Ümmetin konusunda seni razı edeceğiz hadisini açıklar mısınız?
- İnternette okumuştu; Peygamber Efendimiz (asm) Hz. İbrahim (as) hakkındaki ayeti ile Hz. İsa (as)'ın sözünü okuyor ve ellerini kaldırıp “Allahı'm, ümmetimi koru, ümmetime acı!” diye dua edip ağlıyor.
- Bu hadisin Arapçasını ve nasıl anlamamız gerektiğini paylaşabilir misiniz?
Değerli kardeşimiz,
Abdullah İbni Amr İbni’l-Âs (ra)’dan rivayet edildiğine göre:
وعن عبد اللَّه بن عَمْرو بن العاص ، رضي اللَّه عنهما ، أَن النَّبِيَّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم تَلا قَوَل اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ في إِبراهِيمَ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : {رَبِّ إِنَّهُنَّ أَضْللْنَ كَثيراً مِنَ النَّاسِ فَمَن تَبِعَني فَإِنَّهُ مِنِّي} [ إبراهيم : 36 ] ، وَقَوْلَ عيسى صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : {إِنْ تُعَذِّبْهُم فَإِنَّهُم عِبَادُكَ وَإِنْ تَغْفِرْ لَهُم فَإِنَّكَ أَنتَ الْعَزِيزُ الحَكِيمُ} [ المائدة : 118 ] ، فَرَفَعَ يَدَيْه وقال « اللَّهُمَّ أُمَّتِي أُمَّتِي» وَبَكَى ، فقال اللَّه عَزَّ وَجَلَّ : « يا جبريلُ اذْهَبْ إِلى مُحَمَّدٍ وَرَبُّكَ أَعْلَمُ ،فسلْهُ مَا يُبكِيهِ ؟ » فَأَتَاهُ جبرِيلُ فَأَخبَرَهُ رسولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم بِمَا قال: وَهُو أَعْلَمُ ، فقال اللَّهُ تعالى: { يا جِبريلُ اذهَبْ إِلى مُحَمَّدٍ فَقُلْ : إِنَّا سَنُرضِيكَ في أُمَّتِكَ وَلا نَسُوؤُكَ }
Peygamber (asm), Allah Teâlâ’nın, İbrahim (as) hakkındaki:
“Rabbim, putlar insanlardan birçoğunun sapmasına sebep oldular. Şimdi kim bana uyarsa o bendendir.” (İbrâhim, 14/36), âyetini ve İsâ (as)’ın:
“Eğer kendilerine azâb edersen, şüphesiz onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan şüphesiz sen izzet ve hikmet sahibisin.” (Mâide, 5/118) meâlindeki sözünü okudu, ellerini kaldırdı ve:
“Allah'ım, ümmetimi koru, ümmetime acı!” diye dua etti ve ağladı.
Bunun üzerine Allah Teâlâ:
“Ey Cebrâil! -Rabbin her şeyi daha iyi bilir ya- git, Muhammed’e niçin ağladığını sor, buyurdu. Cebrâil geldi, Resûlullah (asm) de ümmeti için duyduğu endişeden dolayı ağladığını söyledi. Zaten Allah her şeyi en iyi bilendir. (Cebrâil’in dönüp durumu haber vermesi üzerine) Allah Teâlâ:
“Ey Cebrâil! Muhammed’e git ve ona şu sözümüzü ilet” buyurdu:
“Ümmetin konusunda seni razı edeceğiz ve seni asla üzmeyeceğiz.” (Müslim, İmân 346)
Bu hadîs-i şerîf, müminlerin gönlünü ümitle doldurmaktadır. Zira Allah Teâlâ, ümmetini dileyen ve onlar için gözyaşı döken sevgili Peygamberimize (asm), “Seni ümmetin konusunda râzı edeceğiz ve seni aslâ üzmeyeceğiz.” garantisini vermektedir. Nitekim Yüce Rabbimiz, Kur’ân-ı Kerîm’de de “İleride Rabbin sana öyle ihsanda bulunacak ki, sen de razı olacaksın.” (Duhâ, 93/5) buyurmaktadır. Hz. Peygamber (asm)’in de ümmetinden hiçbir kimsenin cehennemde kalmasına râzı olmayacağı bilindiğine göre, ümmet-i Muhammed için bu âyet ve hadis gerçekten en büyük güven ve ümit kaynağıdır.
Şu noktayı dikkatten kaçırmamak gerekir: Sevgili Peygamberimiz (asm), ümmetini koruması ve onlara acıması için Allah’a dua etmiş Allah Teâlâ da Efendimiz’in bu dileğini, onun üzülmesine asla meydan vermeyecek şekilde kabul buyurduğunu peşinen açıklamıştır. Şurası kesindir ki, Allah Teâlâ asla va’dinden dönmez. Hz. Peygamber’in dileği, Allah Teâlâ’nın kabulü bir noktada bu derece açık ve kesin bir şekilde birleştikten sonra biz Müslümanlara elbette ümitlenmek düşer, elbette bize ümitsizlik yaraşmaz.
Sevgili Peygamberimiz (asm) burada önce Hz. İbrahim (as)’ın, dünyada mutlu sonucu görülmüş olan duasını, peşinden İsâ (as)’ın âhirette cereyan edecek niyâzını haber veren âyetleri okumuş, sonra da ümmetinin âhiretteki durumu hakkında henüz dünyada iken bir müjde olmak üzere “Allah'ım, ümmetim ümmetim...” duasında bulunmuştur. Efendimiz, bu davranışıyla önceki iki peygamberin ulaştığı iki ayrı sonucu ümmeti için bir anda birleştirerek temin etmek istemiş ve bunda da muvaffak olmuştur. Hadisimiz işte bu muvaffakiyet ve büyük müjdenin belgesidir.
Özetle:
- Hz. Peygamber (asm) biz ümmetine karşı son derece şefkatli ve merhametlidir.
- Allah Teâlâ’nın “Ümmetin hakkında seni razı edeceğiz, seni asla üzmeyeceğiz.” diye Hz. Peygamber’e (asm) verdiği garanti sebebiyle bu hadis bizim için en büyük ümit kaynağıdır.
- Dua ederken elleri kaldırmak sünnettir.
- Duada aynı şey tekrar tekrar istenebilir. Bu ısrar, asla Allah’ın takdirine rızâsızlık anlamına gelmez.
- Bu hadise ve bu bahiste geçen diğer hadîs-i şerîflere güvenerek kulluk görevlerinde gevşeklik yapmamak gerekir. Bu hadisler bizim ibadet şevkimizi arttırmalı, büyük bir ümit içinde daha iyi Müslüman olmaya bakmamızı sağlamalıdır. Zira recâ, tembellik değil, gayret ilkesidir.
(bk. Riyazü’s-Sâlihîn Tercüme ve Şerhi, Peygamberimizden Hayat Ölçüleri, Erkam Yay., Hadis No: 426)
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
BENZER SORULAR
- Nasr suresi indikten sonra Peygamberimizin dua nasıldır?
- Seni benim elimden kim kurtaracak?
- Muhabbet duası diye bir şey var mı?
- Ey kadınlar, sadaka veriniz ne demektir?
- Kalbimizden geçenlerden sorumlu muyuz?
- Geçmiş ümmetler bana gösterildi, hadisini açıklar mısınız?
- Yalınayak, çıplak ve sünnetsiz mi dirileceğiz?
- Evinin neresinde namaz kılmamı istersin ne demek?
- Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer neden ağladı?
- Şunları yanından defet hadisini açıklar mısınız?