Steve Jobs'un fetret ehli olma ihtimali sizce nedir?

Tarih: 05.04.2018 - 12:05 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Steve Jobs (Apple kurucu ortaklarından) dini Zen Budizm'dir.
- Ancak ölürken son sözleri şu olmuştur;
- Steve Jobs: Son anlarında eşine ve çocuklarına baktığını, daha sona gözlerini uzaklara dikerek, 'Oh wow. Oh wow. Oh wow' (Oh, vay canına..Oh vay canına, Oh vay canına) demiştir. 
- İslâm dinine mensup olmayan böyle bir kişi (görünüşte) nasıl hüsn-ü hatime ile hayatını tamamlamıştır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

- Bu tür davranışlar veya sözlerle olumlu veya olumsuz bir yargıya varmak isabetli değildir. Burada kısaca şu tahminler yapılabilir:

- Bu adamın, daha önce zihninde birikmiş güzel hayallerin bir manzarasının bilinç üstü bir konuma çıkabilir. O da bunu görünce “Vay canına” demiş olabilir.

İnsanların ölüm anında daha önce meşgul oldukları konularla ilgilerinin olacağı hususu İslam kaynaklarında belirtilmektedir. Yıllar önce, kesin olmuş bir vakıa olarak müşahede edilmiştir ki; bir hoca efendi, ölüm döşeğinde olan bir insana kelime-i şehadeti hatırlatmak için bir çaba içerisine girmiş, ancak adam hayatında çok sevdiği (şimdilik ismini hatırlayamadığımız) bir bitkinin adını söyleyip kendisine verilmesini istemiştir.

- Sekerat vaktinde yani ölüm anında şeytanın kişiyi aldatmak için gösterdiği -deyiş yerindeyse- bir illüzyon oyunu olabilir. O da hileli-tuzaklı böyle bir hayali görüntü karşısında öyle demiş olabilir.

- Takva sahibi Müslümanlar için bile “hemen cennetlik” olduğunu söylemek mümkün olmadığı halde, Zen Budist bir adam için -ne maksatla söylediği belli olmayan- tek bir kelimesi dolayısıyla hüsnü şehadette bulunmak oldukça zordur.

- Ameller niyetlere göredir. Bu adamın “oh vay canına” derken neyi kastettiğini bilemiyoruz. Acaba onların kültüründe bu deyimin, bazen kötü manzara karşısında da kullanılması söz konusu mudur?

- Bu asırda da fetret sürecinin olabileceği bir hakikattir. Bu da kişilerin, İslam dininin gerçeklerini duymamış olmalarıyla tahakkuk eder. Bu sebeple, hususi fertler için “fetret” mazeretini tatbik edemeyiz, ama mümkün olmadığını da söyleyemeyiz.

- Bizim prensibimiz, bireysel değil, ilkesel olmalıdır. Fertlerin durumunu Allah’a havale ediyoruz. İlkeleri ise Kur’an ve sünnetten istihraç ederiz.

 Bunu da özet halde Bediüzzaman Hazretlerinden dinleyebiliriz:

وَمَا كُنَّا مُعَذِّبِينَ حَتّٰى نَبْعَثَ رَسُولاً [“Biz kendisine peygamber göndermedikçe, bir kavme azap vermeyiz.” (İsra, 17/15)] sırrıyla, ehl-i fetret, ehl-i necattırlar."

"Bilittifak, teferruattaki hatîatlarından muahazeleri yoktur. İmam-ı Şâfiî ve İmam-ı Eş’arîce, küfre de girse, usul-i imanîde bulunmazsa, yine ehl-i necattır. Çünkü teklif-i İlâhî irsal ile olur ve irsal dahi ıttıla ile teklif takarrur eder."

"Madem gaflet ve mürur-u zaman, enbiya-yı sâlifenin dinlerini setretmiş; o ehl-i fetret zamanına hüccet olamaz. İtaat etse sevap görür; etmezse azap görmez. Çünkü mahfî kaldığı için hüccet olamaz. (bk. Mektubat, s. 374)

İlave bilgi için tıklayınız:

Fetret ehlinin, yani İslam'dan haberi olmayanların sorumluluğu var ...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
Okunma sayısı : 500+
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun