Allah'ın kudret ve kelam sıfatı parçalanmaz mı?

Soru Detayı

Allah'ın sıfatlarında parçalanma söz konusu mudur?
Örneğin kudreti, kelamı parça ve kısımlara ayırılır mı?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Allah'ın esma ve sıfatları için parça tüm diye ifade kullanmak asla doğru olmaz.

Ancak her isim gibi kudret ve kelam sıfatlarının tecellisi farklı olduğu için tecelli anlamında bir düşünce zarar vermez.

Allah’ın ne kudretinde inkısam var, ne iktidar ve ihtiyarında tecezzi vardır.

İnkısam; “kısımlara ayrılmak, bölünmek” demektir.

Tecezzi de cüzlere ayrılmak, parçalanmak demek olup aynı manaya geliyor.

Allah’ın ne kudretinde, ne iradesinde, ne kelamında ne de diğer sıfatlarında tecezzi ve inkısam düşünülemez. Bunlar mahluk için geçerlidir.

Bir insan elli kilo kaldırabilecek güçte ise, yirmi kiloluk bir yük aldığında kudreti inkısam eder, geriye otuz kiloluk bir güç kalır. Yahut bir insanın sermayesi yüz milyon lira ise, bunun otuzuyla bir iş yerine, kırkıyla bir başka iş yerine yatırım yaptığında, geriye otuz milyonluk bir sermaye kalır. Sermaye kısımlara ayrılmış oluyor.

Cenab-ı Hakk’ın sıfatlarının icraatı böyle değil. Kudret sıfatı üzerinde konuşacak olursak, Allah bir çiçeği de sonsuz kudretle yaratır, bir yıldızı da. Çiçeğe az, yıldıza daha çok kudret sarf etmesi söz konusu değildir.  Zira az ve çok ifadeleri “inkısam” ifade ederler.

Allah her bir yarattığı şeyi sonsuz kudretiyle yaratıyor. Ama, O’nun sonsuz kudreti yarattığı şeyin mahiyetine göre tecelli ediyor. Yoksa kudretin bir kısmını bir mahlukuna bir kısmını da bir başka mahlukuna teveccüh ettirmiyor.

Bu durum, Allah’a mahsus bir şey.

Matematikteki “sonsuz kavramı”, bu konuyu anlamamızı biraz kolaylaştırabilir. Sonsuzdan on da çıksa, milyar da çıksa sonuç yine sonsuzdur. Sonsuz için on ile milyarın farkı yoktur.

Aslında, sonsuzdan bir şey çıkmamaktadır. O ne ise odur, onda bir değişme olmaz. Çıkarma işlemini biz kendi fikrimizde gerçekleştirir yahut hayalimizde kurarız. Hakikatte, sonsuzdan bir şey ayrılmaz, onun için de onu hiçbir şey azaltamaz.

Bizim irademiz cüz’idir, bir anda ancak bir şey irade edebiliriz. Biz bir şeyi irade ediyor, sonra bir başkasını irade ediyoruz.

Allah’ın iradesi ise küllidir, mutlaktır. Her şeyi birlikte irade ve ihtiyar eder. Bu ihtiyarda tecezzi söz konusu değildir. Yani, ihtiyarının bir kısmını bir işe, bir kısmını da diğer bir işe sarf ediyor değildir. Aynı irade sıfatı, tecezzi etmeksizin her işi birlikte irade eder; kudret sıfatının sonsuz işleri birlikte görmesi gibi.

Allah, sonsuz kudretiyle bir organ da yaratır, yüzlerce organdan meydana gelen bir beden de. Her ikisini de aynı kolaylıkla yaratır. Zira, O’nun kudretinde tecezzi ve inkısam yoktur. Bir organa az, bütün bedene çok kudret sarf ediyor değildir.

Allah aynı sonsuz kudretiyle bir tek insanı da yaratır, bütün insanları da. Bir insanı yaratırken az, bütün insanları yaratırken çok kudret sarf ediyor değildir. Kudrette bölünme olmaz, bir insan da bütün insanlar da aynı sonsuz kudretle yaratılırlar.

Ancak, bu kudretin tecellisi mahlukatın kabiliyetleri nispetinde oluyor. Her şey Allah’ın sonsuz kudretiyle yaratılıyor, ama o kudret her şeyde o şeyin kabiliyetine göre tecelli ediyor.

Örneğin, Güneşin ışığı aynaların kabiliyetine göre tecelli ettiği gibi, İlâhî kudret de ilahi kelam da mahlukatın mahiyetlerinin elverdiği ölçüde tecelli eder. Karıncayla aslanın, aslanla da güneşin mahiyetleri birbirinden farklı olduğundan İlâhî kudret bunların her birine onun mahiyetine tam münasip şekilde tecelli eder, ama eşit olarak tecelli etmez. Kudret aynı kudrettir, fakat aynalar birbirinden çok farklıdır. Kelam aynı kelamdır, fakat aynalara göre tecelli farklı olur.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
319 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun