Diken sırtlı balıkların evrimleşmesine Darwinin ispinozlarına ne denebilir?

Soru Detayı

Evrime delil gösterilen Diken sırtlı balıkların evrimleşmesine Darwinin ispinozlarına ne denebilir? Diyorlar ki, balık yine balık demeyin çünkü balık denen şey taksonomik olarak bir tür, cins, takım hatta familya bile değil. Balıklar taksonomik bir sınıf. Yaşayan 28.000 soyu tükenmiş yüzbinlerce balık türü vardır. Bunların her biri birbirinden ayrı özelliklere sahiptir ancak aralarında yumuşak geçiş vardır.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Onların cevabı yine sorularının içerisindedir. Bak onlar ne diyor:

Balıklar taksonomik bir sınıf. Yaşayan 28.000 soyu tükenmiş yüzbinlerce balık türü vardır. Bunların her biri birbirinden ayrı özelliklere sahiptir ancak aralarında yumuşak geçiş vardır.”

Biz de aynı şeyi söylüyoruz. Binlerce balık var. Bunların hepsi fotokopi kâğıdı gibi aynı değildir. Zaten hiçbir canlı grubu birbirinin aynı olmaz. İnsanlar fotokopi kâğıdı gibi birbirinin aynı mı? Şayet öyle olsa idi, insanları nasıl birbirinden ayıracaktık?

Her bir canlı türünün teşkil ettiği genetik yapı, bir havuz kabul edilir. Buna gen havuzu denir. Mesela bir Çinli ile bir Arap evlense, bu ikisinin Hz. Adem’den beri atalarından gelen genetik özellikler bir gen havuzu farz edilir. Bu genler arasındaki eşleşmeler ve etkileşimlere göre bir fert yaratılır. Bu fert hiçbir akrabasına yüzde yüz benzemez. Her birisinden belirli oranlarda özellikler vardır.

İşte onların yumuşak geçiş dediği budur. Yani bu ferdin ne tam Çinli ve ne tam Arap ırkından olmaması gibi yapılardır. Bunlar bilimin ortaya koyduğu ve gözümüzle görülen değişikliklerdir. Buna kimsenin bir itirazı yoktur. Onlar bu tür içi veya gen havuzu içerisindeki kombinasyonları hemen yeni ve farklı türlerin meydana geleceğine delil olarak gösterirler ve bu değişikliğin uzun zaman içerisinde olacağını ileri sürerler. Onlara göre zaman sihirli bir havuzdur. O havuza kedi girse aslan olur, kurt olur, aklına ne gelirse olur. Böyle bir düşünce ilim değil safsatadır.

İşte bunun gibi, balıkların teşkil ettiği gen havuzu içerisinde elbette pek çok farklılıklar olacaktır. Ama meydana gelecek balık, tipi, şekli, boyu ne olura olsun yine balıktır. Onların iddia ettiği gibi suların çekilmesiyle hemen balıktan kurbağa, kurbağadan yılan ve timsah gibi sürüngenler meydana gelmemiştir ve gelmez.   

İspinozlar da öyledir. Farklı uzunlukta gaga yapılarına sahip türler vardır. Bazı kurak yıllarda besin azalınca kısa gagalı ispinozların sayısı azalmakta, yağışlı yıllarda artmaktadır. İspinozların başka bir özelliği yoktur. Şimdiye kadar bir ispinozdan bülbül meydana geldiğine kimse şahit olmamıştır.

Bu tip internet dedikodusu ile vakit geçireceğinize, insanın dünyaya gönderiliş gayesi olan Allah’ı bilmek ve O’nu tanımak ve ibadet etmek olan görevinizi yapsanız, sizi bekleyen cehennem azabından kurtulur, ebedî cennetin yolunu tutarsınız. İnsanın ve diğer varlıkların yaratılışı konusunda çok merak sahibi iseniz, bu konuda fen ve felsefecileri dinlediğiniz kadar Allah’ı ve Peygamberi de dinlemelisiniz. Çünkü bu konuda esas söz sahibi onlardır. Zira bütün varlıkları yaratan Allah’tır ve o konuda bilgi sahibi O’nun Peygamberidir.

Siz ahrete gittiğiniz zaman balıkların ve ispinozların nasıl yaratıldığı sorulmayacaktır. Siz de bunu biliyorsunuz. İbadetlerinizi yapıp yapmadığınız, Kur’an’ı okuyup okumadığınız. Peygamberin sünnetlerini öğrenerek onları yaşayıp yaşamadığınız sorulacaktır.

Şeytan ve şeytanlaşmış bazı kimseler sizi varlıkların ve insanların meydana gelişi ile ilgili ateistlerin görüşlerini önünüze sürerek lüzumsuz meşgul ediyorlar. Ta ki ahrete eli boş ve pişman olarak gidesiniz diye.

Şunu iyi bilmek lazım ki, orada pişmanlık fayda vermez. Şeytan da, şeytanlaşmış insanlar da sizden uzaklaşacaklar. Zaten onlar kendi dertlerine düşmüş olacaklar.

Akıllı insan vakit varken ahreti için hazırlık yapar. Lüzumsuz ve boş dedikodularla vakit geçirmez.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
342 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR