Sahabiler, ölümü seve seve göze mi alıyorlardı?

Tarih: 27.07.2026 - 14:37 | Güncelleme:

Soru Detayı

Enfal Suresi 6. ayette geçen, ölümün ağzına girmeyi, ifadesi, aynı zamanda, ölümü seve seve göze alıyorlardı anlamına da gelir mi? Bakara 207. ayetin bağlamında bu konuyu nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Allah’a iman, insanın vicdanını ve iradesini güçlendiren en büyük dayanaklardan biridir. Ahirete iman ise insana dünya hayatının ötesinde sonsuz bir hayatın bulunduğunu hatırlatan güçlü bir ümit ve dayanma noktasıdır. Sahabe-i kiramın Allah’a ve ahiret gününe olan imanları, onları Allah’ın rızasını her şeyin üzerinde tutan ve gerektiğinde bu uğurda canlarını dahi ortaya koyabilen insanlar hâline getirmiştir.

Nitekim Bakara sûresi 207. ayette şöyle buyrulur:

“İnsanlardan öylesi vardır ki, Allah’ın rızasını kazanmak için kendisini feda eder.”

Bu ayette, Allah’ın rızasını her şeyden üstün tutan ve bu uğurda canını, malını ve bütün varlığını ortaya koyan kimselere dikkat çekilmektedir. Sahabenin hayatı da bunun en güzel örnekleriyle doludur. Onlar ölümü, sırf ölüm olduğu için sevmiyor; Allah’ın rızası uğrunda ölümle karşılaşmayı göze alıyorlardı. Başka bir ifadeyle, hayatlarını Allah’ın rızasından daha değerli görmüyorlardı.

Ancak Enfal suresinin 5 ve 6. ayetlerinde anlatılan durum bundan farklıdır. Allah Teâlâ, Bedir Savaşı öncesinde bazı müminlerin savaşa çıkma konusunda yaşadığı tereddüdü şöyle anlatmaktadır:

“Gerçek ortaya çıktıktan sonra da seninle tartışıyorlardı; sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlardı.”

Burada geçen ifade, sahabenin ölümü seve seve göze almasını öven bir ifade değildir. Aksine, Bedir’e çıkış sırasında bazı müminlerin savaşın ölümle sonuçlanabileceğini düşünerek bundan endişe etmelerini ve Hz. Peygamber (asm) Efendimize bu konuda tartışmalarını anlatmaktadır.

Bununla birlikte, onların başlangıçta korku ve tereddüt yaşamış olmaları, Allah yolunda fedakârlık yapamayacakları anlamına gelmez. İnsan tabiatı gereği ölümden korkabilir. Asıl mesele, korkuya rağmen hakka ve Allah’ın emrine teslim olabilmektir. Nitekim sahabe-i kirâm da imanın ve teslimiyetin gereği olarak zamanla büyük fedakârlıklar göstermiş, Allah ve Resulü uğrunda canlarını ortaya koymaktan çekinmemişlerdir.

Dolayısıyla en doğru ifade şudur:

“Onlar ölümü, ölüm olduğu için sevmiyor; Allah’ın rızası uğrunda ölümle karşılaşmayı göze alıyorlar ve ölüme seve seve gidiyorlardı.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun