Bir konuda başka mezhebi taklit eden, diğer konularda da taklit etmeli mi?

Tarih: 21.05.2022 - 09:36 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Şafii mezhebindenim, köpek necisi veya taharet konusunda Hanefileri taklit edersem, namazı, guslü ve abdesti de mi Hanefiler gibi kılmalıyım?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bir meselenin tek başına taklidinin caiz olup olmadığı hususunda farklı yorumlar vardır.

Bazı âlimlere göre -örneğin- abdestte başka bir mezhebi taklit eden kimsenin, namazla ilgili diğer konularda da o mezhebe riayet etmesi gerekir.

Diğer bazı âlimlere göre, her mesele bağımsız bir hükme tabi olduğundan -örneğin- yalnız abdest konusunda başka mezhebi taklit eden kimsenin namazla ilgili diğer hususlarda o mezhebe riayet etmesi gerekmez.

En sahih görüş olarak gözüken bu ikinci görüşe şöyle bir misal vermek mümkündür:

Rivayete göre, bir gün Hanefi âlimlerinden Kadı Ebu Asım, Şafii mezhebinden olan Kaffal’ın mescidinin kapısına geldiğinde akşam ezanı okunmaya başladı. Kadı’yı gören İmam Kaffal, -imamlığa davet etti ve gönlünü hoşnut etmek için de- müezzine kamet ederken kelimeleri ikişer defa okumasını söyledi. Halbuki Şafi’de birer defadır. Kadı Efendi de akşam namazını kıldırırken, Besmeleyi cehri olarak okudu. Halbuki Hanefilerde gizli okunur. (bk. Şürünbülali, el-Ikdü’l-Ferid, s. 130)

- Keza, telfik meselesi de kabul görmemiştir. Mesela: Bir adam hem vücudundan kan gelmiş hem de kadına eli değmiştir. Bu kişinin bu abdesti sahih değildir. Çünkü bu durumda her iki mezhebe göre de abdesti yoktur. (bk. İbn Abidin, 1/75)

Böyle bir duruma düşmeden işler devam ederse caizdir, yoksa caiz değildir.

Faydası olur mülahazasıyla şu bilgileri vermekte de bir sakınca yoktur:

Bir Müslümanın, tabi olduğu mezhebin görüşlerine göre amel etmesi esastır. Bu nedenle zaruret olmadıkça, kendi mezhebine göre amel edilmesi gerekir.

Bir mezhepten diğerine tamamen geçmek mümkün olduğu gibi, kendi mezhebinde çıkış yolu bulamayan bir kimse, o konuda diğer mezhebin içtihadına, görüşüne göre amel edebilir; bu caizdir. Fakat bu taklit keyfi ve nefisten gelen bir arzu ile olmamalıdır; bir zaruret ve maslahata göre yapılmalıdır.

Bir meselede kendi mezhebinden başka bir mezhebi taklit eden, kimse şu hususlara dikkat etmelidir:

a) Birincisi: Bir ibadet veya muamele başka bir hak mezhebe göre taklit edilecekse, o ibadet veya muamelenin daha önce yapılmamış olması gerekir. Mesela, Şafi mezhebine mensup olan bir kimse, namaza başlamadan önce hanımına eliyle dokunduğunu namazı kıldıktan sonra hatırlasa; sonra da “Nasıl olsa abdestim Hanefi mezhebine göre tamamdır.” deyip o meselede Hanefi'ye tabi olsa, namazı sahih olmaz.

b) İkincisi: Taklit eden kimse, her mezhepten kolayına geleni seçip ona göre amel etme gibi bir yola girmemelidir. Böyle bir hareket, farklı mezheplere göre birbirine zıt konuları bir arada yapma sayılır ki, buna “telfik” denir. Telfik ise caiz değildir. Daha önce verilen misal buna da bir örnektir.

c) Üçüncüsü: Bir meselede bir mezhebi taklit edebilmek için, o meselede, o mezhebin bütün şart ve vaciplerini bilmek gerekir. Mesela, Hanefi olan birisi, abdest hususunda Şafi mezhebini taklit edecekse, abdestin şart ve vaciplerini Şafii mezhebine göre bilmesi ve onlara riayet etmesi gerekmektedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun