Ali İmran Suresi'nde Hz. Zekeriya (as) çocuğu olması için dua ediyor ve duası kabul olduğu bildirilince neden şüpheye düşüyor?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

"İşte o sırada Zekeriya Rabbine niyaz edip “Ya Rabbî,” dedi, “Bana Senin tarafından tertemiz, hayırlı zürriyet ihsan eyle. Şüphesiz ki Sen duaları işitip icabet edersin!”

"Zekeriya mihrapta namaz kılmakta iken melekler kendisine seslenip: “Allah sana, Allah’tan bir kelimeyi tasdik edecek, hem efendi, hem gayet zahid, hem peygamber olacak olan Yahya’yı müjdeler” dediler."

"O: “Ya Rabbî,” dedi, “nasıl benim çocuğum olabilir ki ihtiyarlık başıma çökmüş, hanımım ise kısır hale gelmiştir?” Allah: “Böyle de olsa, Allah dilediğini yapar” buyurdu."
(Ali İmran, 3/38-40)

Zekeriya şöyle dedi: "Ey Rabbim, ben iyice ihtiyarlamış ve karım da kısır iken, benim nasıl oğlum olabilir? Allah: "Bu böyledir, Allah dilediğini yapar" dedi.

Bunun üzerine Zekeriya şöyle dedi: "Ey Rabbim, benim nasıl oğlum olacak? Yaşım çok ilerlemiş hanımım da kısırdır. Allah, "Bu böyledir. Allah seni daha önce ortada yok iken var ettiği gibi, hanımın kısır sen de ihtiyar olduğun halde sana çocuk verecektir." dedi.

Zekeriya'nın bu sorusu üzerine Allahuteala şöyle buyurmuştur: "Bu böyledir. Allah seni daha önce ortada yok iken varettiği gibi, hanımın kısır sen de ihtiyar olduğun halde sana çocuk verecektir.

Rabbim! Benim nasıl oğlum olabilir?" şeklindeki hayret ifadesinin de dua ettiği hususun gerçekleşebilmesinde kuşku duyduğu yönünde anlaşılmaması gerektiğine dikkat çekilmelidir.

Hz. Zekeriyâ'nın sorusunu ifadenin zahir mânasına göre anlamaya, yani bilinegelen sebepler bulunmadan bu sonucun nasıl meydana geleceğini hayret ve merak içinde sormuş olabileceğine bir engel bulunmadığını, ancak peygamberlere yaraşmayacak yorumlara başvurmak ise yanlıştır. İbn Âşür da Hz. Zekeriyâ'nın böyle bir soru sormasının, Hz. İbrahim'in yüce Allah'tan ölüleri nasıl dirilttiğini göstermesini istemesi ve "Yoksa inanmıyor musun?" buyurulunca "Hayır inanıyorum, fakat kalbim tam kanaat getirsin diye" cevabını vermesine benzetir. (Kur'an Yolu Tefsiri)

Taberi diyor ki: "Zekeriya (a.s.) Allahın peygamberi olduğu halde "Ey Rabbim, ben iyice ihtiyarlamış ve karım da kısır iken benim nasıl oğlum olabilir." sözünü nasıl söyledi? Halbuki melekler kendisine oğlu olacağını müjdelemişlerdi. Zekeriya, meleklerin doğru söylediklerinden şüphe mi etmişti? Halbuki bu mümin bir kula bile yakışmaz. Nerede kaldı ki peygambere yakışsın. Yoksa Zekeriya, Allan'ın kudretini inkâra mı kalkmıştı? Bu ise daha büyük bir suçtur. Zekeriya'dan bunun beklenmesi abestir."

Cevaben denilir ki: "Bu hususta Süddi ve İkrime şunları söylemişlerdir."Melekler Hz. Zekeriya'yı bir oğlu olacağı ile müjdelemelerinden sonra Şeytan ona gelip, müjdeleyenlerin Allah'ın elçileri olmadıklarını, bu sözlerin şeytan tarafından söylendiğini, Zekeriya'ya söylemiş bunun üzerine Zekeriya, içine düşen şüpheyi bertaraf etmek için meselesinin açıklığa kavuşmasını istemiş, ve âyette zikredilen sorusunu sormuştur.

Taberi "Burada, Zekeriya'nın sorusunun, kendisine müjdelenen çocuğun, kısır olan hanımından mı yoksa başka bir kadından mı olacağını öğrenmek için sormuş olabileceğini söylemiştir.

Bazı alimlere göre ise Zekeriya (a.s.) bu soruyu, Allah'ın vaadinden şüphe ettiği için değil, müjdesini sağlamlaştırmak için sormuştur. (Teberi Tefsiri)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

20432 kez okundu

Yorumlar

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.