Çocuk sahibi olmayanları nasıl teselli edebiliriz?

Tarih: 16.12.2020 - 11:39 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Çocuğu olmayan yakınınıza yardım etme davranışınız için sizi tebrik ederiz. Vereceğimiz öneriler inşallah sizin için yol gösterici olacaktır.

Ancak yardım edeceğiniz kişinin içinde bulunduğu maddi ve manevi durumu bilemediğimiz için, tüm muhtemel durumları dikkate alarak kapsamlı ve herkesi içine alacak bir açıklama yapmaya çalışacağız. Siz, bunlardan yakınınızın özel durumuna uygun olanları seçerek anlatabilirsiniz. Rabbim şimdiden sözlerinize tesir halk etsin.

1) Çocuğun dünyaya gelmesinde anne ve baba sadece bir vesiledir

İmtihan için gönderilen insanların çoğalması için Allah, evli kadın ve erkeği çocuğun dünyaya gelmesine vesile kılmıştır. Yoksa insan denen mucizeyi bir damla sudan halk eden, istediği zaman, istediği kişiye bunu hediye eden yüce Yaratıcının kendisidir. Cenab-ı Hak bunu bir ayet-i kerime’de şöyle açıklar:

“Göklerin ve yerin hâkimiyeti Allah’ındır. O dilediğini yaratır. Dilediğine kız evlat, dilediğine erkek evlat verir. Veya erkek ve kadın olarak onları evlendirir de onlardan dilediğini kısır bırakır. O her şeyi en iyi bilir, dilediği her şeye kadirdir.” (Şura, 42/49-50)

Evlenen herkesin istediği zaman çocuk sahibi olamaması da bunu ispatlıyor. Yapılan bilimsel araştırmalara göre evli çiftlerin yüzde on beş ile yirmisi gibi bir kısmı istediği zaman çocuk sahibi olamıyor.

Madem hakikat budur. Size düşen şey, evlat sahibi olmak için fiili ve kavli duayı yapmak, tıbbı çarelere başvurmak ve neticesi ne olursa olsun onun hikmetine teslim olmaktır.  Çünkü her şeyi gören ve iyi bilen Rabbim, insanoğluna bir nimet veriyorsa, o kişinin imtihanı şükürdür; o nimeti, yaratıcının emri dairesinde kullanmak ve emanete sadık kalmaktır. Eğer, kişinin istediği bir nimeti vermiyorsa, o da yine kişinin imtihanıdır, gereği de sabır ve tevekküldür. “Hakkımda da hayırlısı olan budur.” demelidir. 

2) Günümüzde çocuk sahibi olmak ağır bir yüktür.

Günümüzde çocuk sahibi olmak, düşünüldüğü gibi rahat ve bizim ahiretimiz için de faydalı olmayabilir. Çünkü kadınlar, iki şey için çocuk sahibi olmak isterler. Birincisi fıtratlarına konulan güçlü bir çocuk okşama ve sevme duygusudur. İkincisi ise “bir evladının dünyada ona hizmeti ve ahirette de şefaati ve validesi öldükten sonra ona hasenatı ile yardımı” düşüncesidir. Oysaki şimdiki hayat şartları içinde bunların gerçekleşmesi çoğu zaman mümkün olmuyor. Bediüzzaman Hazretleri bu konuyu şöyle izah eder:

“...Halbuki şimdi terbiye-i İslâmiye yerine giren terbiye-i medeniye ile on taneden bir iki hakiki evlat, kendi validesinin şefkatine mukabil fedakarane hizmet ve dindarane dualarıyla ve hasenatlarıyla validesinin defter-i amaline haseneler yazdırmak ve ahirette de salih ise validesine şefaat etmek ihtimaline mukabil, ondan sekizi o haleti göstermediğinden bu fıtrî meyil ve nefsanî şevk ile o bîçare zaifeler böyle ağır bir hayata girmemek gerektir." (bk. Hanımlar Rehberi)

Ahiret cihetinden böyle olduğu gibi, dünya cihetinden de çocuk sahibi olanlar, olmayanlara göre her zaman daha mutlu değildir. Toplumda çocuk sahibi olmayanların, olanlara kıyasla daha mutsuz olduğu şeklinde bir kanaat var. Oysaki yapılan bilimsel araştırmalar bunun herkes için geçerli olmadığını ispatlamıştır. Çünkü insanları mutlu eden veya etmeyen şeyler, dışarıda olan şeylerdir, olay ve olgulara beyinlerinde nasıl bir anlam atfettikleridir.

3) Çocuk sahibi olamama bir kişilik sorunu değil, tıbbi bir sorundur, bundan dolayı utanmayın, kendinizi suçlamayın

Çocuk sahibi olamadığınız için kendinizi veya eşinizi suçlamayın. “Neden benim başıma geldi, ben ne yaptım ki Allah bunu bana verdi, ne kadar talihsiz bir insanım?” gibi sitemler imanınıza zarar verdiği gibi, ruh sağlığınıza da zarar verir. Çünkü çocuk sahibi olamama, kişinin elinde olmadığı gibi, bu durum bir kişilik ve karakter sorunu da değil. Kişinin bilerek veya bilmeyerek neden olduğu bir hata da değildir. Sebepler açısından bakıldığında doğrudan doğruya tıbbı bir sorundur. Bundan utanmak ve suçluluk duymak gerçekçi değil.

Kendinizi suçlamadığınız gibi, bundan dolayı eşinizi de suçlamayın. En az sizin kadar o da bu konuda masumdur. Yine en az sizin kadar o da bu konunun halledilmesini ister. Birbirinizi suçlamak yerine birbirinize daha çok sahip çıkarak bu süreci aşmaya çalışın.

4) Kendinizi yetersiz, eksik ve başarısız hissetmeyin

Çocuk sahibi olamayan bazı kişiler, çevrenin ve toplumun da baskısı ile kendilerini yetersiz, eksik ve başarısız hissedebilirler. Bundan dolayı özgüvenlerini kaybeder ve kendilerini toplumdan izole ederler. Bu durum, onların ruh haline zarar verdiği için, çocuk sahibi olma yolundaki tıbbi çabalarına da zarar verir.  

Unutmayın, iman eksikliği, takva eksikliği, güzel ahlak eksikliği, Allah’ın yanında da kulların yanında da çocuk sahibi olamamaktan daha iyi değerler değildir. Oysaki toplumda binlerce insan imanı eksik olmasına rağmen başı dik gezebiliyor. Bakın Yüce Allah, Kur'an-ı Kerim'de kimin daha üstün olduğunu, kimin toplumda başının daha dik olması  gerektiğini nasıl açıklıyor:

 “Şunu unutmayın ki Allah'ın nazarında en değerli, en üstün olanınız, takvada (Allah'ı sayıp haramlardan sakınmada) en ileri olandır. Muhakkak ki Allah her şeyi mükemmelen bilir, her şeyden hakkıyla haberdardır.” (Hucurat, 49/13)

Bundan dolayı, Allah’ın önem verdiği değerlere sıkı sıkıya bağlanarak toplumda eşinizle beraber dik durun. Çocuk sahibi olmamanın asla bir eksiklik, yetersizlik olmadığına inanın haliniz ve sözlerinizle de bunu yansıtın.

5) Bu durumu kabullenin, ama ümidinizi de kesmeyin

Çocuk sahibi olamayacağını anlayan bazı kişiler, bunu kabullenmek istemez, inkar yoluna gidebilirler. Bu durum, gerçeği değiştirmeyeceği gibi, tıbbi tedavilere de büyük zarar verir.

Sorunun çözümü için öncelikle durumunuzu kabullenin ve asla ümidinizi kesmeyin. İmkanlarınız çerçevesinde tıbbi tedaviye devam edin ve elinizden geleni yapın. Sonra da Allah’a dua etmeye devam edin. Kim bilir, belki de duanın zamanı bitmemiştir.

6) Eşinizle beraber yeni ortak aktiviteler keşfedin

İnsanları bir araya getiren ve mutlu eden şeyler ortak noktalarıdır. Çocuk da bunlardan sadece bir tanesidir. Siz de sosyal, kültürel ve dini gruplara katılarak ortak aktiviteler  bulunabilirsiniz.

Yazı yazmak, el sanatlarıyla uğraşmak, beceri kurslarına giderek herhangi bir alanda bir şeyler ortaya çıkarmak, imkanınız varsa, bağ ve bahçe işleriyle uğraşarak sebze ve meyve üretmek size çok iyi gelecektir. Ürettiklerinizi görünce mutlu olacaksınız.

7) Allah’ın size verdiği şefkati, kimsesiz ve yetimlere yönlendirin

Maddi veya manevi himayeye muhtaç çocuklara bir anne-baba şefkatiyle sahip çıkın. Böylece hem onları manevi bir evladınız gibi sever, evlat sevginizi giderirsiniz, hem de onlara yardım etmiş olursunuz.

Böylece, külfet ve sorumlulukları az olan, ama size hakiki evlat sevgisi veren onlarca evladınız olmuş olur.

8) Uzman bir psikologdan destek alınız

Maddi durumunuz uygunsa, inançlı bir psikologdan destek almanızda da fayda vardır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 1.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun