Cenab-ı Hakk'ın azametine dokunacak isyan, inkâr gibi günah işleyenlerin tövbe ettikten sonra affedilme ihtimalleri var mıdır?..

Soru Detayı
- Tarihte böyle günahlar işleyip de tövbe eden ve doğru yola girenlerin hayatı hakkında örnek verebilir misiniz?..
Cevap

Değerli kardeşimiz,

İnsan, iman ve küfrü tercih etme özelliğinde yaratılmıştır. İmtihan yeri olan bu dünyada, insanoğlu küfür yolunu seçip Rabbini inkâr etme yanılgısına düşse de hatasını anlayıp Rahim ve Ğafur olan Rabbine yönelince Allah da onu affeder.

Nitekim Kur'an-ı Kerim'de bütün günahların affedilebileceği bildirilmektedir. Bununla ilgili bazı ayetler şöyledir.

 "Hiç şüphesiz Allah hem çok tövbe edenleri hem de çok temizlenenleri sever." (Bakara, 2/222)

Allah'ın sevdiklerine azab etmeyeceği kesindir.

"Kim tövbe edip güzel, yararlı işler işlerse, şüphesiz o, Allah'a gereği gibi yönelip tövbe etmiş olur." (Nisa, 4/17) 

"Ancak tövbe eden, inanıp yararlı iş işleyenlerin, işte Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah bağışlar ve merhamet eder." (Furkan, 25/70).

"Ve bir günah işledikleri veya nefislerine zulmettikleri zaman, Allah'ı anarak günahlarının bağışlanmasını isteyenler, hem de yaptıkları günahta bile bile ısrar etmemiş olanlar. İşte onların mükâfatı, Rablerinden bir mağfiret, ağaçları altından ırmaklar akan cennetlerdir. Orada ebedi olarak kalacaklardır. Güzel amel yapanların mükâfatı ne güzeldir."(Âl-i İmrân, 3/135-136).

Günah üzerine yaşayıp tövbe eden ve imanları makbul olan insanların başında sahabeler gelmektedir. Hz. Vahşi, Halid b. Velid'in hayatları buna örnektir.

İslâm davetini Câhiliye devrinin âdet ve geleneklerini yıkan, kabile gurur ve asabiyetini ortadan kaldıran bir hareket olarak değerlendiren Hâlid b. Velîd İslâm dinine karşı düşmanlıkta, Hz. Muhammed'e ve ona inananlara karşı nefret­te babası, diğer kabile mensupları ve Kureyş ileri gelenleri gibi düşünüyor ve hareket ediyordu. Müslümanların lehine sonuçlanmak üzere devam eden Uhud Gazvesi'nde, Resûl-i Ekrem'in ke­sin emrine rağmen bazı Müslümanların Ayneyn tepesinden ayrıldığını görünce, İslâm ordusuna arkadan hücum ederek savaşın neticesini değiştirdi.

Halid b. Velid, Hendek savaşından sonra 629 yılında Medineye gelerek Müslüman olmuştur. Hâlid, günahları­nı bağışlaması için Allah'a dua etmesi­ni kendisinden isteyince, Hz. Peygamber (asm),

"İslâmiyet daha önceki günahları siler."

cevabını verdi. Müslüman olarak ka­tıldığı ilk savaş Mûte Savaşıdır(Eylül, 629). Hz. Hâlid bu savaşta, İslâm ordusunu Bizans ordusunca imha edilmekten kurtardı. Medine'ye dönün­ce Resûl-i Ekrem kendisine "seyfullah" (Allah'ın kılıcı) unvanı verdi. Resulullahın vefatından sonra da bir çok sefere katılmış ve İslam ordusunun komutanlığını yürütmüştür.

(bk. DİA, Halid b. Velid md. Diyanet Vakfı Yayınları)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun