Bir bayan, evlendiğinde eğer ki istemiyorsa eşinden çocuk yapmama hakkına ve özgürlüğüne sahip midir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kadın, kocası istemesi halinde, eğer tıbbi bir sakınca yoksa, çocuk doğurmayı istememe hakkına sahip değildir. Aynı şekilde kadın istediği halde koca da çocuk olmamasını isteyemez.

“Evleniniz, çoğalınız, çünkü ben kıyamet gününde sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim.”1

“Sevimli, doğuma müsait kadınlarla evlenin.”

hadisi şeriflerinden, evlilikte esas alınan önemli bir noktayı öğreniyoruz, o da neslin devamını sağlamaktır. Bu meselede dikkat edilmesi gereken husus, neslin üremesini engelleyici tedbirleri baştan almaktır. Yani doğurabilen hanımlarla evlenmektir.

Her meselede olduğu gibi, bu meselenin de şüphesiz birtakım istisnaları vardır. Bazı şartlarda hadis-i şeriflerde de müsaade edildiği “azl”e, bugünkü tabirle doğum kontrolüne ruhsat verilmektedir.

Azli câiz gören âlimlerin görüşlerini üç gurupta toplamak mümkündür: "Mutlak câiz görenler, şartlı câiz görenler, câiz olmakla beraber mekruhtur, yapılmaması tercih edilmelidir" diyenler.

1. Gazzâlî, Nevevî gibi Şâfiî mezhebi âlimlerinin açık ifadelerine göre bu mezhepte azil câizdir; ancak tenzihen mekruhtur, yapılmaması tercih edilmelidir; dînin gâyesi (neslin korunması ve çoğaltılması) ve azlin yapılmamasını tavsiye eden hadîsler bu hükmün delîli ve dayanağıdır. (Gazzâlî, İhyâ, II, 47-48; Nevevî, el-Mecmû', XV, 577).

2. Hanbelî mezhebine göre kadının izin vermesi halinde azil câizdir, kadın izin vermezse kocanın tek taraflı irâdesiyle azil yapması mekruh, hattâ bazı Hanbelîlere göre haramdır. (Keşâfu'l- kınâ', III, 112; el-Muğnî, VII, 23-24).

3. Malikî mezhebine göre de kocanın azil yapmasının câiz olması karısının iznine ve rızâsına bağlıdır. (eş-Şerhu'l-Kebîr, II, 266).

4. Hanefîlere göre karısının rızâsı bulunmadan kocanın azil yapması mekruhtur; ancak düşman ülkesinde bulunmak veya toplum ahlâkının bozulmuş olması sebebiyle doğacak çocuğun İslâmî kimlik ve kişilikten uzak yetişmesi ihtimâli gibi sebepler bulunursa koca, karısına rağmen azil yapabilir ve bu azil mekruh olmaz. (Kâsânî, Bedâi', II, 334; İbn Âbidin, Radd, III, 176).

Mazeretli azil:

Bazı hallerde kadının izni bulunmasa bile azli câiz kılan sebepler (mazeretler) fıkıhçılar tarafından şöyle açıklanmıştır:

a) Düşman ülkesinde bulunmak ve çocuk doğduğu takdirde düşmanın eline düşerek esir veya köle olması ihtimâlinden korkmak.

b) Toplum ahlâkının ve eğitiminin bozuk olması sebebiyle çocuğun iyi bir Müslüman olarak yetiştirilmesinin güç hale gelmiş olması

c) Câriyelerin bulunduğu dönemlerde bunların hâmile kalıp çocuk yapmalarının istenmemesi. Çünkü çocuk yapan câriyenin statüsünün değişmesi, artık çocuk anası (ummu'l-veled) olan câriyenin alınır satılır olmaktan çıkması söz konsudur.

d) Kadının zayıf, emzikli veya hasta olması gibi sebeplerle hâmile kalması halinde zarar görmesi ihtimâlinin bulunması.

e) Kocanın gelirinin az olması veya ibâdet gibi başka faâliyetlere de zaman ayırmak istemesi sebebiyle fazla çocuk yapmayı istememesi.

Hanefîlere göre ilk iki sebep bulunduğunda karının izni şart değildir. Diğer sebepler bulunduğunda azlin câiz olabilimesi için zevcenin izni şarttır; çünkü Hz. Peygamber'in (s.a.v.) "zevcenin izni olmadıkça azil yapılmasını yasakladığı" rivâyet edilmiştir (İbn Mâce, I, 625).

Mazeretsiz azil:

Yukarıda sıralanan veya bunlara benzeyen mazeretler ve sebepler bulunmadığı halde, yalnızca çocuk yapma, eğitme ve büyütme külfetinden kaçmak için azil yapılacaksa buna zevcenin izin vermesi, râzı olması azli câiz kılar mı?

Bu soruya müsbet cevap verenler, "evet, câiz olur" diyenler bulunmuş ve bunlar, "cinsî temasın tamam olması ve çocuk doğurma hakları kadına aittir, kadın bunlardan vazgeçer de azle izin verirse sakınca kalmaz" şeklinde bir delîle dayanmışlardır.

Soruya olumsuz cevap verenler, "meşrû bir mazeret bulunmazsa azil, kadın izin verse de tenzihen mekruhtur, daha iyi olanı terketmektir " diyenler ise, burada bir de dînin ve ümmetin hakkı bulunduğu, çocuğun olmasında dînin ve ümmetin menfaatinin söz konusu olduğu fikrinden hareket etmişlerdir. (Zeydân, el-Mufassal, VII, 257 vd.)

Bütün bu hükümlerden sonra denilebilir ki şartlar müsaitse, erkeğin, kadının rızası olmadan korunması dinen uygun değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun