Duanın yapılış şekli nasıl olmalıdır, makbul dualar nelerdir ve ne zaman dua edilmelidir?

Tarih: 07.05.2006 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Duanın nasıl yapılması gerektiği hakkında yüce Rabbimiz bize yol gösteriyor ve açıkça, başka hiçbir izaha gerek kalmayacak şekilde:

“Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Bilesiniz ki o, haddi aşanları sevmez. ... Allah'a korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Muhakkak ki iyilik edenlere Allah'ın rahmeti çok yakındır.”(1);

“Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek, yüksek olmayan bir sesle, sabah akşam Rabbini an. Gafillerden olma.”(2) buyuruyor.

Yine, dua etmekten kibirlenip kaçınmak gibi, dua ederken de tiz perdeden bir sesle ve ölçüsüzce ellerini avuçlarını açarak, büyüklenerek dua etmekten men ediyor ve mütevazi bir şekilde, kapısında bir dilenci gibi, boynu bükük ve kalbi kırık, dudağı buruk ve mahzun bir eda ile dua edilmesini emrediyor.(3)

Dua, yalnız Allah için ve Allah’a yapılır. Yani, insan istediğini sadece Ondan ister, başkasından bir şey istenmez. Çünkü,

“El açıp yalvarmaya layık olan ancak odur. Onun dışında el açıp dua ettikleri onların isteklerini hiçbir şeyle karşılamazlar. Onlar ancak ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu açan kimse gibidir. Halbuki (suyu ağzına götürmedikçe) su onun ağzına girecek değildir. Kâfirlerin duası kuşkusuz hedefini şaşırmıştır.”(4)

Ayrıca, Cenab-ı Hakk'ın en hoşlandığı ve kabule en şayan olan dua da herkesin uykuda veya başka işlerle meşgul olduğu gafil saatlerde yapılan duadır. Büyükler hep bu vakitleri gözleyip dua etmişlerdir. Peygamberimiz (s.a.v) de, en geniş kapsamlı dualarını gece namazından (teheccüd) sonra yapmıştır. Uykuyu, gafleti bir kenara bırakıp, gecenin bir kısmında uyanık bulunarak münacatta bulunmak insanı Allah’a yaklaştırır.

“Korkuyla ve umutla Rablerine yalvarmak üzere (ibadet ettikleri için), vücutları yataklardan uzak kalır ve kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.”(5)

Mühim bir iş için duaya başlamadan önce sadaka vermek ve iki rekat namaz kılıp abdestli ve kıbleye yönelik olarak dua etmek, önce Allah’a hamd edip sonra da Peygamberimize salavat getirmek, duanın kabulü için önemli şartlardan biridir.

Dualar için belli vakitler ve uygun saatler vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:

Ezan ve kamet arası, ezan okunurken, gecenin sonunda, farz namazların ardından ve özellikle sabah namazından sonra, secde halinde, Kâbe ve Mescid-i Nebevi gibi mübarek yerlerde, üç aylarda ve kandil gecelerinde, ramazan ayında ve Kadir Gecesi'nde vs. gibi.

Bir de duası reddedilmeyen kimseler ve reddedilmeyen dualar vardır. Bunlar da başta anne ve babanın evladına duası, misafirin duası, mazlumun duası müminin mümine gıyabında yaptığı dua.

Dipnotlar:

(1) A’raf, 7/55-56.
(2) A’raf, 7/205.
(3) A’raf, 7/206.
(4) Ra’d, 13/14.
(5) Secde, 32/16.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Kategori:
Okunma sayısı : 100.000+

Yorumlar

Muhammmet

Site içerisinde bulunan konular, derlemeler ve paylaşımlar tam anlamıyla bilgi hazinesi. İnternet ortamında bulunan nadir kaynaklardan birisi diyebilirim. İnsanların bazı konularda farkındalık kazanıp, bilinçlenmesine vesile oluyorsunuz! Emeği geçen herkese teşekkürler..

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Adem Sönmez

Siteden çok faydalanıyorum. Çok güzel bir üslup ile kalbe ve akla dokunuyor cevaplar. Burdaki konuyla alakalı bir sorum olacaktı: duadan önce yapılan hamd ve Efendimize salavat ve duadan sonraki salavat ve Fatiha’nın okunuşu olmadan da dua edilebilir mi? Şunu için soruyorum. Bazı durumlarda insan Allah’a hemen du ediyor, mesela zor bir anda “Allahım bana yardım et”, yada yolda hasta birini gördüğümüzde “Allahım bu kuluna şifa nasip et”. Bu duaların öncesinde ve sonrasında hamd ve salavat getirmediğimiz için duanın kabul olma ihtimali nasıldır?
Selamlarımla

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editör

Bu şartlarda da dua kabul olabilir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun