Hz. Muaviye Hz. Abdurrahman İbn-i  Halid'i Zehirletti mi?

Tarih: 03.05.2026 - 20:41 | Güncelleme:

Soru Detayı

Şiiler Hz. Muaviye’nin Hz. Abdurrahman İbn-i Hâlid İbn-i Velid'i zehirlettiğini söylüyorlar iddialarına göre: ‎ ‎Hz. Abdurrahman Bin Halid Rumlara karşı yaptığı seferlerde başarılar kazanmış ‎Hz. Muaviye Onu Yezid'in hilafetine karşı tehdit olarak görmüş ve Rum asıllı bir hekime bazı vaatler vererek zehirletmiş daha sonra başkası kısas için hekimi öldürmüş bu rivayetler sahih mi? ‎ ‎(1) Taberi Tarihi (3/202). ‎ ‎(2) Bkz. et-Tarih el-Kebir (7/387), el- Cerh ve et-Ta'dil (8/266), el-Sıkat (7/490). ‎ ‎(3) El-Kâmil (5/213). ‎ ‎(4) El-Bidaye ve'n-Nihayah (8/24). ‎ ‎(5) Ensab el-Eşref (5/118).
Sahih değilse Abdurrahman İbn-i  Halid İbn-i Velid'in gerçek vefatı nasıl olmuştur bu konuda sahih bir rivayet var mı?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Öncelikle ifade edelim ki, Taberî olayı anlattıktan sonra Abdurrahman suikastını zayıf bir rivayet olarak nitelendirmektedir, İbn Kesîr ise Abdurrahman’ın Muaviye’nin emriyle İbn Usal’a zehirletildiği rivayetinin doğru olmadığını söyler. (Taberî, Târîh, 5/227; İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-nihâye, 8/34, 35)

Abdurrahman b. Halid b. Velid valiliği döneminde Hz. Muaviye b. Ebî Süfyan'ın Cezire amilliğini yapmış, Hz. Ali döneminde yine Hz. Muaviye’nin koyu bir taraftarı olarak Sıffin savaşında sancaktarlığını yapmış ayrıca bu mücadelede kritik roller ve komutanlıklar üstlenmiştir.

Hz. Ali'nin şehit edilmesinden ve Hz. Muaviye’ye halife olarak biat edilmesinden sonra da Humus karargahı üzerinden Anadolu içlerine doğru Bizans ile mücadele amacıyla defalarca seferler düzenlemiş ve bu seferlerde üstün başarılar elde etmiştir.

Kaynakların verdiği bilgilere göre bu anlattıklarımızdan da hareketle Abdurrahman'ın Hz. Muaviye’nin en has adamlarından biri olduğu anlaşılmaktadır.

Abdurrahman b. Halid b. Velid’in vefatına gelince, kaynakların büyük bir kısmı Hicrî 45 veya 46 yılında Hıristiyan bir hekim olan İbn Usal tarafından zehirletilerek şehit edildiği yönündedir.

Bu suikast olayında Hz. Muaviye’nin parmağı olup olmadığı konusu tartışmalı bir konudur. Nitekim Taberî, İbn Kesîr gibi tarihçiler onun Hz. Muaviye tarafından zehirletildiği rivayetini aktarmakla beraber bu haberin doğruluğunu tenkit ederler ve kabul etmezler.

Abdurrahman’ın zehirletilmesine dönük rivayet ve yaklaşımlara gelince:

Onun Hz. Muaviye tarafından oğlu Yezid’in veliahtlığı konusunda rakip olabileceği düşüncesiyle zehirletildiği rivayeti ki, Şiî ağırlıklı yaklaşım bu yöndedir, doğru olmadığı kanaatindeyiz. Çünkü evvela Hz. Muaviye hayatı ve idareciliği boyunca kendisini destekleyenler konusunda çoğunlukla son derece vefalı davranmış her fırsatta onları taltif etmiş ve değer verdiğini göstermiştir. Öyle ki bu durum aile mensuplarının bile tenkit ve kıskançlığına neden olmuştur.

İdareciliğini insan kazanmaya dayandıran bir idarecinin hayatını neredeyse kendisine vakfetmiş üst düzey bir komutanını entrikayla ortadan kaldırması, Hz. Muaviye için pek olası görünmemektedir.

Sorudaki iddiayı çürüten diğer önemli bir husus şudur:

Abdurrahman’ın zehirletilmesi olayı Hz. Muaviye oğlu Yezid’i veliaht ilanından 10 sene önce gerçekleşmiştir. Nitekim Hz. Muaviye, bu meseleyi ilk defa Hicri 50 yılında gündemine almış ancak 56 yılında ilan etmiştir.

Kaldı ki, Yezid’in veliahtlığına en çok karşı çıkan Abdurrahman b. Ebû Bekir, Abdullah b. Ömer ve Hüseyin b. Ali (Üçü de halife çocuğu) ve Abdullah b. Zübeyr gibi açık muhalifler dururken Abdurrahman b. Halid’in hilafet şansı bu isimlerin yanında zaten çok zayıftı.

Hz. Muaviye’nin bahsi geçen bu zatlar dururken Yezid’in veliahtlığına çok daha az rakip olabilecek bir kişiyi ortadan kaldırmakla başlaması doğru bir değerlendirme değildir.

Hz. Muaviye b. Ebî Süfyan'ın hilafeti döneminde bazı suikastları planladığına dair bazı rivayetler vardır. Ancak bu suikastlar Hz. Osman’ın şehit edilmesinde adı geçen kişilere dönük olmuştur.

Demek ki, sorudaki iddia, Şiîlerce Hz. Muaviye b. Ebî Süfyan'ın karalanmasına dönük uydurma bir değerlendirmedir.

Rivayetlerde Abdurrahman’ın Anadolu içlerinde Bizans’a dönük seferlerinde çok önemli başarılara imza attığı anlatılmaktadır. Tıpkı Hz. Ömer döneminde halkın zaferleri dolayısıyla Halid b. Velid’i olağan üstü bir kahramana dönüştürmesi nedeniyle azledilmesi gibi, Hz. Muaviye b. Ebî Süfyan da güya halkın Abdurrahman’a aşırı teveccühünü hazmedememiş ve böyle bir olaya tevessül etmiş olabilir. Ancak bu değerlendirme de çok zayıf bir ihtimaldir.

Daha gerçekçi değerlendirme ise Aburrahman’ın Hıristiyan Bizans’a karşı başarılı zaferleri dolayısıyla, dindaşlarının intikamını almak üzere Hıristiyan bir tabip olan İbn Usal tarafından tarafgir saiklerle kendi kararıyla böyle bir işe girişmiş olabileceğidir.

Abdurrahman’ın zehirletilerek suikastla şehit edilmesi nedeniyle oğlu veya yeğeni tarafından zanlı durumunda olan İbn Usal yargılanmadan öldürülmüştü. Bu nedenle İbn Usal’ı öldüren kişi Hz. Muaviye b. Ebî Süfyan tarafından bir süre tutuklanmış daha sonra maktulün diyeti ödenince serbest bırakılmıştır. Bu olayda okların Hz. Muaviye’ye dönmesinin nedeni, bu olmalıdır.

Kaynaklar:
Halife b. Hayyât, Tarihu’l-Halife
Belazurî, Ensabu’l-Eşraf
Taberi, Tarihu’l-Ümem
İbn Kesir, El-Bidâye ve’n-Nihaye

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun