"Gerçekten onlar düzen kuruyorlar. Ben de bir düzen kurmaktayım. Sen inkarcılara mehil ver; onlara mukabeleyi biraz geri bırak." (Tarık, 86/15-17) Bu ayetlerde neden kafirlere mühlet verilmektedir?

Tarih: 29.11.2010 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

"Gerçekten onlar düzen kuruyorlar. Ben de bir düzen kurmaktayım. Sen inkarcılara mehil ver; onlara mukabeleyi biraz geri bırak." (Tarık, 86/15-17)

Yüce Allah bu ayet-i kerimelerde Peygamberimiz (s.a.v)'e hitaben; "Haberin olsun onlar, o kâfirler, bu âyetlerin inmesine sebep olan Mekke kâfirleri bir tuzak kuruyorlar, yani Ku'ân'ı geçersiz saymak ve onun nurunu söndürmek suretiyle hakkın emrine karşı gelmek için bir takım hileler kuruyorlar, entrikalarla önlemler almak istiyorlar. Ben de hilelerine karşı hile kuruyorum." (Elmalılı, İlgili ayetlerin tefsiri)

İnkarcılar Hz. Peygamber (asv)'i engellemek ve getirdiği dini yok etmek maksadıyla ona karşı düşmanca tavırlar sergiliyor, hatta onun varlığını ortadan kaldırmaya çalışıyorlardı; bu amaçla ona karşı komplo düzenliyor, tuzaklar kuru­yorlardı. 15. âyet bunları ifade etmektedir.

Allah Taâlâ'nın onlara tuzak kurması ise "Peygamber'e karşı kurdukları tuzakları engelleyip, onların planlarını boşa çı­karması, kendi aleyhlerine çevirmesi ve onları cezalandırması." anlamına gelir.

Müşrikler inkârlarına ve Resûlullah (asv)'a yaptıkları kötülüklere devam ettikleri halde Yüce Allah tarafından hemen cezalandırılmayıp onlara süre tanıması İçin Hz. Pey­gamber (asv)'e emir verilmesi, tövbe edip dönmedikleri takdirde cezalarının şiddetli olacağını gösterir.(Diyanet Tefsiri, Kur’an Yolu: V/530.)

“Onlara mühlet verir.” mealindeki ifade ise, “dünyada iken hemen ceza vermez, biraz daha onlara fırsat verir, özür beyan ederlerse mazeretlerini kabul eder” şeklinde değerlendirilebilir. “Allah imhal eder, fakat ihmal etmez.” ifadesi bu gerçeğin altını çizen bir vecizedir. Yani dünyada bir süre mühlet verir, fakat ahirette mutlaka onu sorguya çeker.

Halim kelimesi, hoşgörülü, toleranslı, başkasının cahilliğine karşı hemen öfkelenmeyen, özrünü beyan edenin mazeretini kabul eden kimse anlamına gelir. Kur’an’da bu ismin kullanıldığı yerlerde, Allah’ın bu vasfına dikkat çekilmiş, orada söz konusu edilen kötülüğe karşı hemen cezanın verilmemesi veya yanlışlarının bağışlanmasının gerekçesi olarak bu vasıf gösterilmiştir.

"Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah'a hiç bir şekilde zarar veremezler. Allah onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap vardır."

"İman karşılığında inkarı satın alanlar Allah'a hiç bir zarar veremezler. Onlar için acı bir azap vardır."

"Kâfirler, kendilerine mühlet vermemizin, şahısları için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz onlara bu mühleti, ancak günahlarını artırsınlar diye veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır." (Al-i İmran Suresi, 3/176-178)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun