Sahabe Ebu Tufeyl, Şii miydi?
Hatîb el-Bağdâdî, el-Kifâye adlı eserinde İbnü'l-Ahrem'den, Buhârî'nin Ebû Tufeyl'den neden hadis almadığı sorulduğunda, onun “Şiîlikte aşırıya gittiğini” söylediğini nakletmektedir. Ayrıca Zehebî'nin Siyeru A‘lâmi'n-Nübelâ (c. 3, s. 468) ve Mizzî'nin Tehzîbü'l-Kemâl (c. 14, s. 80) adlı eserlerinde, Süfyân b. Uyeyne'den Ebû Tufeyl'in Şiî olduğuna dair bir değerlendirme nakledilmektedir.
Değerli kardeşimiz,
Öncelikle burada “şîa” kelimesinin erken dönemlerdeki kullanımı ile sonraki dönemlerde kazandığı mezhebî anlamı birbirinden ayırmak gerekir. Sünnet ve sahabe döneminde “şîa” kelimesi genel olarak taraftar, bir kimsenin yanında yer alan ve onu destekleyen kişi veya grup anlamında kullanılmıştır. Bu sebeple “Şîatü Ali” veya “Şîatü Muâviye” ifadeleri, bugünkü anlamıyla belirli bir Şiî mezhebine mensubiyeti değil, Hz. Ali veya Hz. Muaviye tarafında yer almayı ifade edebilir.
Bu ayrım dikkate alındığında Ebû Tufeyl hakkında kaynaklarda geçen “şîa” ve “teşeyyü‘” ifadelerini de doğrudan günümüzdeki mezhebî anlamıyla değerlendirmek doğru değildir. Ebû Tufeyl'in Hz. Ali taraftarı olduğu kaynaklarda açıkça belirtilmektedir. Ancak bundan, onun sonraki dönemlerde sistemleşen Şiî mezheplerin bütün itikadî görüşlerini benimsediği sonucu çıkarılamaz.
Hz. Ali'ye yakınlığı sebebiyle “Şiî” olarak da nitelendirilen Ebû Tufeyl'in, Hz. Ali'yi sevip desteklemekle birlikte Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer'in faziletini kabul ettiği, Hz. Osman'ın şehadetinden duyduğu üzüntüyü dile getirdiği ve Hz. Ali taraftarlığı sebebiyle Hâricîlerin düşmanlığını kazandığına dair bilgiler de kaynaklarda yer almaktadır.
Dolayısıyla burada yapılması gereken ayrım şudur: Ebû Tufeyl'in Hz. Ali taraftarı olması ile sonraki dönemlerdeki anlamıyla Şiî bir mezhebe mensup olması aynı şey değildir. Onun Hz. Ali taraftarı olduğu söylenebilir; ancak bundan hareketle onu doğrudan sonraki dönemlerin mezhebî anlamıyla Şiî kabul etmek doğru olmaz.
Sonuç olarak, Ebû Tufeyl'in Hz. Ali taraftarı olduğu açıktır ve erken dönem kaynaklarında bu sebeple “şîa” veya “teşeyyü‘” ifadeleriyle anılmıştır. Ancak bu ifadeleri doğrudan bugünkü anlamıyla bir Şiî mezhebine mensubiyet şeklinde yorumlamak doğru değildir. Özellikle onun hadislerinin Buhârî ve Müslim'de yer alması, soruda geçen iddianın doğru olmadığının en güzel ispatlarından biridir.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Değneğin ucundaki nur ile Müslüman olanlar kimler?
- ŞÎA
- Biharü'l-Envar isimli eserde geçen rivayetler sahih midir?
- Alevî ne demek?
- Hz. Ali (ra.) hakkında bilgi verir misiniz?
- Hz. Ali'nin çocuklarının isimleri neden Ebu Bekir, Ömer, Osman değildir?
- Muhammed El-Bakır'ın hayatı hakkında bilgi verir misiniz?
- Şîa Mezhebi hakkında bilgi verir misiniz?
- GADÎRU HUM
- Şia'ya göre "On İkinci İmam"ın kaybolması inanışı hakkında bilgi verir misiniz?