Haramlar belliyse, şüphelilerden sakınmak buna aykırı olmaz mı?

Tarih: 14.12.2018 - 20:01 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Bu iki hadisi birlikte nasıl anlamalıyız?
​1. İlk hadiste helal olup olmadığı belli olmayan şeylerden uzak durmamız gerektiği, diğerinde ise Kur’an’da helal veya haram kılınmayan şeylerin serbest olduğu yazıyor. Bu iki hadisi birlikte nasıl anlamalıyız?
"Helâl, belli haram da bellidir, yani şer'an açıklanmıştır. Fakat bu ikisi arasında, her ikisine de benzeyebilen şüpheli şeyler vardır ki, insanların çoğu onları bilmez, bundan dolayı şüpheli şeylerden korunan kimse dinini ve ırzını temiz tutmuş olur."
 "Şüpheli şeylere düşen ise harama düşer, nitekim koru kenarında (koyun) güden çobanın koruya düşmesi pek mümkündür. Haberiniz olsun ki her padişahın bir korusu vardır. Allah'ın korusu da yasak kıldığı şeylerdir.” (Buhârı, İmân, 39; Müslim, Müsâkat, 107; Ebu Davud, Büyû', 3; Tirmizî, Büyû', 1;..)
2. "Allah’ın kitabında helal kıldığı helal, haram kıldığı haramdır. Hakkında sustuğu ise serbesttir. Allah’ın serbest bıraktıklarını kabul edin ve bilin ki Allah hiçbir şeyi unutucu değildir." (Ebu Davud, Etime 39; Tırmizi Libas 6)

Cevap

Değerli kardeşimiz,

1. Hadiste geçen, “Fakat bu ikisi arasında, her ikisine de benzeye bilen şüpheli şeyler vardır..” ifadesi, gösteriyor ki, harama yakın, ve helale yakın olan şeyler de var olduğuna ve bunlara da dikkat etmek gerektiğine vurgu yapılmış ve bunun takva olduğuna işaret edilmiştir.

Bu hadisin sonunda “koru” misalinin verilmesi de gösteriyor ki, bu hadisin söylenme sebebi, insanları şüpheli şeyler konusunda dikkatli davranmaya alıştırmaktır. Her şüpheli haram olmasa da, haram olma ihtimali bulunduğundan ondan kaçınmak, büyük bir takvayı ve Allah’a karşı büyük bir saygıyı ifade eder.

Hülasa: Bu hadisteki asıl maksat, bütün haram ve helallerin belli olduğunu vurgulamak değil, belli olmayan şüphelilerin de olduğuna ve yalnız haramlardan değil, şüpheli olanlardan da uzak durmanın gerektiğine işaret edilmiştir.

2. Bu hadiste yer alan “Allah’ın kitabı”ndan maksat, onun açık veya işari, mücmel veya mübeyyen olarak zikredilen bütün hükümleri kapsamaktadır. Bu kapsamda Hz. Peygamber (asm)’in hadisleri de dahildir. Çünkü Hz. Muhammed (asm)’in bir görevi tebliğ ise, diğer görevi tebyindir. Yani Kuran’ın açık olmayan beyanlarını açıklamaktır.

Bu nedenle, sünnette / sahih hadislerde yer alan hükümler de Kuran’ın hükümleri olarak değerlendirilir.

“Peygamber size ne verirse onu alın, hangi şeyden sakındırır ise ondan uzak durun.” (Haşr, 59/7)

mealindeki ayette bu hakikatin altı çizilmiştir.

Bu sebeple, sadece hadislerde helal kılınan şeyler helal; haram olduğu bildirilen şeyler de haramdır.

Nitekim, “ Şunu iyi bilin ki, bana Kur’an-ı kerimle birlikte  onun bir benzeri de verilmiştir.” (Ebu Davud, Sünnet, 6,  İmare, 33; Tirmizi, İlim,10) şeklindeki sahih hadiste de bu gerçeğe vurgu yapılmıştır. (bk. Tuhfetu’l-Ahvezi, 5/324)

“O Peygamber ki kendilerine meşrû şeyleri emreder, kötülükleri yasaklar, kendilerine güzel ve hoş şeyleri mübah, murdar şeyleri ise haram kılar.” (Araf, 7/157),

“Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Peygamberin haram kıldığı şeyleri haram saymayan...(Tevbe, 9/29)

mealindeki ayetlerde de  bu hakikate işaret edilmiştir.

Evet, bu ve benzeri ayetlerde Allah’ın, bir şeyi helal veya haram kılma yetkisini Peygamberine de verdiği açıkça görülmektedir.

Özetle, İslam alimleri tarafından, yukarıdaki ayet ve hadislerin ifadelerinden, Kuran’ın geniş kapsamı, sünneti de içine aldığı, Kuran’da yer almayıp, yalnız hadislerde yer alan helal-haram ve benzeri hükümlerin de  bizzat Kuran’da sarih veya zımni olarak var olduğu kabul edilmiştir.

Bazı alimler bu konuyu şöyle seslendirmişlerdir:

Mekruh, kişi ile haram arasında bir tümsektir / bir bariyerdir. Mekruha fazla bulaşan, harama girer.

Mubah ise, kişi ile haram arasında bir bariyerdir. Mubahları fazla istimal eden sonunda mekruha girer. (bk. İbn Hacer, 1/127)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun