Allah kahretsin, demenin sakıncası var mı?

Allah kahretsin, demenin sakıncası var mı?
Tarih: 31.10.2021 - 17:04 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bazılarına bakarsanız, olur olmaz yerde, bir şeye canı sıkılacak olsa, “Allah kahretsin.” veya “Kahrolsun.” demekten kendini alamaz.

Karşısında ne bir kimse vardır, ne de ciddi bir olay... Kötü bir dil alışkanlığı olarak bu sözler ağzından dökülür.

“Niçin böyle konuşuyorsun?” diye soracak olsanız, doğru dürüst bir cevap da veremez.

Bu sözün kullanıldığı işte sıradan birkaç örnek:

“Allah kahretsin, şu işi bir türlü yapamadım.”

“Allah kahretsin, şu trafiğin haline bak!”

“Allah kahretsin, burada durulmaz!”

Şair de kendini tutamamış, yazdığı şiirinde redifleri “Allah kahretsin” biçiminde kullanmış.

“Cemalin doğmuyor seherle birlikte,
“Yine rüya gördüm, Allah kahretsin.
“Umudu yitirdim, huzurda dirlikte,
“Demek çile ördüm, Allah kahretsin.”

Filmlerde, dizilerde, internette ve mesajlaşmalarda da sıkça kullanılınca, bu söz günlük konuşmanın içinde yerini alıyor.

Karşıda bir muhatap olmayınca, “Allah kahretsin.” lafı her ne kadar bir hakaret ve beddua yerine geçmese de böyle bir sözü günlük konuşma dilinde kullanmanın bir anlamı ve değeri yoktur.

Çünkü gereksiz yere dilimizi bu tür sözlere alıştırmak doğru bir şey değildir.

Ancak bu söz, belli bir kişi veya bir topluluk için kullanılırsa, o da muhatabın hak edip etmeyişine göre değişiklik gösterir.

“Allah kahretsin” sözü şayet zalim ve hain birisi için veya kutsal değerlere hakarette bulunan, Allah’ın varlık ve birliğine dil uzatan inançsız bir kimse için söylenirse, bu söz yerinde bir sözdür, söylemenin bir sakıncası olmaz.

Bu hususta Kur'an’da örnekler vardır. Kur'an, Allah’ın varlık ve birliğine dil uzatan Yahudi, Hristiyan ve münafıklara “hakaret” sözlerini kullanır ve bu sözler bizzat Yüce Allah’a aittir.

“Yahudiler, ‘Üzeyir Allah’ın oğludur.’ dediler. Hıristiyanlar da, ‘Mesih Allah’ın oğludur.’ dediler. Bu onların kendi ağızlarıyla uydurdukları sözlerdir ki, kendilerinden önce kâfir olanların sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin, nasıl da saptırılıyorlar!” (Tövbe, 9/30)

Şu ayet-i kerime de dıştan Müslüman görünen, fakat kalbi küfür ve inançsızlıkla dolu, içten pazarlıklı, iki yüzlü insanları anlatır:

“Onları gördüğünde kalıpları hoşuna gider. Konuştukları sözlerine kulak verirsin. Onlar elbise giydirilmiş keresteler gibidir. Her gürültüyü aleyhlerinde sanırlar. Onlar düşmandır; sakının. Allah kahretsin onları, nasıl da dönüveriyorlar!” (Münafikun, 63/4)

Aynı sınıfa giren ve aynı kategoriye bağlı olanları Peygamberimiz (asm) de “tahkir” etmiştir:

“Allah, Yahudi ve Hristiyanlara lanet etsin. Peygamberlerinin kabirlerini mescit ve mabet haline getirmişlerdir.” (Buharî, Cenaiz 62; Müslim, Mesacid 3)

“Yahudileri Allah kahretsin, Allah, onlara iç yağını haram edince, onu eritip sattılar ve parasını da yediler.” (Buharî, Büyû 12)

Bunun yanında inançlı bir kimseye, bir Müslüman’a, Allah’a ve Resulüne inanan mümin birisine “Allah kahretsin” demek büyük bir vebal getirir.

Çünkü Allah’ın rahmetini ve mağfiretini nasip ettiği, Allah’a kul olmak için elinden gelen gayreti göstermeye çalışan bir insana böyle bir sözü söylemek caiz olmadığı gibi, söyleyen kimseyi büyük bir günaha sokar.

Hadiste ifade edildiği gibi,

“Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Ona ihanet etmez, zulmetmez, onu mahrum bırakmaz, onu tahkir etmez. Kişiye şer ve günah olarak, Müslüman kardeşini tahkir etmesi yeterlidir. Her Müslüman’ın malı, kanı ve ırzı diğer Müslüman’a haramdır.” (Buharî, Edeb 57; Müslim, Birr 28-34)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun