Peygamberimizin zarar verdiği kişiler olmuş mu?

Tarih: 24.08.2022 - 09:17 | Güncelleme:

Soru Detayı

- Peygamberimiz Hz. Muhammedin istemeden de olsa zarar verdiği kişiler olmuş mu, olmuşsa Peygamber Efendimiz ne yapmış?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hz. Peygamber (asm) Efendimiz hak hususunda titiz davranır, kimsenin canına ve malına zarar vermeyi ve üzerine kul hakkı geçmesini istemezdi. İstemeden zarar verdiği olursa, bir özür dilemekle halledilebilecek veya buna gerek duyulmayacak durumda bile, şayet kendisinden bir kısas talebinde bulunulursa, seve seve bu isteği yerine getirirdi.

Nitekim Bedir Gazvesinde savaştan önce elinde bir okla İslam ordusunun saflarını düzeltirken, Sevad b. Gaziyye adlı sahabinin safı bozduğunu ve biraz ileri çıktığını görür. Karnına okla dokunarak hizaya geçmesini ister. Bunun üzerine Sevad, "Ya Rasulallah canımı acıttın! Şüphesiz Allah seni hak ile gönderdi; kısas uygulamama müsaade et." der. Hz. Peygamber (asm) karnını açarak kısas uygulamasını söyler. Sevad hemen onu kucaklar ve öper. Peygamberimiz niçin böyle yaptığını sorduğunda, "Ya Rasulallah! Görüyorsun savaştayız, öldürülmemekten emin değilim. Seninle son temasımın cildimi cildine değdirmek olmasını istedim." der. Peygamberimiz de ona hayır dileğinde bulunur.(1)

Görüldüğü üzere Sevad b. Gaziyye'nin asıl hedefi kısas uygulamak değildir. O, Hz. Peygambere (asm) sevgisini bu şekilde dile getirmek istemiş ve onun bedeninden himmet beklemiştir.

Peygamberimiz (asm) aslında işin bu ciheti üzerinde pek durmamış, ona iyilik dilemekle yetinmiştir. Ancak sevgisini bu şekilde göstermek isteyen adamı kırmamıştır.(2)

Huneyn Savaşı'na katılan Ebu Rühm el-Gıfari isimli sahabi anlatır:

"Ben devemin üzerinde Hz. Peygamberin (asm) yanında ilerliyordum. Ayağımda sert pabuç vardı. Devem Peygamberin devesini sıkıştırdığında pabucumun kenarı Rasulullahın baldırına dokunarak rahatsız ediyordu. Bunun üzerine Rasulullah ayağıma kamçı ile vurarak "Canımı yakıyorsun, arkamdan yürü!" dedi. Ben de onun yanından savuştum. Ertesi gün Raslullah beni istemiş. Kendi kendime "Beni dün ayağını incittiğim için aramıştır." dedim. Yanına geldim. Bana "Sen dün benim ayağımı incitmiş, canımı yakmıştın. Ben de senin ayağına kamçı ile vurmuştum. Seni bunun karşılığını ödemek için çağırdım." dedi ve bana seksen koyun verdi.”

Ebu Rühm dedi ki: “Rasulullah’ın (asm) benden razı olması, benim için dünya ve içindekilerden daha değerliydi.”(3)

Diğer bir olay da şöyledir:

Taif kuşatması kaldırılıp Cirane'ye dönülürken Resul-i Ekrem'in (asm) kamçısı deveye her vurduğunda, onun terkisinde giden Ebu Züra el-Cüheni adlı sahabiye değer. Hz. Peygamber bir ara dönüp şöyle bir bakar ve "Yoksa kamçı sana mı değiyor?" diye sorar. Ebu Züra "Evet!.." cevabını verir ve bunun önemi olmadığını belirtir. Cirane'ye vanldığında Hz. Peygamber (asm) Ebu Züra'ya yüz yirmi koyun hediye verir.(4)

Kaynaklar:

1) Taberi, Tarih, 2/446-447
2) İbrahim Sarıçam, Hz. Muhammed ve Evrensel Mesajı, DİB. s. 275.
3) Taberi, Tarih, 3/93; İbn Sad, Tabakat, 4/277.
4) Vakıdi, 3/940.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun