Sünnetleri kılarken, hem kazaya hem de sünnete niyet edilir mi?

Tarih: 27.10.2009 - 00:00 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Bir namazda, aynı anda hem sünnete hem de kazaya niyet edebilir miyiz?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hem bir kaza namazına, hem de vaktin sünnetine olmak üzere bir namazın iki ayrı niyetle kılınması ise, kaynak niteliği taşımayan (Necâtü'l-mü'minin ve benzeri) bazı ilmihal tipi kitaplar ile bu kitaplardan nakiller yapan kişiler dışında, Hanefî müctehid ve fakihlerince câiz görülmemektedir.

Bilindiği üzere, sünnet ve nafile namazların sıhhati için, mutlak namaz niyeti yeterli ise de farz ve vacip namazların sıhhati için, (söz gelimi, "Bu günkü öğle namazının farzı..."  veya  "Dünkü ikindinin kazası..." gibi) niyette kılınacak namazın hem aslını, hem isim ve vasfını tayin şarttır.(1) Bu itibarla, sünnet veya nafile bir namazda, söz gelimi hem tahiyetü'l-mescid, hem duha (kuşluk) gibi, iki ayrı niyet câiz görülmekte ise de -ister edâ, ister kaza olsun-; bir farz namazda iki ayrı niyet câiz değildir. Bu takdirde niyet, bunlardan kuvvetli olana masruf olur.

Mesela; aynı namaz için:

a. Biri farz-ı ayn, diğeri farz-ı kifâye iki ayrı farz namaza niyet, farz-ı ayn olan namaz için;

b. Biri vakti girmiş, diğeri henüz vakti girmemiş iki ayrı namaza niyet, vakti girmiş olan namaz için;

c. Biri edâ, diğeri kaza iki ayrı farz namaza niyet, vakit müsait ise kaza için; vakit dar ise, vaktin farzının edâsı için;

d. İki ayrı vaktin kazasına niyet, -kişi sahib-i tertib ise ilk kazaya kalan için; (aksi halde bu niyetin hükmü yoktur.)

e. Hem bir nafileye, hem cenaze namazına niyet, nafile rükû ve secdeli kâmil namaz olması itibariyle; nafile için;

f. Hem farz (mesela bir kaza namazı), hem de sünnet veya nafile bir namaza niyet, İmam Ebû Yusufa göre; sadece farz namaz için geçerli olur. İmam Muhammed'e göre ise, sonuncusunda her ikisi içinde geçerli olmaz.(2)

Görüldüğü üzere bir kısmı dipnotta gösterilen en muteber kaynakların beyanına göre, "hem geçmiş bir namazın kazası, hem de vaktin sünneti" niyetiyle kılınan bir namaz, İmam Muhammed'e göre, ne farz ne sünnet ne de nafile olarak sahih olur. İmam Ebû Yusuf'a göre ise sadece farz olarak câiz olur; ayrıca sünnet veya nafile sevabı söz konusu olmaz. İki tane müctehidin bu konudaki ictihatları, böyle olunca, fakih bile sayılmayan "filan kişinin kitabında şöyle buyruldu" demenin, hiçbir anlamı yoktur.

Şüphesiz, sünnet yerine kaza namazına niyet ederek, sünnet namazları terkeden Müslümanlar, günahkâr olmazlar. Kıldıklan namazlar kaza olarak sahihtir. Ancak, sünnetlerin sevabından mahrum kalacakları gibi, -müekked sünnetlerin mazeretsiz terkinden dolayı- isâet (ihmal ile zarar vermek) etmiş olurlar. Ayrıca Hz. Peygamber (asm)'in itâb (azarlama, darılma) ve tekdirine maruz kalırlar.(3)

Dipnotlar:

1) İbn Hümam, Fethu'l-Kadir, Bulak 1315, 1/186-187; Ahmed Tahtâvî, Haşiye ala Merakı'l-felah, s. 179; Haskefi, ed-Dürrü’l-Muhtâr, 1/279-280; İbn Abidin, Reddü'l-Muhtar, Bulak, 1272, 1/279-280; Hacı Zihni Ef., Nimet-i İslam (Kitabü's-salat), s. 84.
2) İbn Hümam,  a.g.e., 1/187; İbrahim el-Halebî, Günyetü'l-mütemelli (Halebî Kebir), s. 249-251, İst., 1325; Halebî Sağîr, s. 121-122, Ist., 1309; İbn Nüceym, el-Eşbâh ve'n-nezâir, s. 39-43, Dımaşk, 1403/ 1983; el-Bahru'r-râik, 1/296-297, Beyrut, ts.; el-Fetâva'l-Hindiye, 1/65; Ahmet et-Tahtâvî, a.g.e., s. 174; İbn Abidin, a.g.e., 295-296; Zihni Efendi, a.g.e., 84-86; Ö.N. Bilmen, Büyük İslam İlmihali, İst., ts., s. 118-119.
3) Bâbertî, el-İnaye, (Fethu'l-kadir kenarında). Bulak, 1315, 1/13; Ebû Gudde, Takdimetu Fethi bâbi'l-inâye bi şerhi kitabi'n-Nükaye, 1/14-15, Haleb, 1387/1967.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kategori:
Okunma sayısı : 10.000+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun