Din-bilim ilişkisini açıklar mısınız?

Tarih: 11.05.2020 - 14:49 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Din-bilim konusundaki çalışmaları ile çığır açan ve konuyla ilgili ciddi katkılar yapan Ian Greame Barbour (1923-2013) din-bilim ilişkisinin mahiyetiyle ilgili dört "model" ortaya koyar. Bu sınıflaması ile tarihteki din-bilim tartışmalarını daha anlamlı kılmayı hedefler. Konuyla ilgili başka tasnifler olsa da "efradını cami, ağyarını mani" olması bakımından Barbour'un sınıflaması yapılan eleştirilere rağmen genel bir kabul görmüştür.

Barbour’un dörtlü din-bilim ilişkisi modeli kısaca "çatışma, ayrışma, diyalog ve uyum"dan oluşmaktadır.

 

Ünlü süreç felsefesi düşünürlerinden John B. Cobb'e göre Barbour'un "Bilim ve din arasında ihtiyaç duyulan bütünleşmeye yaptığı özgün, derin ve sürekli katkıyı yapan bir başka çağdaşı yoktur". Bundan dolayı bu tasnif birçok bilim adamı tarafından din-bilim ilişkisini izah etmede sık sık kullanılmaktadır.

Barbour’un dörtlü din-bilim ilişkisi modeli;

1. Çatışma,
2. Ayrışma, Bağımsızlık,
3. Diyalog,
4. 
Bütünlük ve Uyum

Şimdi bunları biraz açalım: 

1. Çatışma

Batı’da din ve bilim aynı alana yönelik zıt ve uzlaştırılmaz iddialarda bulunur. Bu karşıt iddialar uzlaştırılamadığından, kilise ile bilim adamları arasında din-bilim çatışması kaçınılmaz olmuştur.

2. Ayrışma, Bağımsızlık

Din ve bilimin alanları farklıdır. Bilimle din, sınırları, metotları ve amaçları açısından birbirinden tamamen bağımsızdır. Bilim nesnel, genel ve tekrarlanabilir verileri açıklamaya çalışır. Din ise, âlemdeki düzen ve güzelliğin varlığını ve iç dünyamızdaki (bir taraftan suç, endişe ve mânâsızlık, diğer taraftan da merhamet, güven ve hayırseverlik gibi) tecrübeleri araştırır. Meselâ, evrim ve yaratılış söz konusu olduğunda, bilim “Nasıl?”, din ise “Niçin?” sorusuna cevap arar. Dolayısıyla, bilimle din arasında herhangi bir çatışma söz konusu olamaz.  

3. Diyalog

Yapısal açıdan bilimle din arasında zıtlıklar bulunduğu gibi benzerlikler de bulunabilir. Bu da ancak diyalog ile ortaya konulabilir. Diyaloğun amacı, bilimle din arasındaki zıtlıkları değil, benzerliklerin ortaya çıkarılmasıdır. Barbour, din-bilim diyaloğunu iki kısımda incelemektedir: Sınır problemi ve metodolojik paralellikler. Bu diyaloğun sonucunda “bilimin din tarafından işaret edilen problemleri ortaya çıkaran veriyi anlayabileceğine" işaret eder.

4. Bütünlük ve Uyum

Din ve bilim sistematik bir metafizik sentez içinde ortaklık kurabilir. Bilim ve din arasında asırlardır devam etmiş hâlen de devam eden yoğun münasebet, bu her iki alanın bir bütün olduklarını göstermektedir. Einstein, “Dinsiz bilim topal, bilimsiz din de kördür.” derken bu noktaya dikkat çekmek istemişti [Mehdi, N. (2002). "Bilim-Din İlişkisi Problemine Süreççi Yaklaşım ve Ian G. Barbour’un Dörtlü Tipolojisi", M.Ü. İlâhiyat Fakültesi Dergisi, 23/2, ss. 59-75.; Bigliardi, S. (2015). “Barbour’un Sınıflandırması ve İslam Bilim Hakkındaki Çağdaş Tartışma”, Din-Bilim Okumaları, der&çev: H. Aydeniz- F. Topaloğlu, Ankara: Elis, ss. 204-230.].   

Muhammed Abduh’un din-bilim ilişkisiyle ilgili görüşleri bunun güzel bir örneğidir. Muhammed Abduh “akıl-bilim ile din arasında hiçbir çelişkinin mevcut olmadığını, ikisinin de aynı kaynaktan geldiğini, bilimin maddî hayatımızı temin eden ve tabiat kuvvetlerinden faydalanmayı öğreterek bu dünyada mutlu olmamızı sağlayan vasıtaları gösterdiğini, dinin ise ahlaki melekelerimizi geliştirerek ve ruhumuzu terbiye ederek, bizi âhiret hayatında saadete götürdüğünü, Kur’an’ın ve aklın istediği gibi dünyanın ilim ve din kardeş olmadan sona ermeyeceğini söyler.” (Abduh. Tevhid Risalesi. Ankara, Fecr Yayınları, Ankara 1986, s. 55.).

Bu tasnifi yapan Barbour, diyaloğu ve uyum modellerini öne çıkarır. Böylece hem doğal teolojiyi, hem de doğa teolojisini aşan sistematik bir sentezi destekler. Diğer bir ifade ile hem bilim hem de dinin katkı sunduğu metafizik bir sentezi hedefler.

Bir diğer önemli nokta ise, din ve bilimle ilgili tartışmalara bakıldığında, din ve bilimin farklı medeniyetlerde farklı anlamlara geldiği gibi farklı anlayışlara da dayanmasıdır. Bu ayrıma dikkat edilmediğinde, kavram kargaşası ve yanlış anlamalar kaçınılmaz olmaktadır. Bundan hareketle öncelikle din ve bilim kavramlarının kısaca da olsa tanımlanması yararlı olacaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun