Allah'ın kelam sıfatı, var olması mümkün olan şeylere taalluk eder mi?

Tarih: 19.01.2016 - 00:45 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Allah'ın kelam sıfatı mümteni olana talluk eder mi?
- Maturidi ve Eşari bu konuda ne demiştir?
- Kelam sıfatı, var olması mümkün olan, ama hiç var olmayacak olan şeylere taalluk eder mi? Yoksa sadece ileride var olacak olan madumlara mı taalluk eder.
- Var olması mümkün olan, fakat ileride var olmayacak olan şeylere, rüyet taalluk eder mi?
- İleride var olacak olan madum şeylere Ru'yet taalluk eder mi?
- Maturidi Eşari mezheplerine göre kaynak ve alim isimleri vererek açıklayabilirseniz sevinirim.

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlim ve Kelam Sıfatı: Varlığın hem vacip hem mümkün hem de mümteni olan kısmına tecelli eder. Yani Allah’ın ilmi hem kendini, hem mümkünü, hem de muhali ihata eder. Kelam sıfatı da aynı ilim gibidir.

- Ehl-i sünnet alimlerine göre, Allah’ın kelamı madum olana da taalluk eder. Bazılarına göre mutlak olarak taalluk eder. Bazılarına göre de kelam-ı nefsi olarak taalluk eder, fakat emir ve nehiy hitabı madumun mevcut olup teklife kabiliyet kesbettikten sonra taalluk eder.

Bu farklı görüşler; “Allahın kelamında ezelden beri emir ve nehiy hitabı var mı, yoksa emir ve yasaklar, bu madum mevcut olduktan sonra mı taalluk edeceğine dair” farklı yorumlara bağlı olarak ortaya konulmuştur.

Eş'arilerin büyük çoğunluğuna göre, Allah ezelde de kelam-ı nefsi ile amirdir/emreden ve nahiy/nehy edendir. Nasıl ki, Allah ezelde de kadirdir, fakat kudretinin tecellileri varlıkları yarattıktan sonra ortaya çıkar. Öyle de Allah’ın kelam sıfatı ezelidir, fakat ondaki emir ve nehiyler muhatabın vücudundan sonra  kendisine taalluk eder. (bk. Zerkeşi, el-Bahru’l-Muhit, 2/97-104)

- Şu noktayı çok iyi bilmek gerekir ki: Allah’ın ilmi neye taalluk etmişse, o şey ezeli ilmin gördüğü şekilde olmak zorundadır. Aksi takdirde, Allah’a cehaleti isnat etmek gerekir ki bu küfürdür.

Bir şey ister sonradan var olsun ister olmasın madum olduğu sırada ehl-i sünnete göre bir şey değildir. İlim malum olan şeye tabidir. Madum bir şey olmadığı gibi, malum da değildir. O halde ilim ona taalluk etmez. Çünkü eğer ilim ona taalluk eder dersek (Mutezileler gibi), bu takdirde Allah’ın ilmine iftira etmiş oluruz.

Mesela: Sağlam bir müminde küfür tasavvur etmek, sağlam bir kâfirde de iman tasavvur etmek açık bir yanlıştır. Şayet “Allah müminde madum olan küfrü veya kâfirde madum olan imanı bilir.” dersek, Allah’ın ilmine açıkça iftira etmiş oluruz. Çünkü, Allah’ın ilmi yanlış bir pozisyona taalluk etmez. Zira bu bir cehalettir.

- Bu konuda işin özeti şudur:

Allah bir madumu madum olarak bilir, ileride var edilecekse, onun o müstakbel konumunu da bilir. Yani madumu bir varlık gibi görmez. Şayet ileride var olmayacaksa, ilahi ilim bu ebediyen ademe mahkum olan maduma taalluk etmez. Şayet ileride yaratılacaksa, elbette ezeli ilmin dairesi onu da kapsar, şimdiki madum halini bildiği gibi, ilerideki mevcut ve malum halini de bilir.

“(Melek Zekeriya peygambere hitaben:) 'Fakat Rabbin buyurdu ki: Bu Benim için kolaydır. Bundan önce de seni hiçbir şey değilken yaratmıştım.'(Meryme, 19/9);

“Gerçekten insan üzerinden öyle uzun bir süre gelip geçti ki o anılmaya değer bir şey bile değildi?!” (İnsan, 76/1)

mealindeki ayetlerde insan madum iken bir “şey” olarak anılmadığına işaret edilmiştir.(krş. İbn Hzm, el-Milel ve’n-nihal, 5/2530)

Madumun Ehl-i sünnete göre bir “şey” olarak görülmediğine dair bilgi için bk. Fahruddin Razi, Maalimu usuliddin, 1/30, Mefatihu’l-Gayb, Meryem 12-15. ayetlerin tefsiri.

Özetle: Ehl-i sünnet alimlerine göre, madum olup da ileride var olmayacak şeylere rüyet taalluk etmez. Madum olup da ileride var olacak şeye de o anda rüyet taalluk etmez. Yalnız, ilerideki vücuduna ilm-i ilahi taalluk eder. 

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun