Ruhlar ne zaman yaratıldı; bedenden önce mi sonra mı yaratıldı?

Tarih: 17.09.2011 - 00:00 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Ruhların yaratılmasının bedenlerden önce olduğu anlaşılıyor. Ruhlar aleminden anne karnına, oradan çocukluğa, gençliğe, ihtiyarlığa ve kabir, berzah, cennet veya cehenneme giden yoldayız. Bu yolun başı ruhlar alemidir. Bu itibarla ruhların yaratılması cesetlerinden öncedir.

Nitekim, Peygamber Efendimiz (asm),

"Ruhlar, toplanmış cemaatler gibidir. Onlardan önceden birbiriyle tanışanlar, iyi anlaşırlar. Tanışmayanlar ayrılırlar, pek anlaşamazlar."(1)

buyurmuştur. Hadis- şerif, insanların dünyaya gelmeden bir yerlerde tanışıp kaynaştığını haber vermektedir. Bu durum anne karnında olamayacağına göre, demek ki ruhların daha önceden var olduklarının ve anne karnına gelmeden yaratıldıklarının en açık delilidir.

Âzımabadî, bu hadisi şerh ederken "ruhların cesetlerine gelmeden önce tanışıp kaynaşmaları" diyerek ruhların cesetlerden önce yaratıldığını ifade eder. (2)

Burada diğer bir konu daha vardır. O da Allah'ın ruhlardan söz aldığı "Kalü Bela" dediğimiz anlaşmanın ne zaman olduğudur. Yani, Allah Teala, "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" diye ruhlara sorduğunda, onlar da "Evet, Sen bizim Rabbimizsin!.." diye cevap vermişlerdi. İşte bu husus ne zaman gerçekleşmiştir?.. Bu konuda alimlerin görüşleri özetle şöyledir:

Bazı müfessirler, misakın "temsil" ve "istiare" yoluyla bir ilâhî irşat olduğunu söyleyerek şöyle derler:

"Bu bir benzetmedir. İnsanların, Allah'ın rububiyetini tanımaya muktedir bir kabiliyette yaratılmış olmaları, bir bakıma, şahit tutulmaları olarak değerlendirilmiştir."

Tefsir âlimlerinin büyük çoğunluğu ise, hem ilâhî hitabın, hem de ruhun verdiği cevabın sembolik değil, hakiki olduğu görüşündedirler. Bu görüşü son asrın müfessirlerinden Mehmed Vehbi Efendi şöyle dile getirir:

"Akıl ve hayat vermeksizin lisan-ı hâlle cevap vermek ihtimalleri varsa da, daha doğru olanı, akıl, hayat ve nutuk verdi, halıkıyetine ve rububiyetine delalet edecek delilleri gösterdi... Onlar da suali fehmedip (anlayıp), akılları idrak ederek lisanlarıyla söylemek suretiyle cevap verdiler."

Kaynaklar:

(1) Buhari, Enbiya, 2; Müslim, Birr, 159; Ebu Davud, Edeb, 19.
(2) Âzımabadî, Avnu'l Mabud, XIII, 124.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun