''Allah'a imanı'' açıklar mısınız?

Tarih: 30.04.2020 - 16:26 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İman; inanmaktır. Hakkı kabul, tasdik ve izan etmektir. İslâmiyet’i kabul edip amel etmektir. İman, dine ait bütün hakikatleri kabul edip gereğini yerine getirmektir.

İman, Resûlü Ekrem’in (sav) tebliğ ettiği zaruriyeti diniyeyi tafsilen ve zaruriyetin gayrısını icmalen tasdik etmekten hâsıl olan bir nurdur.

İman, peygamberimizin (sav) Allah tarafından haber verdiği kesin olarak bilinen şeylerin doğru olduğuna içten ve yürekten inanmak demektir.

İmanın temeli ve esası altı rükündür. Bunlar;

  • Allah’a iman,
  • Meleklere iman,
  • Kitaplara iman,
  • Peygamberlere iman,
  • Ahiret gününe ve öldükten sonra dirilmeye iman,
  • Kader, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna iman.

İmanın bu altı esası bir bütündür. Bir kimsenin iman etmiş olması için bu altı esasın hepsine birden, şüphe etmeden inanması gerekir. Birini kabul etmemesi veya onda şüphe etmesi halinde, iman etmiş olmaz. Güneş ışığı, yedi rengin birleşmesinden meydana geldiği gibi, iman da bu altı esasın tamamına inanmaktan meydana gelmektedir.

İman, Sa'd-ı Taftazanî'nin tefsirine göre; "Cenab-ı Hakk'ın, istediği kulunun kalbine, cüz-ü ihtiyarının sarfından sonra ilka ettiği (kalbine doğdurduğu) bir nurdur." denilmiştir.

Demek ki, iman insanın cüz’i iradesine bakıyor. İnsan isteyecek ve gereğini yerine getirecek, Allah da ona imanı ihsan edecektir.

İman taklidi ve tahkiki iman olarak ikiye ayrılır.

İmanı Tahkiki Yapmak Çok Önemlidir

“Şimdi en mühim iş, taklidî imânı tahkikî imâna çevirerek imânı kuvvetlendirmektir, imânı takviye etmektir; imânı kurtarmaktır. Her şeyden ziyade imânın esasatıyla meşgul olmak kat'î bir zaruret ve mübrem bir ihtiyaç, hattâ mecburiyet haline gelmiştir…"

"Evet, temelleri yıptarılmış bir binanın odalarını tamir ve tezyine çalışmak, o binanın yıkılmaması için ne derece bir fayda temin edebilir? Köklerinin çürütülmesine çabalanan bir ağacın kurumaması için, dal ve yapraklarını ilâçlayarak tedbir almaya çalışmak, o ağacın hayatına bir fayda verebilir mi?"

"İnsan, saray gibi bir binadır, temelleri erkân-ı imâniyedir. İnsan, bir şeceredir, kökü esâsât-ı imâniyedir. İmânın rükünlerinden en mühimmi, imân-ı billâhdır, Allah'a imândır. Sonra nübüvvet ve haşirdir. Bunun için, bir insanın en başta elde etmeye çalıştığı ilim, imân ilmidir. İlimlerin esası, ilimlerin şâhı ve padişahı, imân ilmidir."

"İmân, yalnız icmalî bir tasdikten ibaret değildir. İmânın çok mertebeleri vardır. Taklidî bir imân, hususan bu zamandaki dalâlet, sapkınlık fırtınaları karşısında çabuk söner. Tahkikî imân ise sarsılmaz, sönmez bir kuvvettir. Tahkikî imânı elde eden bir kimsenin, imân ve İslâmiyeti dehşetli dinsizlik kasırgalarına da mâruz kalsa, o kasırgalar bu imân kuvveti karşısında tesirsiz kalmaya mahkûmdur. Tahkikî imânı kazanan bir kimseyi, en dinsiz filozoflar dahi bir vesvese veya şüpheye düşürtemez.” (bk. Nursi, B.S. Sözler, Konferans, s. 925.).

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 100+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun