilmesinin bir hikmetini de böylece anlamış olman gerekir.  

Sana bir hikmetini daha söyleyelim:

Cenab-ı Hak seni, kokuşmuş ve iğrenç gördüğün cisimleri rızık olarak yiyen canlılardan birisi olarak yaratsaydı, seni kim O’nun elinden alıp da insan yapacaktı?

İşte insan Allah’ın kâinattaki icraat ve tasarrufuna tenkit gözüyle değil, ibret ve hikmet gözüyle bakmalı. Kendisinin mahlûkatın en şereflisi olarak yaratılmış olmasından dolayı Allah’a karşı daima teşekkürde ve ibadette bulunmalı; O’nun nimetlerini küçük görmemeli, ne vermişse ona razı ve minnettar olmalıdır.

Allah’ın bizi yaratma mecburiyeti yoktur. Dolayısıyla hiç yaratmayabilirdi veya cansız olarak taş şeklinde ya da ağaç veya herhangi bir hayvan çeşidi olarak yaratırdı.

Bunların hiçbirisini bizim için tercih etmemiş, insanlığı vermiş.

Ayrıca, insan olarak yaratırdı, ama akıl vermezdi. Akıl vermiş, İslâm ülkesinde yaratmış. Son Peygamber (ASM)'e ümmet olma fırsatını tanımış. Bütün bunlar yetmiyor gibi, bir de ebedî bir cenneti bizim önümüze açmış.

Şimdi bütün bunları bir tarafa bırakıp bir takım pislikleri görüp, “Niçin böyle varlıklar yaratıyor?” gibi sorularla o pisliklere takılmak ve onlarla Allah’ı sorgulamaya kalkmak, şeytanın dahi cüret edemeyeceği bir davranıştır, en hafif tabiri ile haddini bilmemektir, edebin sınırlarını aşmaktır.

İnsan her şeyden önce Allah’ın kulu ve kölesi olduğunu unutmamalıdır. Allah’a karşı kulluk ve kölelik böyle olmaz...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
794 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
EN ÇOK SORULANLARDAN
UYGULAMALAR