Peygamberimiz (asm) neden kendisinden çok daha yaşlı olan Hz. Hatice (ra) ile evlendi? Evlenirken Efendimiz yirmi beş, Hz. hatice annemiz kırk yaşlarındadır. Daha gencini isteseydi bulabilirdi. Bu seçimde hangi faktörlerin rolü olmuştur?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Hz. Hatice (r.anha), Allah'ın selâmına ve Rasûlullah (s.a.s.)'in övgüsüne nâil olacak derecede faziletli ve şerefli bir kadındı. O, imanda, sabırda, iffette, güzel ahlâkta, kısacası her yönü ile örnek olan bir anneydi. Rasûlullah (s.a.s.);

“Kendi dönemindeki kadınların en hayırlısı İmran kızı Meryem’dir ve yine bu ümmetin kadınlarının en hayırlısı Huveylid kızı Hatice’dir." (Buhârî, Enbiyâ 45; Müslim, Fedâilü’s-sahâbe 69)

buyurdu. Bu konudaki diğer bir hadisinin meali şöyledir:

" Dünya ve âhirette değerli dört kadın vardır. İmran'ın kızı Meryem; Firavun'un karısı Asiye, Hüveylid'in kızı Hatice ve Muhammed (s.a.s.)'ın kızı Fâtıma." (İbn İshak, es-Sîre, Neşr. Muhammed Hamidullah, s. 228).

Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmaktadır:

"Kadınları (sırf) güzellikleri için nikahlamayınız, Çünkü onların güzellikleri onları tehlikeye atabilir. (Sadece) malları için de nikahlamayınız. Çünkü malları onları azdırabilir. Dindar olanını nikahlayın. Şüphesiz, burnunun bir kısmı kesik, kulağı delik ve teni siyah dindar bir cariye, dindar olmayan bir kadından efdaldir." (İbni Mace, Nikâh 6)

Peygamberimiz (s.a.s.)'in Hz. Hatice (r.anha)'yi tercih etmesinin sebebi, Onun üstün ahlaka sahip olmasıdır.

Hz. Peygamberi (s.a.s.) kendimiz gibi düşünmemek gerekir. Peygamberimiz (s.a.s.) isteseydi dünyaya sultan ve çok zengin de olabilirdi, ama fakir yaşamayı tercih etmiştir.

Bu hadislerin tefsirini yapan Üstad Bedîüzzaman, nikâhı, insanın en fazla ihtiyâcını tatmin eden kalbe mukabil bir kalp ile sevgilerini, aşklarını ve şevklerini karşılıklı yaşayabilecekleri, lezzetlerde birbirine ortak, gam ve kederde birbirine yardımcı olabilecekleri önemli bir saadet kurumuna atılan adım olarak tanımlar. (bk. İşârâtü’l-İ’câz, s. 196)

Bu saadet kurumunda kadın ve erkek dindarlıkta, güzel ahlâkta ve Allah korkusunda birbirine denk olmalıdırlar. Ebedî hayatta eşini kaybetmemek için, eşinin dindârlığını örnek alan ve eşini dindârlığı ve güzel ahlâkı için seven erkek dünya-âhiret elemsiz mutluluğu yakalamış demektir. Kocasının dindârlığına bakıp, ebedî hayatta kocasını kaybetmemek için Allah korkusuna ve takvâya giren kadın da bahtiyardır, ebedî mutluluğa ulaşmış demektir.

Yoksa sâlihâ kadınını ebedî kaybettirecek haram eğlencelerde ve kötü davranışlarda bulunan erkek kendisine yazık etmiş olur. Kadın da, Allah korkusunu yaşamaya çalışan kocasının izinden gitmemesi dolayısıyla, o ebedî arkadaşını kaybederse kendisine yazık eder. Kadın ve erkek ise birbirinin fısklarını, günahlarını ve kötü davranışlarını taklit ediyorlar ve böylece birbirini ateşe atıyorlarsa, sevgilerine, aşklarına ve mutluluklarına binlerce defa yazık etmiş olurlar. (bk. Lem’alar, s. 257)

Eşinin maddî ve fizikî güzelliğinden ziyâde, huy ve ahlâk güzelliğine, şefkatin madeni ve Rahmetin hediyesi oluşuna sevgisini bağlayan bir erkeğin, eşinden aynı derecede sevgi ve hürmet göreceğini, bu karşılıklı hürmet ve muhabbetin her iki taraf yaşlandıkça ve çirkinleştikçe artacağını, böylece dünya hayatının da bir mutluluk yumağına döneceğini, yoksa yalnızca sûret güzelliğine bağlanan bir sevginin çok geçmeden bozulacağını ve yerini geçimsizliklere bırakacağını unutmamak gerekir.

Eşini latîf şefkatine, güzel hasletine, güzel huyuna ve güzel ahlâkına dayalı olarak sevmenin ve böylece eşini günahlara girmekten korumanın âhiretteki neticesi, Rahîm-i Mutlak tarafından ebedî Cennette hûrilerden daha güzel, daha alımlı ve daha câzibedâr bir fizikî ve rûhî güzellikle eşinin kendisine ebedî bir eş, latîf bir dost, güzel bir arkadaş ve sâdık bir sevgili olarak verilmesidir.

Çocuklarımızın böyle büyük mükâfâtlara ermelerini temin için, evliliklerinde dinde ve dindarlıkta mutlaka denklik aramalı, sâir unsurları çok fazla abartmaya değmez görmeliyiz.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
EN ÇOK SORULANLARDAN
UYGULAMALAR