Yahudi ve Hristiyanlar neden Peygamberimizi kendilerine başkan seçtiler?

Tarih: 31.08.2018 - 20:15 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Medine Vesikası'nda Yahudi ve Hristiyanlar neden Efendimiz (S.A.V)'i kendilerine başkan seçtiler?
- Neden itiraz etmediler de kabul ettiler?
- Sonuçta ona inanmıyorlardı. İtiraz edebilirlerdi. Başkanın kendilerinden olmasını isteyebilirlerdi. Ama kabul ettiler. Neden?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Bu konudaki sorulara birkaç açıdan cevap verilebilir:

1. Peygamber Efendimiz (asm) Müslümanlarla Medine'ye hicret ettiğinde Medine'de üç Yahudi kabilesi yaşıyordu. Bunlar hep bir arada yaşamıyorlardı. Yerleşim yerleri farklı kalelerde ve birbirinden uzaktı.

Mesela Beni Nadirli Yahudiler, Medine'ye üç km uzaklıkta Mekke yolu üzerinde oturmaktaydılar. Kaynuka oğulları ise Medine'nin Âliye mevkiinde Cisr-i buhtan adlı yerde, sağlam bir kale / sur içinde oturmaktaydılar. Beni Kurayza da sağlam kaleleri içinde bir kabile olarak yaşamaktaydılar.

2. Medine'de farklı mahallelerde yaşayan Evs ve Hazreç Arap kabileleri aynı soydan geldikleri halde zaman zaman birbirleriyle savaştıkları gibi, Yahudi kabileler de böyleydi. Mesela Evs ve Hazrec'in son savaşları hicretten beş yıl önce biten Buas Savaşıydı. Bu savaş ve düşmanlık aralıklarla 120 yıl devam etmişti.

Bu savaşta yalnız Evs ve Hazreç yer almadı. Burada Evslilerin müttefiki Beni Nadir isimli Yahudi kabilesi iken, onların karşısında yer alan Hazreçlilerin müttefikleri de yine Medine'de yaşayan iki Yahudi kabilesi Beni Kaynuka ve Beni Kurayza idi.

Beni Nadir Kabilesi ve Beni Kurayza Kabileleri; ikisi de Yahudi olmakla birlikte birbirlerine düşmandılar.

3. Hicretin ikinci yılında yaşanan Kaynuka Gazası sırasında Hazreçli Münafık Abdullah b. Übey, Buas Savaşında müttefikleri olan -ve hâlâ da ittifakları süren- Kaynuka oğullarına yardıma teşebbüs etmişti.

Hicretin dördüncü yılında yaşanan Beni Nadir Gazası sırasında da, beni Nadir'in müttefiki olan Evs kabilesinden Muhammed b Mesleme; Rasulullah tarafından kendilerine elçi gönderilmişti. 

Hicretin beşinci yılında yaşanan Beni Kurayza gazası sırasında ise müttefikleri Hazreç, onlara yardım için harekete geçti. Hatta sahabeden Evs'li Ebu Lübabe Hz. Peygamber (asm) tarafından kendilerine antlaşma teklif etmesi için Beni Kurayza kalesine gönderildi. Kuşatma sonunda Müslümanlarla barış yapmak zorunda kalan Beni Kurayza, hakem olarak müttefiklerinden Evsli Sa'd b. Muaz'ın hükmüne razı olacaklarını söylediler.

4. O zamanlar; ihtilafların hallinde, kabile savaşlarında aranın bulunmasında ve diğer hukuki problemlerin çözümünde; yetenekli ve kendine güvenilen birisinin hakem seçilmesi bir âdetti. Burada önemli olan emin, adil ve kendine güven duyulan birinin problemi çözmesiydi. 

Rasulullah da Medine Vesikasının yazılmasında ön ayak olan güvenilir biri olarak taraflarca hakem kabul edildi. Taraflardan buna itiraz gelse hakem olmayabilirdi. Mesela, az önce Kurayza savaşı ile ilgili olarak her iki tarafın hakemliğini kabul ettiği, Müslüman biri olan Sa'd  b. Muaz'ın da hakemliğinden söz ettik.  

5. Beşinci maddede birkaç husus zikredeceğiz: 

a) Aslında yukarıda yaptığımız açıklamalar Rasulullah (asm)'ın "Medine Vesikası" yazılırken bütün taraflarca neden hakem seçildiğini gösterir. Çünkü  Evs ve Hazreç birbirinin ezeli düşmanıdır. Kimi Evs'in, kimi Hazrec'in yanında yer alan Yahudi kabileleri de karşılıklı olarak birbirine düşmandır ve bir bütün halinde değildir.

b) Yahudi kabilelerin de özellikle Buas Savaşı sebebiyle aralarında karşılıklı düşmanlıklar oluşmuş ve uzun zaman sürmüştür. 

c) Ayrıca bu saydığımız Arap ve Yahudi kabilelerin; karşılıklı olarak aralarında düşmanlık olanlara ve bunlardan birinin hakemliğine güvenmesi zordur. 

d) Diğer yandan, Hz. Peygamber (asm) ve onunla Medine'ye hicret eden Kureyşli Müslümanlarla, Medine vesikasını birlikte imza eden Evsliler, Hazreçliler ve Yahudiler arasında bu zamana kadar bir düşmanlık ve kötü ilişki yaşanamamıştır. 

e) Hem, tarafları Medine Vesikası için bir araya toplayan, Medine'nin dıştan gelecek bir saldırıya karşı birlikte savunulması için ikna eden Rasulullah Efendimiz (asm)'dir. O emin, adil ve güvenilir biri olarak algılanmıştır. Kaleme alınan vesika da bütün Medinelilerin lehine, herkesin menfaatine uyan, Yahudilerin ve Müslümanların hür iradeleri ile kaleme alınan bir vesikadır.

Ayrıca, insanlar siyaseten, kendi dinlerinden olmayanlarla da bazı ticari, siyasi ve karşılıklı menfaate dayalı akitler, antlaşmalar, ortaklıklar yapabilirler. Hatta zaman zaman düşmanlarıyla da antlaşmalar ve vesikalar imzalarlar. Bu bir din değiştirme sözleşmesi ve anlaşması değildir. Mesela, bir Yahudi bir Müslümanla menfaate dayalı bir antlaşma ve sözleşme imzalayınca dininden dönmediği gibi; bir Müslüman da bir gayri müslimle antlaşma yapınca dininden çıkmaz.

Dikkat edilirse, vesikayla Medine dışından gelecek saldırılara karşı birlik oluşturma ve bu konudaki anlaşma önerisi, bir Müslüman ve Peygamber olan Hz. Muhammed (asm)'den gelmiştir.

Bu konuda ilerde taraflar arasında bir anlaşmazlık çıkarsa, yine Hz. Muhammed (asm) hakem olacaktır.

Bu konuyla ilgili kaynakları için bk.:

- Sarıcık, Murat, Hz. Peygamber'in Çağrısı- Medine Dönemi, Nesil Yayınları, İstanbul 2009, s. 19- 20,81, 85- 86, 140, 205- 206, 209- 210, 213.
- Hicretin birinci yılında yazılan Medine vesikası için bk. İbn-i Hişam, Abdu'l- Melik b. Hişam, Siretü'n-Nebi, I- IV, Dâru'l- Fikr, Beyrut 1981, II, 119-123.
- Muhammed Hamidullah, el-Vesâiku's-Siyasiyye, Dâru'n-Nefâis, Beyrut, 1987, s. 57- 73.
- Sarıcık, Medine Dönemi, s. 51- 54. 

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun