Boşanan kadın mehrini vermek zorunda mı?

Tarih: 22.01.2026 - 14:43 | Güncelleme:

Soru Detayı

Bakara 229. ayette kendisi boşanmak isteyen kadının erkekten aldığı mehri/fidyeyi vermesi gerektiği ifade ediliyor. Sorum şu; bir kadın zaten kendisine zulmeden türlü türlü eziyet eden bir adamdan ayrılmak istiyorsa mağdur demektir. Öyle bir adam hayatını mahvetmiş ve en güzel yıllarını heba etmiştir. Bu durumdaki kadın neden mehrini geri verecek ki? Mağdur eden adam, mağdur bırakılan bu durumdaki bir kadın.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Boşanan kadın mehrini vermek zorunda mı?
Bakara 229. ayette kendisi boşanmak isteyen kadının erkekten aldığı mehri/fidyeyi vermesi gerektiği ifade ediliyor. Sorum şu; bir kadın zaten kendisine zulmeden türlü türlü eziyet eden bir adamdan ayrılmak istiyorsa mağdur demektir. Öyle bir adam hayatını mahvetmiş ve en güzel yıllarını heba etmiştir. Bu durumdaki kadın neden mehrini geri verecek ki? Mağdur eden adam, mağdur bırakılan bu durumdaki bir kadın.

Koca, karısını boşarsa kadın mehrini geri vermez, ertelenen mehri varsa onu da alacaklı olur.

Kadın mağdur olduğu halde koca onu boşamıyor, toplum da vazifesini yapmıyorsa, kadın kurtulmak için mehrini pazarlık konusu yapabilir (Muhâlâ’a yapılabilir).

1. Bakara 229 ne diyor, ne demiyor?

“…Eğer eşlerin Allah’ın sınırlarını koruyamayacaklarından korkarsanız, kadının (boşanmak için) fidye vermesinde her ikisi için de bir günah yoktur.” (Bakara 2/229)

Bu ayet şunu söylüyor: Kadın boşanmayı istiyor, koca boşamaya razı değil, evlilik fiilen yürümüyor. Bu durumda kadın, kendi isteğiyle bir bedel vererek (genellikle mehir) ayrılabilir.

Ayet “her boşanan kadın mehrini geri verir” demiyor. Ayet zulüm gören kadını anlatmıyor.

2. Hul’ (Muhâla’a) nedir?

Hul / Muhâla’a: Kadın boşanmak ister, koca istemez. Hakim / toplum mekanizması çalışmaz. Kadın “artık bu evlilikte kalmak istemiyorum” der. Bu, kadının talebiyle yapılan bir fesihtir.

Bu yüzden fıkıhta bedel vermesi söz konusu olur.

Ama burada kritik ayrım var

3. Zulüm varsa hul geçerli midir?

Hayır. Eğer erkek zulmediyorsa (şiddet, eziyet, hak gasbı, kötü muamele), hul olmaz. Bu durumda kadın mehir iade etmek zorunda değildir.

Neden?

Çünkü, hul, kadının kusuru / isteği sebebiyle ayrılık. Zulüm erkeğin kusuru. Kusurlu olan taraf bedel öder, mağdur olan değil.

Bu yüzden senin dediğin gibi:

“Adam hayatını mahvetmiş, kadın mağdur. Niye mehir versin?”

İslam hukukunda bunun cevabı: VERMEZ.

4. “Ama pratikte kadınlar mehir veriyor” meselesi

Burada sorun ayet değil, uygulama.

Ne oluyor?

Erkek boşamıyor, aile, toplum, mahkeme devreye girmiyor. Kadın çaresiz kalıyor. “Yeter ki kurtulayım” diyerek mehrinden vazgeçiyor. Bu, dinen bir zorunluluk değil, bir mecburiyet sonucu yapılan pazarlık.

Fıkıh kitapları bunu da açıkça söyler:

“Kadının zulüm altında mehirden vazgeçmesi caizdir ama bu adil değildir; günah zulmedene aittir.” Yani kadın günaha girmez, ama erkek kul hakkıyla yüklenir.

5. Koca boşarsa durum ne?

Koca boşarsa, mehir kadının hakkıdır. Ertelenmiş mehir varsa, kadın alacaklıdır. Erkek geri isteyemez.Bu konuda icma vardır.

Sonuç

- Hul, mağdur kadının değil; boşanmak isteyen kadının yoludur.

- Zulüm varsa hul değil, fesih / talak gerekir.

- Zulüm gören kadın mehrini vermek zorunda değildir.

- Pratikte verilen mehirler çoğu zaman çaresizliğin sonucudur, dinin emri değildir.

Asıl sorumluluk, boşamayan koca, susan toplum ve işletilmeyen adalet mekanizmasıdır.

İlave bilgi için tıklayınız:

Hul, Muhalea

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun