Hayatın temel unsuru olan karbon hakkında bilgi verir misiniz?

Tarih: 22.04.2026 - 13:26 | Güncelleme:

Cevap

Değerli kardeşimiz,

HAYATIN TEMEL UNSURU; MUCİZE ELEMENT KARBON

Prof. Dr. Rahmi KASIMOĞULLARI, Kütahya Dumlupınar Üniv. Fen-Edebiyat Fakültesi,

Kimya Bölümü [email protected]

ÖZET

Şüphesiz ki Karbon, canlılar için en hayati elementtir. Çünkü canlı yapısını oluşturan organik maddelerin tümü karbon bileşiklerinden oluşturulmuştur. Çevremize şöyle bir baktığımızda yeryüzündeki her şeyin hayat için özel olarak tasarlanmış olduğunu fark ederiz. Molekül seviyesine indiğimizde ise gözle görülmeyen atomların kusursuz bir şekilde bir araya gel-diklerini görürüz. İşte bu kusursuz sistemdeki özel tasarıma verilebilecek örneklerden birisi karbon elementidir. Karbon, birçok yönü ile diğer elementlerden farklı özelliklere sahip olup bu “farklılık” onu, yaşam için vazgeçilmez kılar. Cansız, akılsız ve şuursuz olan karbon atomunun, hidrojen, oksijen ve azot atomlarıyla çok farklı geometrik şekil ve sıralamalarda birleştirilmesinden, canlı yapısının temel taşlarını teşkil eden; karbonhidratlar, proteinler, yağlar, vitaminler, nükleik asitler, enzimler ve hormonlar meydana gelir. Canlı bir maddenin cansız olan atomlardan oluşması son derece hayret vericidir. Kuşkusuz bunun manası, cansız maddeleri oluşturan atomların organize olarak ve evrimleşerek “canlanmaları” değildir. O halde canlıların kökeninde, çok üstün bir müdahale, tasarım ve güç vardır. İşte bu güç Yüce Allah'ın yaratmasıdır.

Yapısında sadece 6 proton, 6 nötron ve 6 elektron bulunduran karbon atomunun gücünü tam anlayabilme konusunda insan aklı yetersiz kalmaktadır. Karbon atomlarına kendi aralarında hem tekli hem ikili hem de üçlü bağlar oluşturabilme kabiliyeti verilmiştir. Karbonun en önemli özelliklerinden birisi, birbiri ardınca dizilerek çok kolay zincir oluşturabilmesidir. Bu zincirler sadece düz çizgi şeklinde değil, dallanmış halde de olabilirler, çokgenler de oluşturabilirler. Bu noktada, zincir şeklinin önemi çok büyüktür. Mesela saf karbon atomu kendisine komşu dört karbon ile bağ yaptığında, dünyanın en sert doğal maddesi olan renksiz saydam yapılı elmas oluşur. Aynı karbon atomları çiftli bağlarla altıgen halkalar oluşturacak şekilde dizilirlerse grafit denilen oldukça yumuşak yağımsı yapıda parlak siyah renkli madde meydana gelir. Hücre zarından arabamızın lastiğine, ağaç kabuğundan bilgisayarımıza, göz merceğinden gergedanın boynuzuna, yumurta akından kullandığımız doğalgaza, ipek kozasından hücrelerimizin içindeki DNA’ya kadar son derece farklı organik yapıların hepsi, karbon temelli bileşiklerden oluşur.

Bu çalışmada, canlı hayatının temel taşlarını teşkil eden dört elementten biri olan karbon atomunun olağan üstü özellikleri incelenmiştir. Sonuç olarak kâinattaki cansız maddele-ri oluşturan atomların, ne insan eliyle ne de evrimleşerek, canlanmaları mümkün değildir. Dolayısıyla canlıların kökeninin, bu atomların bir araya gelmelerinden ibaret olması ya da tesadüfen oluşması imkânsızdır. Kısacası her şeyi atomlarına kadar kuşatan Allah karbon atomunu da, canlı bedenine ve onun kullanımına en uygun bir biçimde tasarlamıştır. O halde hiçbir şekilde tesadüflerle açıklanamayacak olan kâinattaki kusursuz tasarım, üstün bir aklın ve iradenin dilemesi sonucu gerçekleşmiştir. Demek ki Allah her şeyi çok hassas bir hesap, düzen ve denge üzerine yaratmıştır.

Anahtar Kelimeler: Karbon, Elmas, Grafit, Yaratılış, Canlı

THE FUNDAMENTAL OF LIFE; CARBON, THE MIRACLE ELEMENT

ABSTRACT

There is no doubt that carbon is the most vital element for living organisms. Because all of the organic substances that constitute the structure of living things has been created from carbon compounds. When we take a look at our environment, we realize that everything on earth is specially designed for life. When we get down to the molecular level, we see that the invisible atoms come together in a flawless manner. One of the examples of special design in this flawless system is the element carbon. Carbon has different properties from other elements in many aspects and this "difference" makes it indispensable for life. Due to the combination of the inanimate and unconscious carbon atoms with hydrogen, oxygen and nitrogen atoms in very different geometric shapes and sequences; carbohydrates, proteins, fats, vitamins, nuc-leic acids, enzymes and hormones are formed. It is extremely astonishing that a living matter consists of inanimate atoms. Undoubtedly, this does not mean that the atoms that make up inanimate matter "come alive" by organizing and evolving. So there is a superior intervention, design and power at the origin of living things. This power is the creation of Almighty Allah.

Human mind is incapable of fully understanding the power of the carbon atom, which has only 6 protons, 6 neutrons and 6 electrons in its structure. Carbon atoms have been given the ability to form both single, double and triple bonds among themselves. One of the most im-portant properties of carbon is that it can form chains very easily by being arranged one after the other. These chains can be not only straight lines, but also branched, and they can form rings. At this point, the chain shape is of great importance. For example, when a pure carbon atom bonds with four adjacent carbons, a colorless transparent structured diamond that the hardest natural substance in the world, is formed. If the same carbon atoms are arranged to form hexagonal rings with double bonds, a very soft oily substance called graphite forms a shiny black colored substance. Extremely different organic structures, from the cell membrane to the tire of our car, from the bark to our computer, from the eye lens to the rhino's horn, from egg whites to the natural gas we use, from silk cocoons to the DNA inside our cells, all consist of carbon-based compounds.

In this study, the extraordinary properties of carbon atom, one of the four elements that consti-tute the cornerstones of life, have been investigated. As a result, it is impossible for the atoms that make up the inanimate matter in the universe to come alive neither by human hands nor by evolution. Therefore, it is impossible for living things to have originated from the combination of these atoms or to come into being incidentally. In short, Allah, who encompasses everything down to its atoms, designed the carbon atom in the most appropriate way for his living body and its use. Therefore, the flawless design in the universe, which cannot be explained in terms of coincidences in any way, came about as a result of the will of a superior mind and will. This means that Allah has created everything based on a very delicate calculation, order and balance.

Keywords: Carbon, diamond, graphite, creation, organism

GİRİŞ

Karbon Elementi

Bilindiği üzere periyodik cetvel 118 elementten oluşur. Bunlardan Karbon, tabiatta bulunan en yaygın elementlerden biri olmakla birlikte, yerkabuğunun yaklaşık % 0,2'sini oluşturur. Sembolü C olup atom numarası 6 olan karbon atomu periyodik tablonun 2. periyot 4A grubunda yer alır. Kütlesi 12.0107 akb’dir. Üç adet doğal izotopu vardır. C-12 (% 98,89) ve C-13 (% 1,11) kararlı iken C-14 radyoaktif olup yaklaşık 5730 yıllık bir yarılanma ömrü ile bozunmaktadır.1

Şekil 1: Karbonun atomik yapısı ve periyodik cetveldeki yeri (https://www.muhendisbeyinler.net).

Karbon elementinin Dünyada ki bolluğu, eşsiz organik bileşik çeşitliliği ve yaygın olarak belirli sıcaklıklarda polimer oluşturması gibi sıra dışı yeteneği, bu elementin bilinen tüm yaşamın ortak bir unsuru olarak hizmet etmesi için vazifelendirildiğinin göstergesidir. Oksijenden sonra kütlece insan vücudunda en bol bulunan (yaklaşık %18,5) ikinci elementtir.2,3

Günümüze kadar açıklanan yaklaşık on milyon moleküle sahip karbonun, diğer tüm element-lerden daha fazla sayıda bileşik oluşturduğu bilinmektedir.4, 5 Yine de bu sayı, standart şartlarda teorik olarak olası bileşiklerin sayısının sadece bir kısmı olup, yeni bileşiklerin sentezi devam etmektedir. Bu nedenle, karbon genellikle “elementlerin kralı” olarak anılır.6

Karbon Atomunun Oluşumu

Yaşamın temelini teşkil eden karbon atomu, insan ve diğer canlıların yapısındaki organik moleküllerin iskeletini oluşturmakla görevlendirilmiştir.

Peki, evrendeki karbon nasıl oluşmuştur?

Bilindiği üzere karbon, gözlemlenebilir evrende hidrojen, helyum ve oksijenden sonra kütle itibariyle en bol bulunan dördüncü kimyasal elementtir. Temmuz 2020’de gökbilimciler, karbonun çoğunlukla dev ya da süpernovalarda, özellikle de iki güneş kütlesinden büyük olanların merkezinde meydana gelen çekirdek tepkimeleriyle oluştuğuna dair kanıtlar ileri sürmüşlerdir.7,8

Bu süreç kısaca özetlenecek olursa; öncelikle her biri iki proton ve iki nötrondan oluşan üç alfa parçacığı (helyum atomu çekirdeği) bir araya getirilerek kaynaştırılır. Neticede altı proton ve altı nötron içeren karbon atomunun çekirdeği teşekkül ettirilir. Ancak bu olay çok nadir gerçekleşir. Çünkü üç alfa parçacığının bir araya gelerek kaynaşması ihtimali oldukça düşüktür.

Kaldı ki üç alfa parçacığı kaynaşsa dahi ortaya çıkan yüksek enerjili karbon çekirdekleri ka-rarsız olduğundan, büyük çoğunluğu kısa süre içinde yeniden parçalanır. Sadece gama ışıması yaparak enerji kaybeden çekirdekler kararlı karbon atomlarına dönüşebilir. Tahminlere göre üçlü alfa süreciyle oluşan her 10.000 karbon atomu çekirdeğinin sadece dördü kararlı karbon atomlarına dönüşebilmektedir. 9,10

Büyük yıldızların süpernova olarak ölümü gerçekleştirildiği esnada, karbon elementi uzaya toz olarak saçılır. Toplanan bu toz, gezegenlerle yeni nesil yıldız sistemlerinin oluşumu için bileşen malzemesi haline getirilir 11, 12 İşte Güneş sistemi, bilindiği üzere yaşamın temel taşı olan karbonca zengin böyle bir yıldız sistemidir.

Şekil 2: Deneyler sırasında incelenen süreç (solda) ve nötronlar yardımıyla gerçekleştiği düşünülen karbonun oluşum süreci (sağda) (TÜBİTAK Bilim Genç, 2020 )

Karbonun Allotropları

Karbon atomlarının, çeşitli şekillerde birbiri ile bağ yapması neticesinde, karbonun allotrop-ları denilen yapılar meydana gelir. Karbonun en iyi bilinen doğal allotropları grafit ve elmas iken yapay allotropları ise grafen ve fullerendir.13 Bu yapıların fiziksel özellikleri, allotropik formu ile büyük ölçüde değişmektedir. Örneğin; Elmas son derece sert bir maddedir, kurşun kalem ucunu oluşturan grafit ise oldukça yumuşaktır. Bu iki farklı madde gerçekte mucizevi bir yaratılış delilinde buluşurlar. Yani;

  • Hem Elmas hem de Grafit ikisi de saf karbondan oluşur, ancak;
  • İşlenmemiş ham elmas tüm minerallerin, tüm malzemelerin sertlik şampiyonudur. Bu nedenle kristal elmas, her türlü malzemeyi kesme, delme ve düzlemede, aşındırıcı olarak kullanılır. Grafit ise kâğıt üzerinde bir çizgi oluşturacak kadar yumuşak olup aynı zamanda mükemmel bir yağlayıcıdır.14
  • Elmas bir elektrik izolatörü (düşük elektrik iletkeni) iken, grafit elektriği iyi ileten bir malzeme özelliği taşır.
  • Elmas genellikle şeffaf yani renksiz iken, grafit opak ve siyahtır.
  • Normal şartlarda elmas, karbon nanotüpler ve grafen bilinen tüm malzemeler arasında en yüksek termal iletkenliklere sahiptirler.
  • Tüm karbon allotropları normal şartlar altında katı haldedir.
  • Grafit, standart sıcaklık ve basınçta termodinamik olarak en kararlı formdur.
  • Elmas açık ara farkla grafitten çok daha değerlidir. Grafit ise, kurşun kalem yapmak için kullanılan çok ucuz bir malzemedir.

Şekil 3: Farklı formlardaki karbon malzeme örnekleri ve bulundukları yıllar 15

Elmas

Elmas saf karbondan oluşan mükemmel kristalize bir maddedir. Elmasta Karbon atomları komşusundaki diğer dört karbonla bağ yapar. Bu üç boyutlu ve kuvvetli kovalent bağlar, elmasa olağanüstü bir sertlik ve oldukça yüksek bir erime noktası (3550 oC) kazandırır.16 Bu sertliğinden dolayı yapay elmaslar endüstride cam kesme, taş yontma ve matkap ucu gibi işlerde kullanılır.17 Elektriği iletmez ancak iyi bir ısı iletkenidir. Diğer yandan elmasın optik özellikleri ona güzellik ve kıymetli bir ziynet eşyası özelliği kattığından, mücevherlerin başrol elemanıdır.

Şekil 4: Elmastaki karbon atomlarının bağlanma şekli (https://webders.net)

Grafit

Grafitte karbon atomları, üst üste yığılmış geniş, yassı levhalar şeklindedir. Her bir karbon atomu iki boyutlu düzlemde kovalent bağla üç karbona bağlanmıştır. Böylece karbon atomları altıgen levhalar şeklinde bir tabaka oluşturur. Tabakalar arasında zayıf van der waals kuvvetleri hâkimdir. Kovalent bağlar sertlik verirken tabakalar arasındaki zayıf bağlar ise grafite hem yumuşaklık hem de iyi bir yağlayıcı özelliği katar. Kurşun kalem uçlarında da kullanılan grafit, yapısındaki çiftli bağ elektronlarının delokalizasyonundan dolayı çok iyi bir elektrik iletkenidir.18 Kuru pil yapımında elektrot olarak kullanılırken, elektrik motorları ve nükleer reaktörlerde nötron moderatörü görevini üstlenir. Diğer yandan mangal ve ızgarada kömür olarak, sanat eserlerinde çizim malzemesi olarak, enerji ve ısınma için yakıt olarak ve diğer birçok uygulamada faydalanılan oldukça çok yönlü bir malzemedir. Rengi ise opaktır.

Şekil 5: Grafitteki karbon atomları ve tabakalar arasındaki bağlar (https://dergipark.org.tr)

Fulleren

Fullerenler, karbon atomunun, birbirine bağlanarak, top şeklinde oluşturdukları kafes yapılardır. Kendi ağırlığının 300 milyon katı bir ağırlığa dayanabilecek sağlamlıktadırlar. Bu sağlam-lıkta başka bir malzeme bulmak mümkün değildir. Hidrojen depolamada, yüksek enerjili pil yapımında ve iki ayrı malzeme arasında sürtünmeyi azaltıcı madde olarak da kullanılırlar.

Şekil 6: Fullerendeki karbon atomlarının yaptığı bağlanma şekli (https://nanokar.com)

Grafen

Bir karbon atomu kalınlığındaki grafit tabakalarına grafen denir. Grafitin tüp şeklini aldığı moleküllerdir. Grafitten çok özel yöntemlerle elde edilen bu tüplere nano-tüp denir. Bilinen en ince malzeme olmasına rağmen çelikten 100 kat daha sağlamdırlar. Elektronlar bu tek atom kalınlığındaki grafen karbon tabakası içerisinde sanki hiç kütleleri yokmuş gibi hızlı hareket ederler. Bundan dolayı grafen mükemmel bir elektrik ve ısı iletkenliğine sahiptir. Elektronik, tekstil, boya, pil vb. geniş bir kullanım alanı vardır.19

Şekil 7: Grafenin yapısı (https://www.chip.com.tr).

Kâinattaki Kusursuz Dengede Karbonun Yeri

Çevremize şöyle bir baktığımızda yeryüzündeki her şeyin hayat için özel olarak tasarlanmış olduğunu ve kusursuz bir şekilde bir araya geldiklerini, aralarında mükemmel bir dengenin olduğunu görürüz.

Kaliforniya Chapman Üniversitesi Kuantum Araştırmaları Enstitüsü'nde görevli Fizikçi Paul Daviese göre; “Fizik kanunlarında meydana gelecek, ölçülemeyecek kadar küçük bir değişiklik bile, evrenin, yaşamın ve insanlığın yok oluşu manasına gelir.”

Peki, bu kadar mükemmel ve hassas bir dengeyi kim kurmuş olabilir?

Kimileri bunun kendiliğinden oluştuğunu söylerken, bazıları ise bunu, kudret sahibi bir ya-ratıcının varlığına delil olarak görmektedir. Evrendeki bu kusursuz denge hiçbir şekilde kör tesadüflerle açıklanamaz. Yani akıl ve vicdan sahibi birisinin bu mükemmel düzenin, üstün bir aklın, ilmin ve iradenin dilemesi sonucu gerçekleşmiş olabileceğini görmesi zor olmasa gerektir.

Bu durum Kur’anı Kerimde “Şüphesiz, Allah her şeyin hesabını gereği gibi yapandır”20 ayetin-de de belirtildiği gibi Allah her şeyi çok hassas bir hesap, düzen ve denge üzerine yaratmıştır.

İşte bu kusursuz sistemdeki özel tasarıma verilebilecek örneklerden birisi karbon elementidir. Şüphesiz ki Karbon, canlılar için en hayati elementtir. Çünkü canlı yapısını oluşturan organik maddelerin tümü karbon bileşiklerinden yaratılmıştır. Dolayısıyla karbon, birçok yönü ile diğer tüm elementlerden farklı özelliklere sahiptir. İşte bu farklılık onu, yaşam için vazgeçilmez kılar.

Mesela cansız, akılsız ve şuursuz olan karbon atomunun, hidrojen, oksijen ve azot gibi atomlarla çok farklı geometrik şekil ve düzende bir araya getirilmesi neticesinde, canlı yapısının temel taşlarını teşkil eden; karbonhidratlar, proteinler, yağlar, vitaminler, nükleik asitler, enzimler, hormonlar vb. moleküller meydana gelir. Canlı bir maddenin cansız olan atomlardan oluşması son derece hayret vericidir. Kuşkusuz bunun anlamı, cansız maddeleri oluşturan atomların organize olarak ve evrimleşerek canlanmaları değildir. O halde canlıların kökeninde, çok üstün bir müdahale, tasarım ve güç vardır. İşte bu güç Yüce Allah'ın yaratma sanatıdır. Bir eserde ve sanattaki güzellik eser sahibinin ve sanatkârın güzelliğine işaret eder. Sanat ile sanatkâr arasında sıkı bir ilişki vardır. Sanat ne kadar güzel ve mükemmel ise sanatkârda o kadar güzel ve mükemmeldir. İşte Kâinat ve içindekiler Allah’ın mükemmel ve kusursuz birer sanat eserleridir. Bu hususu Bediüzzaman şöyle ifade etmektedir. “O Fâtır-ı Zülcelâl, yeryüzünü bir sergi hükmünde yapmış, bütün antika san'atlarını orada teşhir ediyor.” 21

Şekil 8: Allahın mükemmel sanat eserlerinden bazıları (https://www.yeniakit.com.tr)

Bu gerçeği Allah Kuran’da ise şöyle bildirmektedir: “Yedi göğü birbiriyle tam bir uygunluk içinde yaratan O'dur. Rahmân'ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, bir bozukluk görebiliyor musun? Sonra gözünü tekrar tekrar çevir de bak; (kusur arayan) göz aradığını bulamadan bitkin olarak sana dönecektir.” 22

Yine Kur’an-ı Kerim’in tabiri ile Ahsen-i Takvim 23 suretinde yani en güzel kıvamda yaratıl-mış olan insan da, Allah’ın antika bir san'atıdır. Yani gerek fizikî ve cismanî bakımdan, gerek ahlâk ve maneviyat itibariyle insan en güzel bir kıvam ve biçimde yaratılmıştır.24 Önemli olan, insanın bu mükemmel ve eşsiz sanat karşısında acziyetini hissedip kavraması ve O San’atkârın büyüklüğünü takdir ederek itaat etmesidir.

Hayat İçin Karbon Elementinin Önemi

Allah, hayatın inşası için kullanılmak üzere karbon elementini özel olarak yaratmıştır.25 Bitki, hayvan ve insanları oluşturan hücrelerin çoğu karbon temellidir. Yaşam için en önemli element-lerin başında gelen karbona, hem karbon molekülleriyle hem de diğer birçok kimyasal elementle bağ oluşturması için benzersiz özellikler verilmiştir. Böylece günümüze kadar milyonlarca karbon bileşiğinin sentezi gerçekleştirilmiş olup, yenilerinin sentezi ise hala devam etmektedir.

Karbon atomları, uzun çizgiler boyunca, birbiri ardına dizilerek çok uzun zincirler oluşturma kapasitesi bakımından rakipsizdirler. Zincirler, dallanabilir ve halka oluşturmak üzere kapana-bilirler. Dolayısıyla karbon atomları zincir, piramit, halka, levha ve silindir gibi birçok farklı şekilde bir araya gelebilirler. Halkalar üç, dört, beş, altı hatta daha çok karbon atomundan oluşan çokgenlerdir. Ayrıca nano-teknoloji çağının başlamasında en önemli rolü oynayan karbon, nano-yapılarda; nano-makinelerin, nano-robotların vazgeçilmez elemanıdır.

Havada karbondioksit (CO2) formunda bulunan karbon elementi, karbonhidratların, protein-lerin, yağların ve nükleik asitlerin temel moleküler bileşenidir. Aynı zamanda bitkilerin ger-çekleştirdiği fotosentez olayında da gerekli olan bitki besin elementidir.26,27 Tabiatta dolaşıma katılan en önemli karbon bileşiği karbondioksittir. Fotosentez olayı sonucunda karbondioksit gazındaki karbon elementi, besinlerin yapısına geçer. Oluşan besin, besin zinciri yoluyla diğer canlılar tarafından alınır. Canlılar öldükten sonra ise bir kısım ayrıştırıcılar, canlı yapısındaki karbonun bir kısmını karbondioksite dönüştürerek tekrar atmosfere karışmasına vesile olur.

Şekil 9: Karbon Döngüsü (https://www.dunyaatlasi.com).

Yerkabuğundan bitki örtüsüne, denizlerden atmosfere kadar her yerde karbon ya da bileşiklerini görmek mümkündür. Yani hücre zarından arabamızın lastiğine, ağaç kabuğundan bilgisaya-rımıza, göz merceğinden gergedanın boynuzuna, yumurta akından kullandığımız doğalgaza, ipek kozasından hücrelerimizin içindeki DNA’ya kadar son derece farklı organik yapıların hepsi, karbon temelli bileşiklerden oluşur.

Ünlü kimyager David Burnie, "Life" adlı kitabında; karbon elementi için; “Karbon, çok olağan dışı bir elementtir. Karbon ve onun bu olağan dışı özellikleri olmasaydı, Dünya'da yaşam olmazdı” demektedir. Demek ki karbon, kendi bedenimiz de dâhil olmak üzere canlı hayatının her parçasında var olan mucize bir elementtir ve onun yerini alabilecek bir başka element de yoktur.

Dünyanın sahip olduğu bütün fizikî ve kimyevî şartlar, canlı hayatını sürdürecek şekilde yara-tılmıştır. Yerküremizin evren içerisindeki konumu; ısı, ışık, su ve hava gibi unsurlar, canlıların ihtiyaç duyduğu özelliklere sahiptir. Makro âlemdeki bu mükemmeliyet, mikro âlem olan element ve moleküller âleminde de geçerlidir. Karbonlu (organik) bileşiklerin oluşabilmesi için gerekli sıcaklık aralığı –20 ile 120 °C'dir. Karbon bileşikleri –20 °C'de donmaya, 120

°C'de parçalanmaya başlar. Olağanüstü sıcaklık ve dondurucu soğuklar barındıran uzayda, karbonun bileşik oluşturabileceği tek sıcaklık aralığı Dünya'da mevcuttur ve bu son derece hassas bir sıcaklık aralığıdır. Bir kıyas yapmak gerekirse, Güneş Sistemi'nde Dünya'dan bir önceki gezegen olan Venüs'te sıcaklık yaklaşık 450 °C, Dünya'dan bir sonraki gezegen olan Mars'ta ise –53 °C'dir. Bu sıcaklıklarda karbon elementinden organik bileşikler meydana gelmesi mümkün değildir. Dolayısıyla Dünya, karbonlu bileşiklerin meydana gelmesi için gerekli olan şartlara sahip tek gezegendir. O halde karbonun, canlı hayatı için hususi olarak yaratıldığı açıktır. Demek ki bir tek karbon atomundan her şeyi yapmak, her şeyin sahibi olan Allah’a has bir durumdur.28,29

Şekil 10:Dünya, yaşamın gelişebileceği bölgede bulunur (https://bilimvegelecek.com.tr/).

Evrendeki Karbon Nerelerde Bulunur?

Yaşamın olmazsa olmazı karbon atomu, Güneş’te, yıldızlarda, kuyrukluyıldızlarda ve çoğu gezegenin atmosferinde bol miktarda bulunduğu gibi aynı zamanda diğer elementlerle birlikte dünya atmosferinde de bulunur. Daha az miktarda kalsiyum, magnezyum ve demir ile çok büyük kütleli karbonat kayalarının (kalker, dolomit, mermer vb.) ana bileşenidir. Hidrojen ile birleştiğinde, petrol, doğal gaz ve hidrokarbon denilen bileşikleri oluşturur.

Havadaki karbon; CO2 gazı şeklinde atmosferde ve sularda çözünmüş halde bulunur.

Su içerisindeki karbon; Mercan resifleri ve suda yaşayan canlıların iç veya midye gibi kabuklu canlıların dış iskeletlerinde depo edilir.

Karadaki karbon; Kireçtaşları, dolomitler gibi kayalar ve kalkerli kabuklar, petrol, doğal gaz ve kömür gibi fosil yakıtlarda bulunur.

Ayrıca Canlı yapısının vazgeçilmez temel taşı olduğundan canlılar bir karbon deposu durumundadır.30

Karbon Bileşiklerinin Kullanım Alanları

Bilindiği gibi tüm canlı sistemi için gerekli olan karbon elementi olmadan yaşam var olamaz. Dolayısıyla karbon birçok atomla bağ yaparak çok sayıda bileşik meydana getirecek şekilde tasarlanmıştır. Sadece karbon ve hidrojenden oluşan bileşikler ailesine hidrokarbonlar adı verilir. Petrokimya endüstrisinin temelini oluşturan bu aile içinde; Etilen, propilen, asetilen, sıvı petrol, gaz yağı, doğal gaz, kerosen ve çeşitli makina yağlarının yanında benzen, toluen, ksilen, naftalin vb. milyonlarca hidrokarbon molekülü vardır. İngiliz kimyacı Sidgwick’in dediği gibi, sadece 6 proton, 6 nötron ve 6 elektron bulunduran bu atomun kapasitesini tam anlayabilme konusunda insan aklı yetersiz kalmaktadır.31

Karbonun kullanımı ve komponentleri oldukça çeşitlidir. Demir ile bir araya gelen karbon, çelik olarak bilinen alaşımı meydana getirir.32 Grafit, kil ile birleştirildiğinde kalemlerde kullanılan kurşun materyali elde edilir. Ayrıca, gres yağı, cam üretiminde kalıplama malzemesi, kuru aküler için elektrot, elektrik motorlar için fırçalar ve nükleer reaktörlerde nötron dinlendiricisi olarak da kullanılır.

Odun, kömür ve petrol, enerji ve ısı üretiminde yakıt olarak kullanılmaktadır. Doğal elmaslar mücevher üretiminde kullanılırken endüstriyel (yapay) elmaslar ise delme, kesme ve cilala-ma araçları olarak sanayide kullanılır. Plastikler hidrokarbonlardan üretilen polimer yapılı bileşiklerdir. 33

Cansız Atom Ve Moleküller Nasıl Canlanıyor?

Canlı bedeni incelendiğinde, büyük oranda (yaklaşık %96) dört elementten oluştuğu görülür. Bu oranlar yaklaşık olarak; %65 Oksijen, %18 Karbon, %9,5 Hidrojen ve %3,2 Azot şeklinde ifade edilebilir. Bu elementlerden meydana gelen protein (%16), yağ (%16) ve karbonhidratlar da (%1) canlı bedeninin inşasında kullanılan mükemmel moleküllerdir ve hepsi karbon içermektedir. Vücudun geriye kalan kısmı ise su (%62) ve çeşitli minerallerden teşekkül eder. 34-35

Şekil 11: İnsan bedenini oluşturan element ve molekül oranları (https://www.thoughtco.com)

Görüldüğü gibi, İnsan bedeni tamamen atom ve moleküllerden oluşmuştur. Ellerimiz, ayaklarımız, gözlerimiz, beynimiz, kaslarımız, hücrelerimiz hatta bizi biz yapan fiziki yapımızı belirleyen genlerimiz, hepsi atomlardan oluşmuş birer moleküler yapıdır ve hepsinde de karbon atomu mevcuttur.36

Benzer moleküler yapılar, üzerine bastığımız toprakta da, kayalarda da, metallerde de, mine-rallerde de vardır. Ancak bunların hiç biri bizim gibi canlı değildir.

Peki, o halde bizi topraktan farklı kılan şey nedir?

Materyalistler bu soruya; “insanı oluşturan atomlar daha iyi organize olmuşlardır, tek fark budur” şeklinde cevap vereceklerdir. Bu organizasyonun ise, “evrim” adını verdikleri bir süreçte, tabiat tarafından yapıldığını iddia edeceklerdir.

Hâlbuki bu iddia, hem mantığa hem de bilimsel gerçeklere aykırıdır.

Çünkü cansız maddeleri oluşturan atomlarla, canlıları oluşturan atomlar arasında nitelik (vasıf) bakımından hiç bir fark yoktur. Dolayısıyla bunların herhangi bir şekilde organize edilmeleri, onlara yeni bir vasıf kazandırmaz.

Mesela Atomları oluşturan proton, nötron, elektron gibi parçaları birer tuğla olarak düşünelim. Bu tuğlaları farklı şekillerde; üst üste, alt alta, yan yana, çaprazlama vs. dizmeniz, bunları birbirlerine tutturmanız veya ayırmanız, kısacası yapabileceğiniz hiçbir organizasyon, bu tuğlalara yeni bir vasıf kazandırmaz. Yani ideal bir dizilim sağladığınızda tuğlalar konuşmaya, görmeye, yürümeye başlamazlar. Aynı şey atom ve moleküller için de geçerlidir.

Demek ki canlı yapısının temelini oluşturan ve aynı zamanda cansız ve şuursuz olan karbon, oksijen, hidrojen ve azot gibi atomların, ne evrimleşerek ne de insan eliyle organize edilerek, canlanmaları mümkün değildir. Öyleyse canlıların kökeni, bu atomların organize şekilde bir araya gelmelerinden ibaret olamaz. Kaldı ki, tabiatta atomları organize edecek bir güç, bir mekanizma da yoktur zaten.

O halde bir canlı hücresinin, cansız, akılsız ve şuursuz atomların çok özel bir tasarımla bir araya getirilmesiyle oluşturulduğu açıktır. Yani canlı hücrelerinin büyüme, çoğalma ve benzeri özelliklerinin tamamı, Allah'ın mükemmel tasarımının bir sonucudur. Bu noktada gördüğümüz tasarım, Allah'ın ölüden diriyi yaratmasından başka bir şey değildir. O halde cansız varlık-lara can verilmesi, bir mucizedir. Sonsuz bir kudret, hikmet ve sanat gerektirir. O ise sadece Allah’a mahsustur.

Kuran’da yer alan; “Sizin, Allah’ın dışında tapmakta olduklarınız (hepsi bunun için bir araya gelseler dahi) gerçekten bir sinek bile yaratamazlar.” şeklindeki ayeti kerime tam da bunu ifade etmektedir.37 Yine başka bir ayette ise, “Tohumu ve çekirdeği çatlatan şüphesiz Allah’tır; O, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarmaktadır. İşte Allah budur. O halde (haktan) nasıl dönersiniz!”38

SONUÇ

Karbon atomuna, diğer hiç bir atomda olmayan hem kendisiyle hem de diğer atomlarla tekli, ikili ve üçlü bağ yapabilme kabiliyetinin verilmesi hayat için bir istisnadır. Mesela canlı yapı-sında bulunan glukoz, fruktoz, aminoasitler, yağlar, karbonhidratlar, proteinler, hormonlar, canlı DNA ve RNA’sı gibi milyonlarca molekülün hemen hemen tümünde başrol yine karbona aittir.

Şekil 12: Karbon atomunun yaptığı bağ çeşitleri (https://www.eokultv.com)

Bu bakımdan karbon atomunun organik moleküllerde yaptığı bağlanma şekli çok önemlidir. Mesela iyi bilinen kolesterol, östrojen ve testosteron moleküllerini ele alalım. Kadınlarda bulu-nan östrojen (kadınlık hormonu) 18 karbonludur. Erkeklerdeki testosteron (erkeklik hormonu) ise 19 karbonludur ve ikisi de kolesterolden üretilmektedir.39,40,41 Benzer yapılı Östrojen ve testosteron arasında sadece 1 karbon fark olmasına rağmen etkileri taban tabana zıttır.

Kolesterol( C27H46O ) | Östrojen ( C18H24O2 ) | Testosteron ( C19H28O2 )

Dolayısıyla bu atomun hayat için önemli olan herhangi bir özelliğinin dahi tesadüfen oluşması imkânsızdır. O halde her şeyi mükemmel bir sanatla yaratan Allah, kasıtlı olarak karbon atomunu da canlı bedenine uygun bir biçimde yaratmıştır.

KAYNAKÇA

Carbon – Naturally occurring isotopes. WebElements Periodic Table. Archived from the ori-ginal on 2008-09-08. Retrieved 2020-11-20.

History of Carbon. Archived from the original on 2012-11-01. Retrieved 2020-11-20. Reece, Jane B. (31 October 2013). Campbell Biology (10 ed.). Pearson. ISBN 9780321775658.

Carbon. Los Alamos National Laboratory. Archived from the original on 2008-09-13. Chemistry Operations (December 15, 2003).

https://en.wikipedia.org/wiki/Carbon. Retrieved: 2020.11.30

Deming, Anna (2010). King of the elements? Nanotechnology. 21 (30): 300201. Bibcode:-

2010Nanot.21D0201D.doi:10.1088/0957-4484/21/30/300201.PMID 20664156.

Audi, Georges; Bersillon, Olivier; Blachot, Jean; Wapstra, Aaldert Hendrik (1997). Nükleer ve bozunma özelliklerinin N UBASE değerlendirmesi (PDF). Nükleer Fizik A . 624 (1): 1-124. Bibcode: 1997NuPhA.624. 1A. Doi: 10.1016 / S0375-9474 (97) 00482-X . 2008-

09-23 (PDF)

Ostlie, Dale A. ve Carroll, Bradley W. (2007). Modern Yıldız Astrofiziğine Giriş. San Francisco (CA): Addison Wesley. ISBN 978-0-8053-0348-3.

Xin, Ling, (2020) Carbon Conundurum: Experiment Aims to Re-create Synthesis of Key Element, Scientific American,

Dr. Mahir E. Ocak (27.05.2020), https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/Karbon Uzayda Nasıl Oluşur?

Hoover, Rachel (21 February 2014). Need to Track Organic Nano-Particles Across the Univer-se? NASA's Got an App for That. NASA. Archived from the original on 6 September 2015.

Whittet, Douglas CB (2003). Galaktik Ortamdaki Toz. CRC Basın. s. 45–46. ISBN 978-0-7503-0624-9.

World of Carbon (2001-05-31)– Interactive Nano-visulisation in Science & Engineering Education (IN-VSEE). Archived from the originalon.

L. Vlasanov & D. Trifonov (1977), 107 stories About Chemistry, Mir Publishers,

Shehzad, K., Xu, Y., Gao, C., and Duan, X. (2016). Three-dimensional macro-structures of two-dimensional nanomaterials. Chemical Society Reviews, 45(20), 5541-5588.

http://ogmmateryal.eba.gov.tr (2020), panel, fenlisesikimya 12, unite2, p=17

L. Vlasanov & D. Trifonov, 107 stories About Chemistry, Mir Publishers, 1977

Petrucci, H., Madura, B., Çev. Edt: Uyar, T., Aksoy, S., İnam, R., Ağ Örgülü Kovalent Katılar ve İyonik Katılar, Genel Kimya, İlkeler ve Modern Uygulamalar, Palme Yayıncılık, 10. Baskı, s. 527, 2015.

http://www.tarimsalbiyoteknolji.com, dna-dizi-analizinde-yeni-bir teknoloji-grafen-teknolojisi, erişim: 30.11.2020

Nisa suresi, 86. Ayet

Bediüzzaman, S.N., sözler, 23. Söz, ikinci mebhas, beşinci nükte, sh. 358. Mülk suresi, 67. Ayet

Tin suresi, 4. ayet

Yazır, E. H., Elmalı Tefsiri, Tin Suresi, 4. ayet.

Robert E.D. Clark (1961), The Universe: Plan or accident? London, Paternoster Press, s. 98). Jones C ve Jacobsen J (2001). Plant Nutrition and Soil Fertility. Nutrient management module

2. Montana State University Extension Service. Publication, 4449–2.

Fageria N K, Baligar V C ve Jones C A (2011). Growth and Mineral Nutrition of Field Crops.

3rd Edition, CRC Pres, Boca Raton, FL, USA.

Doç. Dr. İbrahim Özbek, https://www.risalehaber.com, 1 atomdan her şeyi yapmak Allaha mahsus, 5 Mayıs 2011 sayısı

Doç. Dr. Osman Demircan, Bilim ve Teknik, yeni bulgular ışığında güneş sistemimiz, 1986, sayı 222.

L. Vlasov, D. Trifonov, 107 Kimya Öyküsü, çev. Nihal Sarıer, TÜBİTAK Yy., Ankara, 2005. Nevil V. Sidgwick, The Chemical Elements and Their Compounds, vol.1, Oxford: Oxford

University Press, 1950, s.490

Petrucci, H., Madura, B., Çev. Edt: Uyar, T., Aksoy, S., İnam, R., Demir ve Çelik Eldesi, Genel Kimya, İlkeler ve Modern Uygulamalar, Palme Yayıncılık, 10. Baskı, s. 963, 2015.

https://en.wikipedia.org/wiki, Carbon; erişim 03.12.2020

Anke M. (1986). Arsenic. In: Mertz W. ed., Trace elements in human and Animal Nutrition, 5th ed. Orlando, FL: Academic Press. pp. 347-372.

Chang, Raymond (2007). Chemistry, Ninth Edition. McGraw-Hill. pp. 52.

Emsley, John (2011). Nature's Building Blocks: An A-Z Guide to the Elements. OUP Oxford.

p. 83. ISBN 978-0-19-960563-7.

Hac suresi, 73. Ayet, Enam Suresi, 95. Ayet

Karagüzel E. Erkek Üreme Sistemi Hastalıkları ve Tedavisi. 1. Baskı. İstanbul, İstanbul Me-dikal Sağlık ve Yayıncılık Hiz. Tic.Ltd. Şti., 2013; 79–86.

https://en.wikipedia.org, wiki, Steroid

Prof. Dr. Selçuk Can, http://www.endokrinoloji.com, ostrojentestosteron. Erişim: Kasım-2020

Kaynak: Bilim Işığında Yaratılış Derneği

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun