Eşlerin ikisi de çocuğu emzirmeme kararı alabilir mi?

Eşlerin ikisi de çocuğu emzirmeme kararı alabilir mi?
Tarih: 16.03.2021 - 20:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

Eşlerin ikisi de çocuğu emzirmeme kararı alsa ve süt anne de istemeseler (direk mama ile besleseler bebeği) bu caiz midir? Sadece hazır mama vermemiz caiz mi? Yoksa en azından bir kere emzirmek farz mı? Eşim çocuğumuzu emzirmese ve başka süt anne de bulmasak, sadece mama versek bunun dini açıdan bir sakıncası var mı?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlk altı ay süt vermeyen günahkar olur.

Bakara suresinin 233. ayetinde; “Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler...” buyrulmuştur.

Hanefilere göre bebek mama ile beslenecek hale gelinceye kadar emzirmek vacip, bundan sonra iki yaşına kadar müstehab, iki buçuk yaşına kadar ise caizdir.

Sonuç olarak; alan uzmanlarının, ilk altı ay sadece anne sütü ile beslenmenin sağlanması ve iki yaş ve sonrasına kadar emzirmenin sürdürülmesi yönündeki tavsiyeleri doğrultusunda ilk altı ay bebeğin emzirilmesi dinen gereklidir. Bunun için ya anne bebeğini emzirmeli ya da sütanne tutulmalıdır.

Anne babanın ilk altı ay için bebeğe anne sütü verilmemesi kararı almaları caiz değildir. Sütanne tutulamıyorsa annenin bir mazereti yokken emzirmekten kaçınması caiz değildir.

Ancak 6-24 aylık dönemde bebek mama ile de beslenebileceği için emzirilmesi tavsiye edilmekle birlikte dinen zorunlu değildir.

Hamile ve emziren kadın ayrıcalıklıdır

İslam kadının doğurganlığına vurgu yapmakla kalmamış, gerek hamilelik döneminde, gerekse de doğumdan sonra kadının bu yönüyle ilgili olarak çeşitli hukukî düzenlemeler getirmiştir.

Bu düzenlemeler kendisini Hz. Peygamber (as)m Efendimizin pratiklerinde açıkça göstermiştir.

Konuyla ilgili ilk olarak hamile kadınların oruç tutup tutmamalarıyla ilgili söz konusu uygulamayı örnek verebiliriz. Bir rivayete göre Hz. Peygamber (asm) şöyle buyurmuştur:

“Allah, yolcudan namazın yarısını kaldırdı, orucu da tutmama hususunda ruhsat tanıdı. Ayrıca çocuk emziren ve hamile kadınlara, çocukları hususunda endişe ettikleri takdirde, oruç tutmama ruhsatı tanıdı.” (Ebu Davud, Savm 43; Tirmizi, Savm 21; Nesai, Savm 51)

Bu hadis ramazan ayında oruç yemelerine ruhsat verilenlerden bazıları olarak yolcuları, çocuk emziren ve hamile olan kadınları zikrederek çocuk emziren kadınlara ve hamilelere oruç tutmama ruhsatı verildiğine delil olmaktadır.

Bu durumda hamileliğin sebep olduğu sağlık şartları altında anne adayı olan kadının mağduriyeti engellenmeye çalışılmıştır.

Yine doğumdan sonra çocuğunu emzirirken kadının sık beslenme ihtiyacına karşılık ona Ramazan ayında oruç tutup tutmama konusunda serbestiyet tanınmıştır.

Konuyla ilgili olarak bir rivayette geçen zina sonucu hamile olan kadına uygulanacak had cezasının uygulamasıyla ilgili düzenleme ise bir diğer örneği teşkil etmektedir.

Bu rivayete göre, Gamid kabilesinden bir kadın gelip; “Ya Resulallah! Ben zina ettim, beni temizle”, dedi.

Allah Resulü de onu geri gönderdi.

Ertesi gün olunca kadın, “Ya Resulallah! Beni niye geri gönderiyorsun. Herhalde sen beni de Maiz’i geri çevirdiğin gibi çevirmek istiyorsun. Vallahi ben (zinadan) gebe kaldım” dedi.

Resulullah (asm) da; “Ama şimdi hayır, doğuruncaya kadar şimdi git.” buyurdu.

Kadın çocuğunu doğurunca bir çaput parçasına sardığı çocuğunu Resulullah’a getirdi ve “İşte onu doğurdum” dedi.

Bunun üzerine Resulullah (asm) de; “Git çocuğu sütten kesene kadar emzir” buyurdu.

Kadın çocuğu sütten kesince elinde ekmek parçası tutabilen çocuğunu Resulullah’a getirip; “İşte Ya Resulallah! Onu ayırdım. Yemeğini de kendi yiyebiliyor” dedi.

Bunun üzerine Efendimiz çocuğu Müslümanlardan birine vererek kadının cezası uygulandı.”  

Aynı rivayetin sonunda kadının cenaze namazını bizzat Hz. Peygamber Efendimizin kıldırdığı belirtilir. (Müslim, Hudud 22, no: 1695); Ebu Davud, Hudud 24, 25, no: 4434, 4441)

Konuyla ilgili olarak başka bir rivayette de cinayet işleyen bir kadının cezası çocuğun annesine ihtiyacı kalmayacak yaşa gelmesine kadar ertelenmesi gerekir. Nitekim Hz. Peygamber (asm) şöyle buyurmuştur:

“Kadın kasten ve bilerek birinin canına kıyıp onu öldürdüğü zaman, hamile ise, doğum yapıp bebeğini bir bakıcıya teslim edinceye kadar öldürülmez ve hamile kadın zina ederse, doğum yapıp bebeğini bir bakıcıya teslim edinceye kadar ona ceza verilemez.” (Müslim, Hudud 22; Ebu Davud, Hudud 24, 25)

Hamile kadınlar ile çocuk emziren kadınların oruç tutmama ruhsatına sahip olması ile hem annelerin hem de emzirdikleri yavrularının sağlık açısından zarar görmesi engellenmiştir.

Zina cezasının ve cinayet cezasının ertelenmesiyle ise, daha çok annenin değil, doğacak olan çocuğun mağduriyeti engellenmeye çalışılmıştır.

Özetle, evlatlarımız Allah’ın bize nadide emanetleridir. Onların hakkını korumak zorundayız. Yoksa bizden davacı olurlar.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun