Hadis-i şerifte "vücudunu dağlatmayanların sorgusuz sualsiz cennete gireceği" bildirilmiştir. Buna göre, vücudundaki yarayı dağlatanlar direkt cennete giremez mi?

Tarih: 27.09.2011 - 00:22 | Güncelleme:

Soru Detayı
?
Cevap

Değerli kardeşimiz,

İmran İbnu Husayn (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm):

"Ümmetimden yetmiş bin kişi (mahşerde) hesaba çekilmeden cennete girecektir!"

buyurdular. Kendisine:

"Ey Allah'ın Resulü! Bunlar kimlerdir?" diye sual edildi.

"Onlar, kendilerini dağlatmayanlar, rukyeye başvurmayanlar, teşâüme (uğursuzluğa) inanmıyanlar ve Rabblerine tevekkül edenlerdir!" buyurdu.

Ukkâşe (radıyallahu anh)  kalkıp: "Ey Allah'ın Resûlü! Dua buyur, Allah beni onlardan kılsın!" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm:

"Sen onlardansın!"

müjdesini verdi. Bir başkası daha kalkıp: "Ey Allah'ın Resûlü! Beni de onlardan kılması için Allah'a dua ediver!" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm:

"O hususta Ukkâşe senden önce davrandı!" cevabını verdi." [Müslim, İman, 371, (218).]

Hadis-i şerifte  hesap görmeden cennete gidenlerin özellikleri: 

“Vücudunu dağlatmayan, muska gibi şeyler taşımayan, bir şeylerin uğursuzluk getireceğine inanmayan ve Rablerine gereği gibi tevekkül edenler.” olarak bildirilmiştir. (bk. Buharî, tıp, 17; Müslim, İman, 371).

Burada vurgulanan dağlama ve muska/okuma gibi tedavi şekillerinde, şirke götürecek yanlış bir algılamadan ötürü söz konusu edilmiştir. Cahiliye devrinde bu yanlışlıklar çokça olduğundan, Efendimizin (asm) bu uyarıları, bu konulara dikkat çekmesi, tevhit inancını pekiştirmeye yöneliktir. Yoksa, Efendimizin bizzat Kur’an'la ve dağlamayla tedavi olduğu, hatta bazen tavsiye ettiği bilinmektedir.(bk. Nevevî, İbn Hacer, ilgili hadisin şerhi).

Hadisleri doğru anlayabilmek için tearuz eden hadislerin vürud (varid olma) şartlarını değerlendirerek te'liflerini sağlamak gerektir. Her bir hadîsi, alakalı olduğu hâdiseyle birlikte tahlil etmek hadisi doğru anlamayı sağlar. Bu durumda dağlama usulüyle tedaviye cevaz veren:

"Tedavî usullerinizden en faydalı olanlar kan aldırmak, bal şerbeti ve dağlamadır." 

hadîsi ile buna müteârız olan:

"Vücudunu dağlattıran... Allah'a tevekkül etmemiştir." 

hadîslerini alakalı oldukları hadiselerle birlikte tahlil etmek gerekir. Bu hadîsler iki farklı hâdiseye hamledilerek te'lîf edilmiştir:

Birinci hadîs kanın durmaması, vücudun iltihaplanması gibi dağlamayı gerektiren halde buna ruhsat ifâde eder. 

İkinci hadîs ise hastalanmadan önce, hastalanmayı önlemek için veya ciddî bir ihtiyaç hasıl olmadan zan üzerine dağlamaya başvurmayı yasaklar; çünkü dağlama tehlikeli, ağır bir tedavi metodudur. Bu hadiste, hesap görmeden cennete gidenlerin durumu, tevekkülün en arı/duru hâli nazara verilerek anlatılmış, bununla -Kur’an veya diğer ilaçlarla tedavi olmanın şirk olduğuna değil-, tevhidin mertebelerine işaret edilmiştir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Peygamberimiz (s.a.v.) bir hadisinde dağlamanın tedavi yöntemi olarak kullanılabileceğini belirtmektedir. Ayrıca dağlamayı yasakladığı da rivayet edilir. Günümüz açısından bu konuyu değerlendirir misiniz?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun