Tövbe etmeyince, ömrümüzde hayır ve bereket olmaz mı?
Günah işleyen ve tövbe etmeyen her Müslümanın aklı ve rızkı, bereketi azalır mı? Yani biz her günah işledikçe aklımız, rızkımız ve bereket azalır mı? Tövbe etmeyinceye kadar ömrümüzde hayır ve bereket hiç olmaz mı?
Değerli kardeşimiz,
Günahların olumsuzluklara sebep olduğu kesindir. Fakat buna sürekli bir kural olarak bakmak doğru değildir. Çünkü, sosyal hayatın realiteleri bunu doğrulamıyor.
"Kul işlediği günahlar yüzünden rızkından mahrum olur." (1) manasındaki hadis rivayeti zayıftır. (2)
Nitekim, Ebu Said el-Hudri’nin rivayetine göre, Efendimiz (asm) şöyle buyurmuştur:
“Rızkı ne günah azaltır ne de iyi ameller artırır.” (3)
Şayet "Kul işlediği günahlar yüzünden rızkından mahrum olur." anlamındaki rivayet sahih olsa bile, ifade edilen husus umum ifade etmez. Bilakis irşad üslubu içerisinde yapılan teşvik ve uyarının şiddetini arttırmaya yöneliktir.
Demek ki, burada kastedilen şey çoğu zaman maddi rızkın tamamen kesilmesi değildir. Kişi mal, para, imkân sahibi olabilir. Fakat günahlar kalpte bir yara açtığında, o nimetlerden alınan huzur ve tat azalabilir. Yani mesele miktar değil, bereket ve iç huzurudur.
Tıpkı şu örnekte olduğu gibi:
Ağzı yaralı bir kimse dünyanın en güzel, en lezzetli yemeğini yese, en hoş şerbeti içse bile tam anlamıyla rahat edemez; çünkü ağzındaki yara acı verir. Ama ağzında hiç yara olmayan bir kimse, belki daha sade ve daha az lezzetli bir yemek yese bile ondan daha fazla tat ve huzur alabilir.
Aynen bunun gibi, günah kalpte bir yara gibidir. O yara durdukça insan dünya nimetlerinden tam huzur alamayabilir. Malı olabilir ama içi dar olabilir; imkânı olabilir ama huzuru eksik olabilir.
Demek ki mesele rızkın miktarı değil, o rızkın bereketi ve gönle verdiği huzurdur. Günah bazen nimeti kaldırmaz; fakat nimetin tadını kaçırabilir.
Buna göre, bazı şartları taşıyan bazı kimselerin işledikleri günah sebebiyle bazı rızıklardan mahrum olabilirler. Bu mahrumiyet -mukadder olan rızkın gelmesiyle birlikte- bereketsizlik, huzursuzluk, memnuniyetsizlik yüzünden gelen bir olgudur.
Bu yüzden tövbe, sadece ahiret için değil; dünyada huzuru yeniden hissedebilmek için de bir şifa gibidir.
Yoksa, her günah işleyen kimsenin rızıktan mahrum olması söz konusu değildir.
Kaldı ki, dünya hayatında görülen manzaralar da bunu göstermektedir. Yani fasık ve günahkar bir kimse salih ve iyi kimseden daha zengin olabilmektedir.
İsyan edenlerin en kötüsü kâfir olanlardır. Realiteler onların birçoğunun müminlerden daha güzel imkânlara sahip olduklarını göstermektedir.
Şu ayet-i celile de bize ışık tutmaktadır:
“Eğer, bütün insanların dinsizliğe imrenecek bir tek ümmet haline gelme mahzuru olmasaydı, Rahman’ı inkâr edenlerin evlerinin tavanlarını ve çıkacakları merdivenleri, evlerinin kapılarını, üzerine kurulacakları koltukları hep gümüşten yapardık. Onları altına, mücevhere boğardık. Fakat bütün bunlar dünya hayatının geçici metaından ibarettir. Ahiret ise Rabbinin nezdinde Allah’a karşı gelmekten sakınanlara mahsustur.” (4)
Kaynak:
1) bk. İbn Mace, 1/35; Ahmed, Müsned, 37-68.
2) bk. er-Racihi, Şerhu süneni İbn Mace, 5/25.
3) Taberani/Sağir, 708; Heysemi, Mecmauz-zevaid, 17194.
4) Zuhruf, 43/33-35.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Günahlar rızkımıza engel olur mu?
- AİLE HAYATIMIZ
- Sabah namazından sonra ve ikindi vakti ile akşam ezanı arası uyumak (feylule, gaylule ve kaylule) sağlık açısından ve dinen sakıncalı mıdır?
- Günahların insana verdiği zararlar nelerdir?
- "Kul bir günah işler. Ama onunla cennete girer?? anlamında bir hadis var mıdır? Tövbenin kabul olup olmadığı nasıl bilinir?
- Tövbe için altı şart hangileri?
- Haram yolla kazanılan kazancın / haram lokmanın, insan vücuduna maddi etkileri var mıdır?
- GÜNAH
- Karı koca muhabbeti, rızka bereket mi verir?
- Bir kimse hakkını helal etmezse bu sorumluluktan nasıl kurtuluruz? Bir insan sanal ortamda karşısındakine yalan söylerse ve sonradan pişmanlık duyarsa ve tövbe ederse günahı affolunur mu?..