Evlenmek isteyen birine para ile eş bulmasına yardım etmek helal midir? Evlenecek kişi vermek istemiyor; ama mecbur veriyor.

Tarih: 11.10.2010 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İslâm dini kişilerin meşru işlerle uğraşmalarını ve geçimlerini helâl yollardan elde etmelerini önerir. Dinimizde haram kılınan şeylerin yapılması günah olduğu gibi, bunların yapılmasına yardımcı ve aracı olunması ve bunlara rıza gösterilmesi de günahtır. Bahsettiğiniz durum bu çerçevede değerlendirildiğinden alınan para helal olmaz.

Evlenmek isteyenlere yardımcı olmak ve helal yollarla aralarını bulmak Müslümanların görevleri arasındadır. Nitekim bir ayette:

“Sizden olan bekârları; kölelerinizden ve cariyelerinizden sâlih olanları evlendirin. Eğer fakir iseler Allah onları fazl u keremiyle zenginleştirir. Allah lütf u keremi bol olan, (her şey'i gereği gibi) bilendir.” (Nûr, 24/32)

buyurulmuştur. Ancak bunu bahane ederek ücret almak bir müslümana da yakışmaz.

İslâm, îman edenler arasında evlenme çağına geldiği halde maddî yönden evlenme imkânı bulamayan fakirlere yardım elinin uzatılmasını emretmekle, cemiyetin ahlâkî ve sosyal yapısında meydana gelecek sarsıntıyı önceden önlemiş oluyor; proleter, burjuva ve aristokrat gibi sınıf mücadelelerine açılacak kapıyı kapatıyor.

İslâmın ilk devirlerinde bu emir kusursuz tatbik edildiği için fakirle zengin arasındaki uçurum kapatılmış; zina hâdiseleri yok denilecek kadar azalmış; kadınlara söz ve hareketle sataşma hafifliği kalmamıştı.. Evet, Asr-ı saadet ve dört halîfe devrinde durum böyle idi. Ondan sonra zaman zaman ve yer yer bu emir tatbik edilmediği veya unutulduğu için genç kuşakta bir bunalım baş göstermiş, bu sebeble ahlâkî ve içtimaî sahalarda müthiş sarsıntılar meydana gelmiştir.

Zîra bir cemiyette zengin yüz binleri harcayarak şaşaalı düğün yapıp evlenir; fakir ise evlenmeye güç yetiremeyip boyun büker de zenginden hiç bir yardım görmezse, o cemiyetteki ahlâkî çalkantıları önlemek çok zor olur... Hele bir de o cemiyet İslâm kültüründen ve tahkiki bir îmandan mahrum bulunursa. ..

Şunu da ilâve edelim ki, İslâm bu emir ve prensibiyle fakiri bir yük olarak zenginin boynuna yüklememiş, insan şeref ve haysiyetine lâyık olduğu değeri sunarak şu yolları koymuştur:

a) İçtimaî dengenin sağlanabilmesi için zengin ölü yatırımdan kaçınmak ve fakire iş sahasını açmak için faydalı yatırımlara girişecek.

b) Emeğin karşılığını eksiksiz ödeyecek.

c) Kırkta bir zekâtını kuruşuna kadar verecek.

d) Yetimleri himaye edecek, evlenme imkânı bulamayan fakir bekârları evlendirecek.

e) Zengin bütün bu vecibeleri yerine getirirken hiç kimsenin izzet-i nefsini rencide etmeyecek.

Ayrıca İslâm, fakirleri de manevî disiplin altına almış ve şu hususlara dikkat etmelerini emretmiştir:

1. Çalışma imkânı bulunduğu müddetçe çalışacak, kimseye yük olmamaya gayret edecek.

2. Dinde kendinden yukarıya, dünyalıkta kendinden aşağıya bakacak, israftan kaçınacak.

3.
En hayırlı lokmanın, alın teriyle elde edilen lokma olduğunu bilecek.

4. Zenginin malına göz dikmeyecek, kendi güç ve kuvvetine güvenecek ve bu anlayış içinde Allah'a tevekkül edecek.

5. Bütün gayretlerine rağmen maddî imkân elde edemez ve bu yüzden evlenemezse, şehvetini kırmak için oruç tutacak. Çünkü nefsi dizginlemek için tesirli ilaçlardan birincisi tahkikî îmânın gönülleri dolduran âhiret inancı, diğeri de orucun verdiği ruh ve mânadır. Bunun içindir ki Hazret-i Peygamber (a.s.m) şöyle buyurmuştur:

“Ey gençler zümresi! Sizden kim evlenmeye güç yetiriyorsa evlensin. Çünkü evlenmek gözü haramdan daha çok sakındırıcı ve iffeti daha çok koruyucudur. Güç getiremeyene ise oruç gerekir. Çünkü oruç onun için şehveti kırıcıdır.” (İbnu Mâce, Nikâh 1)

Nitekim mealini verdiğimiz Nur suresindeki âyeti takip eden 33. âyetle bu husus çok açık bir ibareyle ifâde ediliyor; fakir olanlara, evlenme imkânı bu­luncaya kadar iffetlerini korumaları emrediliyor:

“Evlenmeye çâre bulamayanlar, Allah kendilerini fazl u keremiyle zengin kılıncaya kadar iffetlerini korusunlar.” (Nûr, 24/33)

Hazret-i Peygamber (a.s.m), iffetini korumak için evlenmek isteyen kimseye, Allah'ın ayardım edeceğine dair vadi olduğunu haber vermiştir. (Tirmizi, Fezailu'l-Cihad 20; Nesai, Nikah 6)

İşte bunun içindir ki, İslâm bu âyetle normal evlenmeyi sünnet kılmış; buna güç getiremeyen fakirleri evlendirmeyi de zenginlere sünnet kılmıştır. Bu da mümkün olmadığı zaman oruç tutması sünnet yollu tavsiye edilmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun