“Kur'an, senin için de kavmin için de bir öğüttür ve siz ondan sorguya çekileceksiniz." (Zuhruf, 43/44) ayetinin sadece Peygamberimizin kavmine hitap ediyor olması evrenselliğe aykırı olmaz mı?

Tarih: 08.12.2011 - 11:39 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu ayetin açıklamasında alimlerin farklı yorumları söz konusudur:

- Önce sorudaki şekliyle düşündüğümüz zaman bile, bunun Kur’an’ın evrenselliğini ortadan kaldıracak bir husus olduğunu algılamamak gerekir. Çünkü, burada bir hasır ifadesi yoktur. Yani bu ayette “Kur’an sadece sana ve kavmine bir şereftir.” demiyor, “Sana ve kavmine bir şereftir.” diyor. Kur’an’ın onlar için bir şeref olması, başkası için olmadığı manasına gelmez. 

Mekke devrinde inen bu ayetin maksadı, Hz. Peygamberi her türlü sıkıntıyı göğüslemeye hazırlamak, ona sorumluluğunu hatırlatmak, risalet uğrunda her türlü meşakkate girmesinin dünya ve ahiretteki şerefinin yüceliğine değeceğini beyan etmek ve Mekkeli Kureyşlileri herkesten önce Kur’an’a iman etmeye bir teşviktir. İlk muhatap onlar olduğu için, Kur’an’ın ilk önce onların duygularına hitap etmesi hikmetin gereğidir(bk. Taberî, Razî, ilgili ayetin tefsiri). 

- Bazı alimlere göre, bu ayette yer alan “kavim=topluluk”tan maksat, Hz. Peygambere iman eden bütün ümmettir.(bk. Maverdî, Kurtubî, ilgili ayetin tefsiri).

- Ayette yer alan “zikr” kelimesi şeref veya öğüt anlamında değerlendirilmiştir(bk. Maverdî, İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri). 

Zemahşerî “ZİKR”e  sadece şeref manasını vermiştir. Buna göre, Kur’an’ın kendileri için -dünyada- özel bir şeref olduğu belli olanlar Kureyş kabilesidir. Çünkü, yabancılar, Hz. Peygamberi sorduklarında, “Bu kimlerdendir?” diye sorarlardı. Cevabı “Araplardandır.” şeklinde verilirdi. Soru soran bu defa “Arapların hangi kabilesindendir?” diye sorar ve cevap olarak da “Kureyş kabilesindendir.” denilirdi. Böylece Kureyş kabilesi dünyada büyük bir şan ve şeref kazanıyordu(bk. Taberî, Maverdî, Razî, Kurtubî, a.g.y).

- O halde konu, Kur’an’ın bütün İslam ümmeti için umumi bir şeref olmakla beraber, Kureyş kabilesi için özel bir şeref olduğu gerçeğidir. 

“Kureyş’in güven ve barış anlaşmalarından faydalanmalarını sağlamak için, kış ve yaz seferlerinde faydalandıkları anlaşmaların kadrini bilmiş olmak için, yalnız bu Ev’in (Kâ’benin) Rabbine ibadet etsinler. Kendilerini açlıktan kurtarıp doyuran, korkudan emin kılan Rabb’lerine kulluk etsinler!” (Kureyş Suresi)

mealindeki ayetlerde Kureyş kabilesinin özel bir konumuna ve Kâbe sayesinde kazandığı şerefe işaret edildiği gibi, söz konusu ayette de onların bu özelliklerine vurgu yapmak Kur’an’ın evrenselliğine bir zarar vermez. Kur'an'ın övdüğü özellikleri taşıyanlar, derecelerine göre bu şereflere sahip olurlar.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun