"Birinizin kulağı çınladığı zaman bana salavat getirsin. Beni hayırla ananı Allah da hayırla ansın." hadisini nasıl anlamalıyız?

"Birinizin kulağı çınladığı zaman bana salavat getirsin. Beni hayırla ananı Allah da hayırla ansın." hadisini nasıl anlamalıyız?
Tarih: 23.07.2006 - 20:53 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili hadis şöyledir:

"Sizden birinizin kulağı çınladığı zaman beni hatırlasın, bana salavat getirsin ve şöyle desin: Zekerallahu bihayrin men zekerani bih. Beni ananı Allah da hayırla ansın." (Taberani, Sağır, 2/120, Kebir, 1/322)

Bazı alimlere göre, bu rivayetin uydurma olduğu bildirilmiştir. (bk. İbnu’l-Cevzî, el-Mevzuat, 3/76)

Suyuti bu rivayetn zayıflığına dikkat çekmiş (Leali, 2/285-286), Heysemi de Kebir’deki senedin hasen olduğunu belirtmiştir. (Mecmeu’z-zevaid, hno: 17096)

İbn Kesir ise, bu hadisin senedinin garib olduğunu belirterek şöyle demiştir:

“Eğer bu hadis rivayeti doğruysa, salavat getirmenin müstehap olduğu yerlerden birisi de kulak çınlaması anıdır.” (Tefsir, Ahzab, 56. ayetin tefsiri)

Özetle, kulak çınlamasıyla ilgili hadis zayıf da olsa, kulak çınladığında salavat getirilebilir. Çünkü Allah’ı hatırlamak ve Onun Elçisine salavat getirmek ibadettir.

Uzmanlar, endüstriyel gürültü, yangın alarmları, trafik gürültüsü ve yüksek sesle müzik dinleme gibi çevresel etkenlerin kulak çınlaması rahatsızlığının en sık rastlanan nedenleri arasında yer aldığını bildiriyor. Kulak çınlaması, çoğunlukla işitme sinirlerinin uçlarında meydana gelen hasarlardan dolayı gelişir. Bunun vereceği rahatsızlıktan kurtulmak için sinirlilik ve gerginlik en aza indirilmeli, stresi kontrol altına alınmalıdır.

İşte böyle bir ortamda olan kimsenin, Allah’ı ve Peygamberimizi (asm)  hatırlaması onu rahatlatacak, sinir ve stres gibi gerginliklerden kurtaracaktır. Bu açıdan herhangi bir nedenle salatü selam getirmek güzel olur.

Dinimizde, herhangi bir nesneyi, bir durumu, bir hâli, bir pozisyonu iyiliğe, güzelliğe yormağa izin verilmiş, fakat  kötüye yormağa izin verilmemiştir. İslam dini nazar değmeyi kabul eder. Fakat her şeyi de nazar değdi diye bir fobi hâline getirmek doğru değildir.

İslam’ın bu konudaki tavrı, insana hayatı zehir eden kuruntulardan kurtarmayı ve ona güzel şeyleri düşünmesine izin vererek hayatına neşe katmayı amaçlamıştır. Gerçekten olayları iyiye yorumlayan hayatından lezzet alır, kötüye yorumlayan hayatını zehir eder.

* * *
Kulak çınlamasının tıbbi bazı nedenleri vardır.
Bunlar aşağıda izah edilmiştir. Dini yönden ise bir bağlantısını bulamadık. Fakat eskiden beri insanlar arasında cari olan bir inanış, belki bu konuya ışık olabilir. Şöyle ki;

Bir insanın kulağı çınladığı vakit, “Birileri benden bahsediyor veya falanın kulağını çınlattık.” gibi ifadeler kullanılmaktadır.

Gerçekte dışarıdan gelen bir sesli uyaran olmadan hastanın ses algılamasına "kulak çınlaması" (tinnitus) denir. Bu ses değişik tonlarda ve özelliklerde olabilir. Hastalar kimi zaman bir çınlama, kimi zaman uğultu, rüzgâr sesi veya bir makinenin çalışma sesi gibi tarif edebilirler. Bunların hepsine birden "tinnitus" adı verilir.

Tinnitusa neden olabilecek çok sayıda sebep vardır. Bunlar arasında "kulak kiri" (buşon) gibi basit sebepler olabileceği gibi iyi ya da kötü huylu tümörler gibi ciddi sebeplerde olabilir.

Kulak çınlaması daha çok ileri yaşlardaki kimselerde görülmesine rağmen, her yaşta görülebilir. En sık görülen sebepler olarak şunlar sayılabilir:

- İç kulağın yaşlanması,
- Kulağa giden damarlarda daralma,
- Hipertansiyon,
- Gürültülü ortamlarda bulunma,
- Orta kulak iltihapları,
- Dış kulak rahatsızlıkları,
- Kolesterol ve diğer yağların yüksek oluşu,
- Psikolojik faktörler (depresyon, gerginlik),
- Kullanılan ilaçlar (aspirin, bazı antibiyotikler...).

Bunların dışında; daha seyrek görülen sebepler çok uzun bir liste oluştururlar. Tinnitusun bir hastalık olmayıp, başka bir hastalığın belirtisi olduğu unutulmadan teşhis konulmaya çalışılmalıdır. Ancak tinnitusun gerçek sebebi çoğunlukla tesbit edilemediği için, tedavide hedef tinnitusun azaltılması olmaktadır. Kulak çınlamasının nedeni araştırılırken en sık uygulanan tetkikler şunlardır:

- Odiometrik tetkikler (orta kulak ve iç kulak ölçümleri),
- Tansiyon ölçülmesi,
- Kan tahlilleri (kan şekeri, kolesterol, karaciğer, guatr tetkikleri),
- Radyolojik incelemeler (Normal grafiler, bilgisayarlı tomografi,manyetik resonans).

Yapılan tetkikler sonucunda, eğer tinnitusa sebep olabilecek bir hastalık bulunursa, o hastalığın tedavisi yapılmaya çalışılır. Ancak mevcut hastalığın başarılı tedavisi bile tinnitusu ortadan kaldırmayabilir. Sebebi belli olsun olmasın tinnitusu azaltmak için en sık başvurulan yöntem ilaç tedavisidir. Bu amaçla; iç kulağa giden kan akımını arttırıcı ilaçlar kıllanılır.

Tinnitus eğer hastanın günlük yaşamını etkileyecek kadar şiddetliyse, "tinnitus masker" denilen ve işitme cihazına benzer cihazlar faydalı olabilmektedir.

Tinnitus nedeniyle uykuya dalmakta zorlanan hastalar için pratik bir yöntem olarak, yatmadan önce 15-20 dk süre ile walkman dinlemek olabilir. Bu tinnitusu geçici olarak kaldırabilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 400.000+

Yorumlar

mkartal1027

İmam Nevevi ilgili hadis için hasendir demiş ve eklemiştir. Kim bu hadise zayıf derse delilini getirsin diye. Çok iddialı olan bu sözden dolayı Albani gibi bir kişi dahi bu hadise mevzu diyememiş şiddetli zayıftır demiştir. Yine aynı hadis İbni Hacer El Askalanidede geçmektedir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun