Ayetleri kendi duamız gibi okumamız sakıncalı mı?
Kuranda geçen peygamberin dualarını bizler kendimiz için nasıl dua etmeliyiz? Mesela Hz. Musa as Rabbim vereceğin tüm hayırlara muhtacım bu ayeti kıssasıyla bir bütün olarak mı bakmalıyız? Yoksa sadece dua kısmını alıp kendi duamız gibi dua edebilir miyiz? Yani Hz. Musa as öncesinde iki kişiye yardım ediyor sonrasında bu duayı ediyor bizler de bu kıssadan ders çıkararak dua etmeden önce bu şekilde mi etmeliyiz, bir bütün olarak mı dua ayetlerini ele almalıyız? Sadece dua kısmını alıp kendi duamız olarak edebilir miyiz?
Değerli kardeşimiz,
Evet, Hz. Musa (as) duasını, "iktibas" suretiyle, yani o durumdan ders çıkarılarak "Rabbim, bana göndereceğin her hayra muhtacım" şeklinde dua edebiliriz.
Kuran-ı Kerim'de geçen peygamber dualarını veya ayetleri kendi duamız gibi okumak sakıncalı olmadığı gibi, aksine bu dualar en beliğ (anlamlı ve etkili) dualar olarak kabul edilir.
Peygamberlerin Kuran’da geçen duaları, Kuran'ın bir parçası olduğu için hem okunması ibadet hem de dua olarak yapılması tavsiye edilen bir uygulamadır.
Ayetleri dua olarak okumak sakıncalı mı?
Hayır, sakıncalı değildir. Namaz dışında, ayetleri kendi ihtiyacımıza uygun düşen bir dua niyetine okumakta büyük faydalar vardır.
Peygamber dualarıyla nasıl dua etmeliyiz?
Peygamber dualarını kendi orijinal Arapça lafzıyla okumak, Kuran’dan iktibas (örnek alma/alıntılama) yoluyla olduğu için daha faziletli görülmüştür.
1. Hz. Eyyüb’ün (as) duasıyla ilgili ayet:
إِذْ نَادَىٰ رَبَّهُ أَنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَأَنْتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ
“İz nâdâ rabbehû ennî messeniyed-durru ve ente erhamur-râhimîn”
“Hani o Rabbine şöyle yalvarmıştı: Bana sıkıntı ve dert dokundu. Sen ise merhametlilerin en merhametlisisin.” (Enbiyâ, 21/83)
Bu duayı ayetten iktibas ederek kendi duamızda şöyle diyebiliriz:
رَبِّ اِنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ
“Ya Rabbi! Bana da çeşitli sıkıntılar, hastalıklar ve dertler dokundu. Sen merhametlilerin en merhametlisisin. Bana da rahmetinle muamele eyle.”
2. Hz. Yunus’un (as) duasıyla ilgili ayet:
لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
“Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn”
“Senden başka ilah yoktur. Seni her türlü eksiklikten tenzih ederim. Şüphesiz ben nefsine zulmedenlerden oldum.” (Enbiyâ, 21/87)
Bu duayı ayetten iktibas ederek kendi duamızda şöyle diyebiliriz:
“Ya Rabbi! Senden başka ilah yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Ben de hatalarıyla nefsine zulmeden bir kulum. Beni affet, bana rahmet eyle.”
3. Hz. Musa’ın (as) duasıyla ilgili ayet:
رَبِّ إِنِّي لِمَا أَنْزَلْتَ إِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِيرٌ
“Rabbi innî limâ enzelte ileyye min hayrin fakîr”
“Rabbim! Bana indireceğin her hayra gerçekten muhtacım.” Kasas, 28/24)
İktibas (kendi dua hali):
“Ya Rabbi! Bana vereceğin her türlü hayra muhtacım. Rızka, rahmete, afiyete, ilme, hidayete ve her hayırlı nimete muhtaç bir kulum. Beni Senin lütfundan mahrum bırakma.”
Bu dua, Hz. Musa’nın (as) iki kişiye yardım ettikten sonra, yorgun, yalnız ve muhtaç bir halde Allah’a yönelmesi üzerine gelmiştir. Bu yönüyle kıssanın bütünü bize çok önemli dersler verir: İyilik yapmak, sebeplere sarılmak, karşılık beklememek, zor zamanda Allah’a dayanmak, önce gayret edip sonra dua etmek, insanın aczini ve fakrını hissetmesi gibi…
Dolayısıyla kıssayı bir bütün olarak okuyup tefekkür etmek çok kıymetlidir. Fakat bu, yalnızca aynı şartları yaşayınca bu duayı okuyabileceğimiz anlamına gelmez. Çünkü Ku’an’daki peygamber duaları sadece o peygamberlere değil, kıyamete kadar gelecek bütün müminlere de bir dua talimi olarak öğretilmiştir.
Bu sebeple bir mümin, rızık isterken, iş ararken, hayırlı bir evlilik talep ederken, manevi huzur ararken, günahlardan kurtulmayı dilerken, kendisini çaresiz ve muhtaç hissettiğinde her zaman ve her durumda bu duayı yapabilir.
Demek ki, bu üç peygamber duası bize, Hz. Eyyüb gibi sıkıntı anında Allah’a yönelmeyi, Hz. Yunus (as) gibi hata ve pişmanlıkla Allah’a sığınmayı, Hz. Musa (as) gibi fakr ve ihtiyaç bilinciyle Allah’tan istemek gerektiğini öğretir.
Özetle, Kuran’da geçen dua ayetleri, ayetlerde geçtiği gibi Kuran olarak okunabilir, tilavet sevabı kazandırır.
Ayrıca bunlardan iktibas edilerek kendi duamız hâline getirilebilir, dua sevabı kazandırır.
En güzeli ise, bu sözleri sadece dil ile değil, kalp ile de hissederek okumak ve buna uygun yaşamaktır.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Dua ederken nelere dikkat etmeliyiz?
- Kur'an'dan Deliller 3- Kavminin Hz. Musa (as)’a tevessülü
- Beni azlardan eyle diye dua edilebilir mi?
- Duanın önemi nedir? "Duanız olmasa ne ehemmiyetiniz var?" ayetini açıklar mısınız?
- "Kâbe'de Hacılar Hû Der Allah" ilahisi sakıncalı mı?
- Hz. İlyas'ın hayatı hakkında bilgi verir misiniz?
- Allah kimi sever, kimden nefret eder?
- Son Gün
- Araf suresi 143. ayeti açıklar mısınız?
- Bana, benden sonra hiç kimseye yaraşmayan bir mülk ihsan eyle, duası nasıl anlaşılmalı?