Açlıkla şeytanın yollarını tıkamak gerektiği ve kıyamet günü insanların Allah'a en yakın olanı en uzun müddet aç ve susuz kalanı olduğu rivayet edilmektedir. Açlıkla bunun ilgisi nedir?

Tarih: 22.05.2010 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Şeytan, cinnî olduğuna göre, hava gibi her yerde, damarlarda dolaşabilir. “Damarıma dokundu” derken bile belki de şeytanın oradaki tahribatını dillendirmiş oluyoruz.

Şeytanın telkinleri ile nefsin istekleri bir konuda birleşince, artık insanın ona karşı mücadele etmesi çok güç olur. Nefsin arzuları daha çok yiyecek ve içecekle alakalıdır. Lezzet aldıkça daha fazlasını ister. Tok olduğu zaman direnç kazanır ve şeytanın telkinlerini –kendi işine de yaradığı için- ısrarla gerçekleştirmeye çalışır. Fakat aç, susuz kaldığı takdirde direncini kaybeder ve şeytanın telkinlerini dinlemeye mecali kalmaz.

Hikmetli bir menkıbede denildiği gibi, Allah nefse her türlü azabı verdiği halde “Ben kimim, sen kimsin?” diye sorduğunda, azgın bir âsi olarak “Ben benim, sen de sensin” demiştir. Ne zaman ki kendisini bir süre aç bırakmış, o zaman bu soruya “Sen benim merhametli Rabbimsin, ben ise senin âciz kulunum” itirafında bulunmuştur. (bk.  Dürretü'l vaizin, Osman bin Hasan el-Havbevi, s. 25)

Hadisteki açlığı, farz, nafile oruçların, başka riyazetlerin yanında, prensip olarak az yemek, tok olmadan sofradan kalkmak olarak da değerlendirebiliriz.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun