Allah'ın zıddı yoktur ne demektir?

Soru Detayı

- Tevhid konuları işlenirken, Allah’ın zıddı, niddi, misli, şebihi yoktur denilir. Bunlar ne demektir, örnek verilebilir mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Bu ifadelerin hepsi, İhlas suresi'nden ve “Allah’ın benzeri hiçbir şey yoktur.” (Şura, 42/11) mealindeki ayetten alınmıştır.

- Zıdd: Aynı anda bir arada bulunmaları imkânsız olan şeylerdir. Kara, ak gibi. Bir şeyin aynı anda hem kara hem ak olması düşünülemez.

Varlık kavramı için şöyle üçlü bir sınıflandırma yapılıyor: Vacib, mümkin ve mümteni.

Vacib, "olması zaruri, olmaması muhal olan" demektir. Allah’ın varlığı zatındandır ve vaciptir.

Mümkin ise “olup olmaması eşit olan” şeklinde tarif edilir. Mümkinin varlığı zatından değildir. Allah’ın var etmesiyle var, yok etmesiyle yok olur.

Bir de varlığı imkânsız şeyler vardır. Allah’ın şeriki/ortağı gibi. Veya ne tek ne de çift olmayan sayının varlığı gibi. Bunlar mümteni grubuna girerler. Mümteni grubundakilerin varlıkları muhal/imkansız olduğundan bunlar Allah’ın zıddı değillerdir, çünkü bunlar hiçbir şey değillerdir.

Mümkin sınıfına girenler ise, varlık itibariyle gölge, hatta gölgenin gölgesi gibi zayıf bir mertebededirler. Bunlar, Allah’ın zıddı değil Onun mahlukudurlar. Yani, mümkin, vacibin zıddı değil, isimlerinin aynasıdır.

O halde Allah’ın zıddının mümkinat aleminde olması muhaldir. Mümteninin ise zaten varlığı muhaldir. O halde Allah’ın zıddı yoktur.

Zıt meselesine sayılardan bir örnek verelim:

- 5 rakamı +5 rakamının zıddıdır. Bunların her ikisi de rakamdırlar ve biri diğerinin zıddıdır.

Allah’ın zıddı olan bir ilah düşünülemeyeceği gibi, mahlukat da Allah’ın isimlerinin aynası makamındadırlar ve Ona zıt bir mahiyet taşımazlar.

Zıdd kavramına yakın olan bir kavram da “Nakid” kavramıdır.

İkisi arasındaki fark şudur:

İki zıdd bir arada bulunmaz, fakat ikisi de aynı anda yok olabilirler. Siyah-Ak gibi.

İki nakid  ise, aynı anda var olmadıkları gibi aynı anda yok da olamazlar. Gece-gündüz gibi.

- Nidd: Misil, nazir/benzer manasına gelir. “Heva-i nefsini ilah edinen kimse.” (Furkan, 25/43) mealindeki ayet, nefis bir “NİDD” örneğidir. Yani: “Allah’a tapar gibi nefsine tapan kimse.” Kur’an’da niddin çoğulu “endad” olarak geçer ki, yaratıcı ile aynı kefeye konulan putlar demektir.

Bununla beraber, “NİDD” kelimesi “zıdd” manasına da gelir. Yani  yerine göre iki zıt mana ifade edebilir. (Lisanu’l-Arab, “NDD” maddesi)

- Misil-Şebih aynı manada kullanılır.

Bununla beraber, misil: İki şeyin birbirine denk olduğunu; şebih ise, iki şeyin benzer olduğunu ifade eder. Şebih, daha çok vasıflarda, maddi-manevi özelliklerdeki benzerliği ifade eder. İki ak, iki kara, iki cahil, iki alim gibi.

Misil ise, bu gibi vasıf ve özelliklerde benzer olmasa da yine de bir çok açıdan birbirine denk olan şeyler için kullanılır. Mesela: Her insan -insanlık cihetiyle-başka insanın mislidir/dengidir. Söz gelişi, “sağlık bakanı savunma bakanının mislidir.” dediğimizde bu iki insanın bulundukları makamları denk olduğunu söylemiş oluruz. Bunlar birbirine benzemeyebilirler.

- İşte Allah’ın “Vahid-Ehad” olması, denginin, mislinin, şebihinin/benzerinin, zıddının olmamasını gerekli kılar. Onun Ezeli-Ebedi olması, Evvel-Âhir olması, yegâne yaratıcı olması, Onun ne zatında ne sıfatlarında benzerinin veya zıddının olmasına imkân vermez.

İlave bilgi için tıklayınız:

Tevhit inancı neyi ifade eder ve kaç kısma ayrılır?

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR