Hz. İsa, Hz. Lut’un oğlunu diriltti mi?
Hz. İsa aleyhisselamın dirilttiği kişi Hz. Lut aleyhisselamın oğlu diyorlar doğru mu? Sadece okulda bir arkadaş din dersinde sordu, ondan dolayı duydum.
Değerli kardeşimiz,
Öncelikle ifade edelim ki, Hz. İsa’nın (a.s.) Allah’ın izniyle ölüleri diriltmesi, Kur’an’da bildirilen bir mucizedir; ancak bunun Hz. Lut’un (a.s.) oğlu olduğu yönünde güvenilir bir bilgi bulunmaz.
Kur’an’da bu mucizelerin Hz. İsa’nın (a.s.) kendi gücüyle değil, tamamen Allah’ın izni ve kudretiyle gerçekleştiği açıkça belirtilir. Çamurdan kuş şeklinde bir şey yapıp Allah’ın izniyle onun canlı bir kuş olması ve ölülerin diriltilmesi, Hz. İsa’nın peygamberliğine delil olan mucizelerdendir. Buradaki “Allah’ın izniyle” ifadesi, yaratma ve diriltmenin hakikatte yalnızca Allah’a ait olduğunu gösterir. Bu mucizelerin temel amacı ise Hz. İsa’nın (a.s.) peygamberliğini tasdik etmek ve Allah’ın ölüleri yeniden diriltmeye kadir olduğunu göstermektir. (1)
Ayrıca, bu tür diriltmeler, kişinin dünyaya kalıcı olarak dönmesi anlamına gelmez; mucizenin gösterilmesi gibi özel bir hikmetle gerçekleşen geçici bir dirilmedir.
Detaya gelince:
Allah tarafından Hz. İsa’ya (a.s.) verilen mucizeler, Kur’an’ın çeşitli ayetlerinde zikredilmektedir.
Bu mucizeler arasında cansız maddelerin canlandırılması ve ölülerin diriltilmesi de bulunmaktadır. Kur’an’da Hz. İsa’nın (a.s.) şöyle söylediği bildirilir:
“Şüphesiz ki ben, sizlere çamurdan bir kuş biçimi gibi bir şey yaparım, sonra da ben onun içine üflerim de Allah’ın izniyle hemen canlı bir kuş oluverir. … ve ben ölüleri diriltirim.” (2) Başka bir ayette ise, “Hani, benim iznimle sen çamurdan bir kuş görünümünde bir şey yapıyordun, sonra onun içine üflüyordun da benim iznimle hemen gerçek bir kuş oluveriyordu. Ve yine hani, benim iznimle ölüleri hayata çıkarıyordun.” buyurulmaktadır. (3)
Buna göre Hz. İsa (a.s.), çamura bir kuş şekli vermekte, ardından Allah’ın izniyle bu şekil gerçek ve canlı bir kuşa dönüşmektedir. Zira yaratma konusunda mutlak kudret yalnızca Allah’a aittir.
Bununla birlikte Allah, Hz. İsa’nın (a.s.) peygamberliğinin doğruluğuna delil olması için bu olağanüstü fiili onun eliyle bir mucize olarak gerçekleştirmiştir. (4)
Dolayısıyla mucizeler, peygamberlerin kendi bağımsız güçleriyle gerçekleştirdikleri fiiller değil, Allah’ın yaratmasıyla meydana gelen harikulade olaylardır.
Ayetlerde Hz. İsa’ya (a.s.) nispet edilen yaratma ve var etme fiilleri de bu anlamda mecazî bir nispet olarak değerlendirilmelidir. Çünkü yaratmak, yok olanı varlık sahasına çıkarmaktır ve bu fiil hakikatte yalnızca Allah’a mahsustur; hiçbir mahlukun böyle bir kudreti bulunmamaktadır. (5)
Ölüleri diriltmek de Hz. İsa’nın (a.s.) nübüvvetini destekleyen önemli mucizelerden biridir.
Rivayetlerde onun, Allah’ın bazı isimlerini zikrederek ve “Yâ Hayyu yâ Kayyûm” diyerek ölüleri dirilttiği aktarılmaktadır. Bu kapsamda Hz. isa’nın (a.s.) arkadaşı Azer’i, Sam b. Nuh’u ve vefat etmiş bir kişinin oğlunu Allah’ın izniyle yeniden hayata döndürdüğüne, mucize gerçekleştikten sonra vefat ettiklerine dair rivayetler nakledilmiştir. Bu ayetlerde geçen “bi-iznillâh” (Allah’ın izniyle) ifadesi ise söz konusu mucizelerin Hz. İsa’nın (a.s.) kendi kudretiyle değil, yalnızca Allah’ın izni ve yaratmasıyla gerçekleştiğini açıkça ortaya koymaktadır. Hz. İsa’nın (a.s.) mucize niteliğindeki fiillerinin Allah’ın iznine bağlanması da bu fiillerin hakikatte Allah’a nispet edilmesi gerektiğini göstermektedir. (6)
Sonuç olarak, Hz. isa’ya (a.s.) verilen cansızları canlı hale getirme ve ölüleri diriltme mucizelerinin temel amacı, onun peygamberliğini tasdik etmek ve Allah’ın ölüleri yeniden diriltmeye mutlak surette kadir olduğunu göstermektir. Bu hikmet gerçekleşince de vefat etmişlerdir.
Kaynak:
1) bk. Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1/320; Hafâcî, Şerhu'ş-Şifâ, 3/106; İbni Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye, 6/157-158.
2) Âl-i İmrân 3/49.
3) Mâide 5/110.
4) Mâtürîdî, Tevîlâtü’l-Kur’ân, 4/370-371; Râzî, Mefâtîhu’l-ġayb, 8/61-62.
5) Mâtürîdî, Tevîlâtü’l-Kur’ân, 2/308. Râzî, Mefâtîhu’l-ġayb, 8/61-63.
6) bk. Râzî, Mefâtîhu’l-ġayb, 8/63, 12/134; İbn Kesîr, Tefsîru’l-Kur’âni’l-‘azîm, 3/224.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet