Hanefilere göre oruçken unutarak yiyip içmek orucu bozması gerekmez mi?

Tarih: 20.05.2015 - 07:31 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Hanefiler ahad haberle amel etmek için bazı şartlar koşmuşlardır. Bunlardan birisi de şudur:
- Ravi hadis rivayetiyle meşhur birisiyse rivayet ettiği hadis şeri kaidelerden birisine uygunsa Hanefiler bununla amel eder. Şeri kaidelerden tamamına aykırı ise bununla amel etmezler.
- Oruçken unutarak yiyen içen orucuna devam etsin. Çünkü Allah onu yedirip içirmiştir. Bu hadisi Ebu Hureyre rivayet etmiş. Yani hadis rivayetiyle meşhur birisidir bu (kitapta zaten hadis rivayetiyle meşhur ravileri sayarken Ebu Hureyreyi de saymış)
- O zaman Hanefilere göre oruçken unutarak yiyip içmek orucu bozması gerekmez mi? Çünkü Hanefiler, Ebu Hureyre gibi hadis rivayetiyle meşhur ravilerin hadislerini kabul etmeleri için şeri kaidelerden en az birisine uyması gerekir diyor. Oruçta ise bir şeri kaide var o da bir şey yiyip içmemek. Hadi bir de cinsel ilişkiden uzak durmayı işin içine katsak ve iki kural var desek yine iki kurala da uymuyor bu hadis.
- Acaba bu Ebu Hureyre hadisi ahad haber değil de meşhur haber mi? Eğer öyleyse çelişki kalmıyor. Ama ahad haberse Hanefilerin usulu fıkıh kaidelerince unutarak yiyip içmenin orucu bozmazı lazım. Beni bu konuda aydınlatır mısınız?
- Oruç konusunda şeri kaideler, genel kurallar nelerdir? Neleri sayabiliriz. Benim saydıklarım doğru mu?
Not: Mezheplerin kendi usulü fıkıh kaideleri ile çeliştikleri çok görülen bir şey midir?
- Böyle olmasında müctehidlerin kendilerinin değil de, daha sonraki alimlerin bu kuralları çıkarması etkili olabilir mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Bilindiği üzere, Ahad hadis, mütevatir hadisin şartlarına haiz olmayan hadislerdir. Bunlar meşhur (her tabakada üç veya daha fazla ravisi olan), aziz (her tabakada ravisi iki kişi olan) ve garip (herhangi bir tabakada ravisi bir tek kişi olan) olmak üzere üç kısma ayrılır.

- Alimlerin cumhuruna göre, hadisler genel anlamda mütevatir ve âhad olmak üzere iki kısımdır. Hanefilere göre ise, hadisler, mütevatir, meşhur ve âhad olmak üzere üç kısımdır.

- Hanefilere göre ahad hadisle amel etmek için gereken şartlardan bazıları şunlardır:

a) Hadisin konusu “umumu’l-belva” türünden olmaması gerekir. Eğer insanlar için bir zorluk ihtiva ediyorsa (rüku ve secdeye giderken ellerin kalkması, kişinin zekerine dokunmasıyla abdestinin bozulması gibi her zaman sık sık karşılaşılan işler söz konusu ise) bunun delili daha kuvvetli en azından meşhur olması gerekir. (bk. Suleyman b. Abdulkavi et-Tufi, Şerhu Muhtasari’r-Ravda, Müessesetu’r-Risale, 1407/1987, 2/233; İbn Kudame, Ravdatu’n-Nazır, Müessestu’r-Reyyan, 1423/20o2, 1/369)

- Hanefilerin kendileri de koydukları bu kurala zaman zaman riayet etmemişlerdir.

Mesela: Vitir namazının vacip olduğunu, namazda kahkaha ile gülenin abdestinin bozulacağını, kamet lafızlarının ezan gibi ikişer olduğunu, ön ve arkadan başka yerlerden çıkan necisten ötürü abdestin bozulacağını kabul etmeleri bu kuralın işlemediğini gösterir. Çünkü bu konulardaki delillerin hepsi ahaddır ve bu meselelerin hepsi de “umumu’l-belva” türündendir. (bk. Şerhu Muhtasari’r-Ravda, a.y.; Ravdatu’n-Nazır, a.y.)

b) Hanefilere göre, ahad hadisin kabul edilmesi için, ilgili hadisi rivayet eden kişinin onun hilafına amel etmemesini ve aykırı fetva vermemesini; keza o hadisin Kıyas ve Usul kaidelerine aykırı olmamasını, ilgili haberin Nassa/Kur’an’a zıt bir hüküm taşımamasını ve nihayet hudud ve kefaret konusunda olmamasını şart koşmuşlardır.

Ancak alimlerin cumhuruna göre ahad hadisin kabulü için bu şartlar şart değildir. (bk. Şerhu Muhtasari’r-Ravda, 2/233-243; Ravdatu’n-Nazır, 1/368-374)

- Ebu Hureyre’nin “unutarak bir şey yiyen kimsenin orucu bozulmaz” manasındaki hadisi, Buhari ve Müslim gibi sahih hadis kaynakları rivayet etmiştir. Hadisin tam tercümesi şeyledir:

“Kim oruçlu iken unutup bir şey yiyip içerse orucunu tamamlasın/devam ettirsin. Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir.” (Buhari, Savm, 26; Müslim, Sıyam, 171)

- Malikiler dışındaki üç mezhep alimleri bu gibi hadislere dayanarak unutarak yiyip içmenin orucu bozmayacağında ittifak etmişler. Hanefiler de bu konuda cumhurla beraber hareket etmişledir. (bk. Nevevi, Şerhu Müslim, 8/35; V Zuhayli, el-Fıkhu’l-İslami, 2/656)

- Yukarıda ifade edildiği üzere, Hanefiler zaten -konuyla ilgili- kendi kurallarına bağlı kalmamışlar, kalamamışlardır. Bu konu da onlardan biridir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun