Haram yolla kazanılmış parayı sermaye olarak kullanıp, helal bir kazanca başlanırsa, yeni kazancın hükmü nedir? Alınan mal ve yapılan ticaret tamamen haram olur mu?

Tarih: 18.04.2012 - 09:26 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bir paranın gelirine göre karar verilir:

1. Faiz anlaşması yapmak haramdır.

2. Verilecek veya alınacak faiz de haramdır.

3. Kazancın yerine ve gelirine göre de paranın haram veya helal olduğuna karar verilir.

4. Ancak her ne olursa olsun haram yollarla kazanılan paralarda şüphe olur. Bu açıdan faizle alınan kredilerin tamamına haram denilmezse de faiz yoluyla alındığından haram bulaşmaktadır.

5. Bilerek de olsa günah işlemek tövbe etmeye engel değildir. Tövbe kapısının açık olması bizi günaha sevketmemelidir.

Bir mal veya para ne kadar harama bulaşırsa, o kadar haramdır. Bu açıdan gelirin tamamı haram ise tamamı, bir ksımı haram ise o kadarı haram olur.

Faiz karışmış sermaye ayrıdır, tamamı faiz geliri olan sermaye ayrıdır. Bankadan kredi çekerek sermaye elde etmekle sermayenin tamamı haram olmaz. Bankadaki paranın yalnızca faiz gelirlerinden oluşturulan sermayenin tamamı haramdır. Kredi kullanılarak oluşturulan sermayenin ise tamamı haram olmasa da haram karışmaktadır. Bunun oranı hakkında kesin bir şey söylemek ise zordur.

Hiç bir durumda faizli anlaşma yapmak caiz değildir. İster iş kurmak için, ister geçim sıkıntısından olsun faizli anlaşma yapılamaz.

Enflasyon miktarınca veya enflasyonun altında bir oranla dahi olsa faizli bir anlaşma yapılamaz.

Özetle, faizli bir muameleye girmek haramdır. Faizli kredi ile alınan evin veya iş yerinin tamamı haram olmaz. Tamamen de helal denilemez. Bu bakımdan faizli kredi ile alınan ev veya iş yeri için ödenen faiz oranı kadarı hayır kurumlarına veya fakirlere verilmelidir. Örenğin, 100.000 TL' lik bir evi kredi ile 120.000 TL. ye almışsanız, ödemiş olduğunuz 20.000 TL faiz kısmı kadar bir parayı fakirlere veya hayır kurumlarına bağışta bulunmanız uygun olacaktır. Ayrıca tövbe istiğfar etmek gerekir.

Tamamı, çoğu veya azı haram olan sermaye olsun, helal bir ticarete başlansa bu durumda yeni kazancın hükmü nedir? Her üç duruma göre ayrı ayrı hüküm ne olur?

Haram sermayenin bu üç şekliyle de olsa sonuç aynıdır. Mevcut haram sermayeyi hesaplayıp ayıklamak, sahibi varsa onlara iade etmek, yoksa fakirlere dağıtmak gerekir.

Nitekim, bu konuda İmamu’l-Haremeyn ve İmam Gazalî’nin verdiği bilgiye göre, gasp ettiği bir haram sermaye ile ticaret eden ve defalarca yaptığı bu alışverişten kazanç elde eden bir kimsenin durumu hakkında iki önemli görüş vardır. Esah olan görüşe göre bu kişinin yaptığı bütün muamele batıldır. Diğer (sahih olan) görüşe göre ise, bu kişi haram sermaye miktarını ayıklayacak geri kalan yeni kazancı kendi/helal malı olarak kabul edip kullanabilecektir. (Nevevî, el-Mecmu, 9/260-261)

İmam Gazalî’nin konuyla ilgili şu sözleri de konumuza ışık tutmaktadır:

“Bir kimse elinde bulunan gasp edilmiş/haram bir sermaye ile defalarca alışveriş edip kazanç sağlasa, bakılır; eğer alışverişlerde satın aldığı malların bedelini (mevcut olan haram parayı göstererek aldığı malın karşılığında o haram parayı vereceğini) söylemeden zimmetine alsa (yani, karşılığında belli bir miktar parayı tayin etmekle beraber, hangi paralardan ödeme yapacağını söylemeden malı satın alsa), daha sonra o haram paradan ödemede bulunsa, aldığı mal kendi mülkü olur ve helaldir. (Çünkü, malı satın aldığında onu zimmetle almış, yani karşılığında herhangi belli bir parayı tayin etmemiştir. Dolayısıyla bu alınan mal daha sonra vereceği haram malın karşılığı değil, kişinin zimmetine borç olarak geçmiştir). Ancak şüpheli bir maldır. Ondan uzak durmak takvaya daha uygun olmakla beraber, kullanılması durumunda haramdır da denilmez." (Gazalî, İhya, II/129)

Sonuç:

Faizli işleme bulaşmak haramdır. Ancak kendi ticaretiniz esnasında harama bulaşmadan helal ürünler satarak para kazandıysanız kazancınız helaldir. Kazancınızın haram olmayan bölümünden zekatınızı vermeniz gereken miktara ulaşıyorsa, zekatınızı vermeniz gerekir. Haram paranın zekatı olmayacağı için, helal ve harama duyarlı bir insanın yapması gereken, elinde bulunan haram parayı hayır murad etmeden ihtiyaç sahiplerine dağıtmaktır. Yani elinizdeki faiz gelirini, karşılığında sevap beklemeksizin fakirlere veya hayır kurumlarına verilmeli ve yapılan bu faizli işlemden dolayı da tövbe edilmelidir. Bu durumu bilerek (yani haram paranın haram olduğunu bilerek) harama rıza göstererek aynı işe devam etmek caiz değildir. Çünkü hiç bir haramın yolu helalden geçmez.

Zira İslam dini, bütün çeşitleriyle faizi yasaklamıştır. Bu konuda gerçek şahıslarla faiz akdi yapmakla, hükmi şahıslarla faiz akdi yapmak arasında fark yoktur.

Faiz gelirini kullanmak dinen caiz değildir. Ancak geçim sıkıntısı çekenler zarureten bu paralardan faydalanabilirler.

Faizle işlem yapan kurum ve kuruluşlara yatırılan paradan elde edilen faizin herhangi bir ihtiyaç için kullanılması caiz olmadığı gibi bunların zekatı da verilemez. Ancak ana paranın zekatının verilmesi gerekir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Bir büyüğümün zorlamasıyla, haram parayı almışsam bu parayı ne yapmalıyım?

Yıllık enflasyon oranınca faizin caiz olduğunu duydum, diyanetin bu yönde fetvası varmış doğru mudur?

Özel finans kurumlarına para yatırmak ve/veya buralardan kredi kullanmak caiz midir? Finans kurumları ile bankalar arasındaki fark nedir?

Günaha Karşı Tövbe...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun