Dinimize göre azlin hükmü nedir; yani azl / azil / meniyi dışarı atmak caiz midir?

Tarih: 22.10.2006 - 12:59 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Doğum kontrolü meselesi, ülkemizi ve İslâm alemini aşan bir meseledir. Her yerde ondan söz edilmektedir. İslâm aleminde münakaşası yapıldığı gibi, Hristiyanlık aleminde de münakaşası yapılmaktadır. Asrımızda Mevdûdî, Seyyid Kutub, Ahmed al-Şarbasî ve Said al-Butî gibi zevat bu konuyu ele alarak durumu açıklamışlardır. (Allah onlardan razı olsun). Bunların bir kısmı Türkçeye tercüme edilmiştir. Bunun için bu konuda fazla bir şey söylemek icab etmez. Yalnız bazı kimseler bu hususta kanaatimi sordukları için kısa da olsa bir şeyler söylemeye mecbur kaldım. Evlenmek, Peygamber (sav)'in sünnetlerinden biridir. Onunla ilgili çok hadis varid olmuştur. Ez cümle şöyle buyuruyor:

"Nikâh benim sünnetimdir."(1).

Evlenmenin birçok hikmetleri vardır; başlıcaları şunlardır:

1. Fıtratın ihtiyacını karşılamaktır. Kur'ân-ı Kerîm şöyle buyuruyor:

"Huzur bulaşınız diye cinsinizden sizin için eşler yaratması, Allah'ın büyük ayetlerinden biridir."(2).

2. Neslin devamı ve beşeriyetin çoğalmasıdır. Peygamber şöyle buyurur:

"Evleniniz. Çünkü ben sizin çoğalmanızla iftihar ediyorum."(3).

3. Şerefi muhafaza edip ahlâksızlığa düşmekten korumaktır. Peygamber (sav) şöyle buyuruyor:

"Ey gençler, evlenmeye gücü yeten evlensin. Çünkü o, gözü -harama bakmaktan- korur, zinadan da muhafaza eder."(4)

Durum böyle olmakla beraber, iradesi kuvvetli olup gayrimeşru hayata yaklaşmayacağını bilen kimsenin evlenmeyebileceği gibi, evlenen kimse de azl gibi bir yol ile çocuk yapmamak için tedbir alabilir. Câbir bin Abdullah (ra) dan şöyle rivayet edilmiştir.

"Kur'an-ı Kerîm nazil olurken biz azl ederdik. Bu durum Peygambere (sav) ulaştığı halde bizi men etmedi."(5)

"Azl"ın mânâsı, meniyi dışarıya akıtmaktır. Azl ile ilgili çok hadis vardır. Bir kısmı onu hoş görmemiş ise de kesin olarak yasaklayan bir hüküm de getirmemiştir. Bunun için cumhuru ulemaya göre, kadının rızasıyla azl mubah kabul edilmiştir. Hatta Şafiî ulemasının bir çokları kadının rızasını almak söz konusu değildir, diyorlar.

Fakat tamamıyla tenasül cihazının görevine son vermek için ilâç kullanmak veya ameliyata başvurmak kesinlikle haramdır. Bu husus için asla cevaz olmamıştır.

Sa'd bin Ebi Vakkas'tan rivayet edilmiştir:

"Peygamber (sav), Allah'a kulluk etmek maksadıyla daimi surette evlenmeyi terketmek isteyen Osman bin Ma'zun'un dileğini reddetti. İzin verseydi biz de kendimizi iğdiş edecektik."

Meni rahimde yerleştikten sonra nutfe ve alâka -kan pıhtısı- halinde iken herhangi bir ilaç ile onu düşürmenin caiz olup olmadığı hususunda ihtilâf vardır.

Hanefî ulemasından meşayih-i Maveraünnehir, Cevahir al-Ahlati ve al-Nehr ile Şafiî ulemasından Abu İshak el-Merzedi ve Remli'nin sözünden anlaşıldığına göre mazeret olmasa da caizdir(6).

Gazali, İbn Hacer, al Bahr ve Hanefî mezhebinde racih kavle göre mazeret olmazsa caiz değildir(7).

Ama meşru bir mazerete binaen onu aldırtmak veya ilaç ile onu düşürmekte beis yoktur. Meşru mazerete birkaç misal:

1. Hamile kadının hastalığını artıracak veya helakine vesile olacak hastalığın bulunması,

2. Çevrenin çok bozuk olup, fitne ve fesadın yaygın halde olması, yani doğacak çocuğun ahlâkını bozacak mahiyette olması,

3. Fakr ve zaruretin hüküm sürmesi, İbn Vehban şöyle diyor: Hâmile kadının hamli alınmadığı takdirde, emzikli çocuğunun sütü bozulup babasının da fakir oluşu yüzünden kendisine süt verecek bir kadın bulamamış olması bir mazerettir(8).

Dipnotlar:

1. İbn Mâce, Nikâh bölümü.
2. Rûm, 30/21.
3. Buhârî. Müslim, Nikâh bölümü.
4. Müslim
5. İbn Mâce
6. al-Fetâva'l-Hindiye, V/356; Şebramilisi, VI/179.
7. İbn Abidin, II/380.
8. age.

(Halil GÜNENÇ, Günümüz Meselelerine Fetvalar, II/127)

İlave bilgi için tıklayınız:

AZİL / AZL.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun