Dünyada bedensel engelli olanlar ahirette de engelli mi olacaklar?

Tarih: 27.10.2006 - 23:07 | Güncelleme:

Soru Detayı

- İnsanlar bu dünyada nasılsa ahirette de öyle olacak deniyor. Mesela bu dünyada görme özürlü ise ahirette de görme özürlü mü olacak?
- İnsanın bu dünyada hoşlanmadığı beğenmediği bir halin ahirette de olması haksızlık değil mi?
- İsrafil (A.S) suru ikinci defa üflediğinde her ceset ilk yaratıldığı gibi mi tekrar yaratılacak yani uzvu eksik olanlar tekrar uzvu eksik şekilde, bedensel engelli doğanlar tekrar bedensel engelli şekilde mi yaratılacak?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bedenlerde bulunan özürler, sadece dünya yönüyledir; ahirette onların hiçbir eseri olmayacaktır.

Siyaha boyanmış veya eğri olarak bir çekirdek, toprak altına konulup yeni bir yaratılışla ağaç olunca, onun çekirdeğindeki siyahlık veya eğrilik, ağacın yaprak, çiçek ve meyvelerinde olmayacağı gibi, bu dünyada özürlü olan insanların, ahiret alemlerinde bu hallerinden hiçbir eser ve iz kalmayacaktır. Yepyeni bir yaratılışla en mükemmel şekilde cennete layık olarak yaratılacaktır: Ne göz görmüş, ne kulak işitmiş ne de insanın aklına, hayaline ve kalbine gelmiş…

Her yaratılan insan dünyaya farklı ruhi ve bedeni istidatlarda gönderilmektedir.

Kimisi daha akıllı, kimisi daha cesaretli, kimisi daha cimri, kimisi daha kıskanç…

Öte taraftan, kimisi daha yakışıklı, kimisi daha güzel, kimisi daha alımlı, kimisi daha sağlıklı, kimisi daha sağlıksız, kimisi de bedensel özürlü…

İşte bize verilen bütün bunlar bizim nisap miktarımızı oluşturmaktadır. Yani görme özürlü olan bir kişi harama bakamayacağından dolayı böyle bir mesuliyeti ve hesabı olmayacaktır; işitme özürlü olan bir kişi gıybet dinleyemeyeceğinden dolayı böyle bir mesuliyeti ve hesabı olmayacaktır, ila ahir…

Bizim vazifemiz, -eksik, tamam, fazla- bize ne verildiyse onları Allah’ın emirleri doğrultusunda kullanmak ve imtihanımızı en iyi şekilde tamamlamak ve böylece ebedi huzuru yakalamak.

Ahiret sonrası, mümin olan ve başta namaz, salih amel işlemiş insanlar için cennet vaad edilmiş. Cennette ise, kıskançlık, cimrilik, haset, kin, zalimlik gibi manevi bütün olumsuz özelliklerimiz bizden alınacak ve pirüpak, tertemiz, bütün cemal sıfatlarla inşallah oraya gireceğiz.

Aynı şekilde bizim vücudumuzdaki gerek doğuştan gerek sonradan olmuş özürler, sakatlıklar, hastalıklar bizden alınacak ve en münasip şekilde gene bedenimizle, belki daha mükemmeli ile inşallah oraya gireceğiz.

Ama -Allah korusun- cehennem için tam tersini söyleyebiliriz.

Tâhâ suresinin 124-127. ayetlerinde ve Kur'an’ın daha nice ayetlerinde tefsiren şöyle buyurulur:

“Haşir esnasında, Allah’ı zikirden ve O’nun emirlerini yerine getirmekten kaçınanları dünyada kör olmadıkları halde ‘KÖR’ olarak diriltiriz. Çünkü ayetlerimiz o kişiye ayan beyan gelmiş, şu haram, şu helal diye açık seçik kendisine beyan edilmiş, başta namaz bütün kulluk vazifeleri kendisine tebliğ edilmiş olduğu halde, o kişi ya nefsinin ya aklının hevasına uyup bunları hiçe saydığı için kendisini böyle ‘KÖR’ olarak diriltiriz. Üstelik ayetlerimize uymayan ve Allah’ın şeriatını elinin tersiyle iten bu kişilere hesaptan sonra verilecek ebedi ahiret azabı çok daha şiddetli olacaktır.”

Bize bir dakika ahiret manzarası seyrettirilse, belki hepimiz diyeceğiz ki, keşke bedensel özürümüz olsaydı da şundan, şundan, şundan... sorumlu olmasaydım.

İşte bize düşen bu dünyada iken, bu güneş gibi hakikati görüp, Allah rızası için yaşamak ve o doğrultuda, başta 5 vakit namaz, salih ameller işlemek, öte taraftan başta en büyük günahlar olmak üzere günahları, haramları bırakın işlemeyi, onlara kesinlikle yaklaşmamak!..

İlave bilgi için tıklayınız:

Allah niçin kullarını bir yaratmadı? Kimini kör, kimisini topal olarak yarattı?
Gerçekten her şey en güzel ve en mükemmel olarak mı yaratılmıştır?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun