Âl-i İmram Suresi'nin 55. ayetinin sonunda "...ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim.” diyor. Buradaki hüküm verilecek konu nedir?

Tarih: 04.08.2012 - 05:06 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Eğer bu hüküm, Hristiyanların söylediği -haşa- Hz. İsa'nın doğumuyla ilgili sapkın görüşleri mi?

- Eğer öyleyse 55. ayette sanki bu hükmün kıyamette verileceği anlatılıyor. Oysa 58. ayette zaten Hz. İsa'nın yaratılışı ile ilgili bir hüküm var. Öyleyse hüküm daha önceden verilmiş olmuyor mu?

- Bahsedilen bu hüküm ve açıklaması nedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili ayetlerin meali şöyledir: 

“O zaman Allah şöyle buyurmuştu: Îsâ! seni öldürecek olan, onlar değil benim. Seni Kendi nezdime yükseltecek, seni inkârcıların içinden kurtarıp temize çıkaracak ve sana tâbi olanları ta kıyamete kadar kâfirlere üstün kılacak olan da benim. Sonra hepinizin dönüşü bana olacak. Ben de aranızda ihtilâf ettiğiniz konularda hükmümü vereceğim.”(Âl-i İmran, 3/55)

“Ey Resulüm! işte bunlar, bu vak’alar, sana bildirdiğimiz ayetlerden ve hikmet dolu Kur’ân’dandır. Allah yanında Îsâ’nın durumu, aynen Âdem’in durumu gibidir. Allah Âdem’i topraktan yaratıp 'Ol!..' dedi, o da derhal oluverdi.” (Âl-i İmran, 3/58, 59)

Öyle zannediyoruz ki, soruda 59. ayet yerine bir sehiv olarak 58. ayet denilmiştir. Çünkü, görüldüğü gibi Hz. İsa’nın yaratılışı 59. ayette söz konusu edilmiştir. Şimdi asıl konuya gelelim:

Anladığımız kadarıyla soruda şöyle demek isteniyor: Surenin 59. ayette Hz. İsa’nın ihtilaf konusu olan yaratılışıyla ilgili bilgi verilmiştir. Buna rağmen, 55. ayette. “Sonra hepinizin dönüşü Bana olacak. Ben de aranızda ihtilâf ettiğiniz konularda hükmümü vereceğim.” denilerek, bu konudaki ihtilafların ancak kıyamet günü çözüleceğine işaret edilmiştir. Bu durum görünürde bir nevi çelişki gibidir. Ancak gerçeği şudur ki;

Surenin 55. ayetinde söz konusu edilen “ihtilaf”tan maksat, Hz. İsa’’nın peygamberliğine iman edenler ile onu inkâr edenlerin ihtilafıdır. Ayette. meal olarak yer alan “Seni inkârcıların içinden kurtarıp temize çıkaracak ve sana tâbi olanları ta kıyamete kadar kâfirlere üstün kılacak olan da benim.” ifadesinde bu iki gruptan söz edilmektedir. 

”Ben de aranızda ihtilâf ettiğiniz konularda hükmümü vereceğim.” mealindeki ifadenin maksadı ise, Hz. İsa’nın peygamberliğini inkâr edenler ile onun peygamberliğini hakkıyla kabul edenler arasında hükmün verilmesidir. Bu hükmün sonucu bellidir; ,inkarcılara ceza, iman edenler de mükâfatın verilmesidir. Bu 55. ayetten sonra gelen 56, 57. ayette bu hükmün sonucuna işaret edilmiştir:  

"Hasılı, inkâr edenleri hem dünyada, hem âhirette şiddetli bir azap ile cezalandıracağım. Onları bu azaptan kurtarabilecek yardımcılar da bulunmayacaktır.".

 

"İman edip makbul ve güzel işler yapanların ise mükâfatlarını tam tamına ödeyecektir. Allah zalimleri sevmez.”(krş. Razî, İbn Kesir, Şevkani, Alusi, Merağî, ilgili ayetlerin tefsiri)

Dünyadaki,azap konusu, ayette bir zeyil gibi, kullanılmıştır. Yani ayette asıl anlatılan şey, kıyamet günü hüküm verildikten sonra kâfirlere şiddetli cezanın verilmesidir. Fakat ayette onunla beraber şu dünyada da kendilerine şiddetli cezaların verileceğine işaret etmek üzere, “dünya” kelimesini de ayrıca zikredilmiştir. Yoksa, ahirette dünya azabının verilmesi imkânsızıdır. Burada dünya azabına da işaret edilmesi, Arap müşriklerine de bir uyarı mahiyetindedir.(krş. Ebu Suud, İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun